Ah keşke soyluluk, unvanlar, görevler
Yalanla dolanla kazanılmasa da,
O yüce onur, onu taşıyanın erdemleriyle ortaya çıksa!
Kim bilir şimdi başı açık kaç kişi şapka giyerdi o zaman!
O zaman emreden kaç kişi emir alırdı acaba!
O zaman gerçek onur tohumundan toplanıp alınmış
Kim bilir kaç yoksul köylü çıkardı ortaya!
Acaba ne kadar onur toplanırdı
Samanların altından, zamanın çöplüğünden
Işıldasınlar diye yeniden.
Eğer iyi olanı yapmak bilmek kadar kolay olsaydı, küçük kiliseler katedrallere, yoksulların kulübeleri de kral saraylarına dönerdi. Kendi nasihatlerini dinleyen kişi ancak bir rahip olabilir. Yirmi kişiye birden ne yapması gerektiğini öğretebilirim, ama o yirmi kişiden biri olmaya gelince iş değişir.