erkeklerin düşünmesi yeter.
kadınların düşünmesi yetmez. kadınlar "bugün temizlik yapacaktım da, sana layık bir temizlik olmayacak diye vazgeçtim," diyemez. "bu akşam evde yemek yok muydu? nasıl aklımdan çıkmış görüyor musun? söz bir dahaki sefere..." diyemez. arabasının motorunun filanca özelliğini diğer arabaların motorunun filanca özelliği ile yarım saat boyunca çizelgeli karşılaştırabilen adamlar evlendikleri günün tarihini akıllarında tutamazlar. tuttukları takım için "hadi hisset bu hislerimi" diye şarkılar yazıp on binlerce kişinin önünde avaz avaz bağırabilen, karşı takımın taraftarıyla sevişmek istediğini şarkılı türkülü davullu zurnalı bir koro halinde kan ter içinde dile getiren adamlar maazallah kız kardeşlerine filan asla "seni seviyorum, benim için kıymetlisin," diyemezler. doğru düzgün araba kullanmaktan bile aciz kadından çok daha akıllı, marifetli teknik zekası yüksek bu adamlar iş çamaşır makinesi çalıştırmaya geldi mi birden aptallaşıverir; sevimli bir çaresizlikle etraflarındaki kadınlara muhtaç olurlar...
*
hadi kızım hadi sen çok kafa yorma bunlara, eline mi yapışır insan sevdiği adamdan bir bardak suyu esirger mi?
Yalnızlığın bir şey öğretmediğinden, kayıtsızlığın bir şey öğretmediğinden başka hiçbir şey öğrenmedin. Bu bir aldatmacaydı, gözalıcı ve tuzaklı bir yanılsamaydı. Yalnızdın, hepsi bu, ve kendini korumak istiyordun; dünyayla senin arandaki köprüler sonsuza dek atılsın istiyordun. Ama sen bir hiçsin, dünya ise öyle kocaman bir sözcük ki: Büyük bir şehirde başıboş dolaşmaktan, birkaç kilometre uzunluğundaki cepheler, vitrinler, parklar ve rıhtımlar boyunca yürümekten başka bir şey yapmadın hiç.
bahar olmuş çiçekler lâleler güller bütün açmış
gülüm bir sensin ancak bitmeyen hâlâ şu topraktan
rebii bir bulut şeklinde ağlarken mezarında
nihayet öyle yaş döksem ki artık sen de fışkırsan
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükütu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.