Ben de bilmiyorum küçük çekirge
Soru Yeni mezun olmuş bir iletişim öğrencisiyim. Etrafım bir şekilde devletin sınavlarına girip sabah 9 akşam 5 bir hayat geçirmenin tutkusuyla çırpınan insanlarla dolu. Dayanamayıp buna ayak uydurmuş, koca hayallerini küçültüp iki günlük hafta sonu tatiline kaptırmış durumda neredeyse tüm arkadaşlarım. Ben buna kapılmak istemiyorum. Bu genel toplama karşı özgün bir hayat tarzı yaşamak olanaksız mı? Bir reçetesi olmadığını tabii ki biliyorum ama akıntıya karşı tutunulan bir dal olmalı. Üç vakte kadar bu akıntıyla uğraşacak bir genç karşınıza oturup direncin ilhamını sorsa, edeceğiniz bir kaç cümle olabilirse, yoğunluğunuz arasında yazabilirseniz, çok şey paylaşmış olacaksınız. Cevap 1. Dil öğren, 2. seyahat et, 3. herkes ne yapıyorsa tersini yap. Çok yanılmazsın. Başkaca da formülünü bilmiyorum Uğurcan.
Sayfa 434 - Liber Plus Yayınları / 2 Temmuz 2012
Düşünce
Komedyen zorbalayan karanlığa ne anlatıyorduk ki??
Karşıtlıklardan oluşan "düşünce" dediğimiz eylemi gerçekleş­tiremeyen, kendi özgür, kişisel seçmesini (herhangi bir konuda) yapamayan, yaratıcılık heyecanından yoksun, soru sormaktan korkan insanlar topluluğunun hiçbir geleceği yoktur. Hiçbir mut­lu geleceği, demek istiyorum. Bir insanın kafasının içindekilerle, bilgisiyle, yeteneğiyle, ya­ratıcılığıyla, ortaya koyduklarıyla değil de, sakalıyla, bıyığıyla, giysileriyle ilgilenenlerin, bu sözlerime, değil hak vermesi, anla­ması bile olanaksızdır. Onlar için (kıllar sakal, bıyık, saç vb.) muzırdır. Mintan muzırdır. Grev muzırdır. Kitap muzırdır. Ço­ğu resimler muzırdır. Film muzırdır (eğlenceli ya da korkutucu olmadığında) . Ozgür koşuk şiir muzırdır (özgür olduğu için ) . Beethoven muzırdır, (özellikle 9. senfonisi. Korosu olduğu için: Niçin hep bir ağızdan bağırıyor bu insanlar?) Picasso'nun res­mi muzırdır.!
Sayfa 179 - Ada Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sonra, son olduguna inandigim bir hale geldim. Kayra bana "Son yoktur" dedi… "Düsün! Bize, matematik dünyasinin kurgusal ve sonsuz oldugu ög-retildi. Bunu kabul ederim. Iden sonra 2 gelir dendi. Bunu da kabul ederim. Ama sonra, 1 ile 2 arasindaki sonsuzlugu düsündüm. Peki o nereye gitti? Irrasyonel sayilar varken bir sayidan sonra diger bir tam sayi nasil gelebilir? Eger l'den sonra virgül konursa ve bunun da kiçina sonsuz sayi konabiliyorsa 2 nasil gelir? Iste! Soru bu! Yanitsiz bir soru. Ve iste matematigin hatas1! Dolayisiyla matematik yok. Onun üzerine kurulmus dünya düzeni de yok... Ama ben anlayabilirim. Anlayabilirim bu sorunu. Ve o zaman ortaya yaklasik sayilar çikar. Yani hiçbir sa-y1 tam degildir. Hepsi tama yaklasir. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalisan bir dünyanin çocuklariyiz. Ve dünya da aslinda tam gibi görünürken, aslinda bir irrasyonellik harika-s1. Iste bunun için hayat yoktur. Olsa dahi o da irrasyoneldir! Yani an-lamsizdir. Ne bir baslama nedeni, ne de bir olus nedeni vardir. Evrende uçusan kocaman bir irrasyonellik. Tabii ki dünyanin bir anlami olmasi gerekmiyor. Belki de onu anlamlandiran üzerinde yasayan akil sahibi yaratiklardir. Ama onlarin da bizi getirdigi nokta ortada!"
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
9
Sık sık, hayatın kökeni nedir, diye soruyordum kendi kendime. Bu her zaman gizem olarak kabul edilmiş, cüretkâr bir soruydu; lakin korkaklık ya da umursamazlık sorularımızı kısıtlamasa, o kadar çok şeyi öğrenmenin eşiğindeyiz ki aslında.
Sayfa 52 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - Hasan Ali Yücel Kalsikler Dizisi 21. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
"Düşün! Bize, matematik dünyasının kurgusal ve sonsuz olduğu öğretildi. Bunu kabul ederim. 1'den sonra 2 gelir dendi. Bunu da kabul ederim. Ama sonra, 1 ile 2 arasındaki sonsuzluğu düşündüm. Peki o nereye gitti? İrrasyonel sayılar varken bir sayıdan sonra diğer bir tam sayı nasıl gelebilir? Eğer I'den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz sayı konabiliyorsa 2 nasıl gelir? İşte! Soru bu! Yanıtsız bir soru. Ve işte matematiğin hatası! Dolayısıyla matematik yok. Onun üzerine kurulmuş dünya düzeni de yok... Ama ben anlayabilirim. Anlayabilirim bu sorunu. Ve o zaman ortaya yaklaşık sayılar çıkar. Yani hiçbir sayı tam sayı değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız. Ve dünyada aslında tam gibi görünürken, aslında bir irrasyonellik harikası. İşte bunun için hayat yoktur. Olsa dahi irrasyoneldir! Yani anlamsızdır. Ne bir başlama nedeni, ne de bir oluş nedeni vardır. Evrende uçuşan kocaman bir irrasyonellik. Tabii ki dünyanın bir anlamı olması gerekmiyor. Belki de onu anlamlandıran üzerinde yaşayan akıl sahibi yaratıklardır. Ama onların da bizi getirdiği nokta ortada!"
Sayfa 43
toplumsal ve kültürel alışkanlıklar
Aklınızdan 1 ile 9 arasında bir sayı tutun. Şimdi bu sayıyı 9'la çarpın. Çıkan sayının birinci ve ikinci basamaklarındaki rakamları toplayın. Sonuç sayı ne oldu?Bunun ilk harfiyle bir ülke düşünün. Şimdi o ülkenin sondan üçüncü harfiyle bir şehir ismi düşünün. Şimdi de o şehrin baştan ikinci harfiyle bir hayvan ismi düşünün. Eğer uygulamayı sakin bir ortamda süratle yapmışsanız şu sonuçlara ulaşacaksınız: Sonuç sayı: 9 Ülke: Danimarka Şehir: Rize Hayvan: İnek Peki neden böyle oluyor? İlk başta yaptırdığım matematik işleminde, hangi sayıyı tutmuş olursanız olun 9 ile çarpma ve bölme kurallarının zorunlu sonucu olarak 9 sayısına ulaşırsınız. Bu durumda uygulamaya "D" harfiyle başlamamız kaçınılmaz. Bu aşamadan sonra, kültürel alışkanlıklar devreye giriyor. Bir kültürde belirli bir ortamda en sık kullanılan kelime, o ortam yeniden ortaya çıkınca ("D" yle başlayan bir ülke) hemen akla geliveren olur. Türkiye'de büyürken "D'yle başlayan ülke" olarak Danimarka'yı daha sık duyduk; dolayısıyla böyle bir soru karşısında aklımıza diğer seçeneklerden Dominik Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gelmiyor. Şehir ismine gelince, Roma kenti de "R" yle başlıyor, ama Türkiye'de yaşayan ve Türkçe konuşan herkes Rize'yi, Roma'dan daha sık duyuyor. Aynı şekilde, "İ" harfiyle başlayan bir hayvan düşünülünce de ilk akla gelen "inek" oluyor.
Sayfa 37·Kitabı okuyor