Bugün 3 Eylül. Yarın, 27 Haziran olacak. Dün, 5 Eylüldü. Bugünü ileride hatırlamasam, iyi ederim. Baksanıza şu anda bile söyleyecek hiçbir şeyim yok. Yıllar önce okuduğum bir çocuk kitabında, 3 Eylül tarihini heyecanla bekleyenler vardı. Geldi işte – n’oldu? Bir şey mi varmış?..
Siz değerlendirmenizi yapabilesiniz diye Dünya şu anda bu durumda. Dünya mükemmel koşullarda olsaydı kendinizi yaratma süreciniz bitmiş olacaktı. Çelişki olmazsa avukatın kariyeri biter. Hastalık olmazsa doktorun kariyeri biter.
Hiçbir soru olmazsa filozofun kariyeri biter.
Ve sorun olmazsa Tanrı'nın kariyeri biter.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayatının ilerleyen döneminde Newton, bu kanuna yol açan olayları şu şekilde tanımladı: Bir gün bir ağaçtan bir elmanın düştüğünü gördüğünde elma bahçesinde yürüyordu ve ağacın arkasında gökyüzünde Ay'ı gördü. Elmanın yerçekimi denen bir kuvvet nedeniyle düştüğünü biliyordu, ama Ay'a etki eden bir kuvvetin olması gerektiğini de biliyordu. (Kayayı ve ipi hatırlayın.) Eğer olmasaydı, ipi bıraktığınızda Ay da kayanın yaptığı gibi uçup giderdi. O anda, geriye dönüp bakıldığında basit görünen, ancak ilk kez sormak için gerçek bir deha gerektiren bir soru sordu: Elmanın düşmesine neden olan kuvvet, Ay'ı yörüngede tutan kuvvetle aynı olabilir mi?
Andrew'nun evin önüne yaptırdığı anıt mezarla ilgili sözleri: "Burası benim ve tam oraya koyuyorum ki benden sonra gelenler verandaya çıkıp 'Teşekkürler Andrew' diyebilsinler. Sen olmasaydın, bu güzel hasır sandalyelerde kıçımızın üzerine oturmak yerine şu anda tarlalarda olacaktık."