• Kopernik devrimi sonucunda 7 katlı göğün tuzla buz oluşunun, İslam aleminde, Hristiyan aleminden çok daha fazla tepki uyandırması gerekmez mi idi? Oysa hiçbir yankı uyandırmadı. Çünkü Antik Yunan'dan devraldığı bilim meşalesini, ilk parlak yıllarının ardından, Batı'ya kaptıran İslam alemi, akılcı düşünce ve bilimle ilişkisini çoktan kesmiş ve bütün ilgisi öbür dünyaya odaklanmış insan türü topluma egemen olmaya başlamıştı. Bunun doğal sonucu olarak, bilimdeki gelişmelere ve Kopernik devrimine yabancı kaldı.Yedi kat gök ile ilgili Ayetler: Bakara (29), lsra(44),Müminun(86), Fussilet(12),Talak(12),Mülk(3),Nuh(15), Nebe(12).
  • 3276 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eyeği kemiğinden yaratılmıştır. Eyeği kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan eğri halde kalır. Öyleyse kadınlara hayarhah olun."

    Buhari, Nikah 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Rada 65, (1468); Tirmizi, Talak 12, (1188).

    3277 - Amr İbnu'I-Ahvas (radıyalİahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır.''

    Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087).

    3278 - Hakim İbnu Mu'âviye babası Mu'âviye (radıyallahu anh)'den anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?''

    "Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terk etmemen."

    (Ebu Dâvud, Nikâh 42, (2142, 2143, 2144).
  • “Kadınlara iyi davranın, çünkü kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri kısmı üst tarafıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın, kendi haline bırakırsan sürekli olarak eğri kalır. O halde kadınlara karşı iyi davranın.” (Buhari, “Enbiya”, 1, “Nikah”, 80; Müslim, “Rada’”, 59, 60, 65; Tirmizi, “Talak”, 12)
  • Yedi göğü ve yerden de onların benzerlerini yaratan Allah’tır. Allah’ın gücünün her şeye yettiğini ve yine Allah’ın ilminin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye O’nun buyruğu gelip, bunlar arasında (bütün evrende) sürekli gerçekleşir.
    (Talak'12)
  • Talâk Suresi 12. Ayet/28. Cüz

    اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً

    Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
  • Talak 12.Ayet meali: Allah ki, yedi gök yaratmıştır, yerden de onların bir mislini. Allah´ın herşeye kadir olduğunu ve Allah´ın, bilgisiyle herşeyi kuşattığını bilesiniz diye, (bunların) aralarından emir inip duruyor.
  • ❌ Hadis kadına kaburga kemiği diyor.
    ✔️ Ayet de kadına tarla diyor?
    ❌ Ayetteki tarla kadının doğurganlığı demek.
    ✔️ Hadisteki kaburga da kadının nazik, kırılgan, hassas tabiatı demek.
    ❌ Nereden biliyorsun?
    ✔ Kaburgayı doğrultmaya çalışırsan kırarsın, kadına da zorbalıkla dayatırsan kırarsın, öyleyse kadınlara iyi davranın diyor çünkü aynı hadis.
    ❌ Hz. Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmış diyor ama?
    ✔️ Ayet de(bkn:Zümer, 6; Nisa, 1) Hz. Havva'nın Hz. Adem'den yaratıldığını söylüyor?
    ❌ O ayetteki Hz. Adem ve Havva değil.
    ✔ Sonuçta bir kadını kocasından yarattık diyor, ismi Adem olsun veya olmasın?
    ❌ O ayetteki karı-koca mecaz.
    ✔ Diyelim ki öyle; hadisteki kaburga niye mecaz olamıyor?
    🔹 Hadislerin mecaz kullanma yasağı mı var?

    🔹 Topraktan olabiliyor da kemikten neden olamıyor ayrıca, ikisi de mineral deposu değil mi?

    Facebook | Hadis Literatürü Sayfası

    İlgili Hadis:"Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eyeği kemiğinden yaratılmıştır. Eyeği kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan eğri halde kalır. Öyleyse kadınlara hayırhah olun."

    [Buharî, Nikâh 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikâk 23; Müslim, Radâ 65, (1468); Tirmizî, Talâk 12, (1188).]
  • Yine Arap algısı ve bölgedeki anlayış gereği göğün ve cennetin 7 kat olduğu zikredilir. Ancak bu illaki yedi kat olduğu anlamına gelmeyebilir.(bknz Talak 12)
    Esasen bu anlayış Sümerlerde olduğu gibi Araplarda da yedi, kırk gibi rakamlar onlar için önem arz eden sayılardır. Tavaf, say, göğün katları gibi yedi rakamına endeksli bir algı bölgede mevcuttur.
  • 363. Kıyamet alametleri var mı?

    “Muhakkak onun (kıyametin) alâmetleri gelmiştir.“(Muhammed,18)

    Kıyamet alâmetleri, kitaplarımızda eşrâtü's-sâa ile ifade edilir. Kur'an'da kıyamet alâmetlerine ait ayrıntılı bir bilgi yoktur. Ancak Ye’cüc ve Me’cüc’ün gelişi, dâbbetü’larzın çıkışı, göğün insanları saracak bir duman (duhân) yayması kıyamet alameti olarak da değerlendirilmiştir.1325

    Son peygamber olması cihetiyle Hz. Peygamberin kendisi de bir kıyamet alâmetidir.1326

    Onun hadislerinde kıyamet alâmetleri daha ayrıntılı yer alır, misal olarak bazılarına şöyle bakabiliriz:

    -ilmin ortadan kalkıp cehaletin hükmetmesi, (Not: Kastedilen dini ilimlerdir.)

    -sarhoşluk veren içkilerin yaygınlaşması,

    -zinanın alenî hale gelmesi,

    -köle kadının efendisini doğurması (annenin kendi çocuğuna âdeta köle olacak şekilde çocuk tarafından tahkir edilmesi, her dediğini yapmaya mahküm sanılması),

    -çoban|arın zenginleşerek yüksek bina yapmakta yarışması,

    -adam öldürme olaylarının ve fitnelerin artması,

    -yeryüzünde Allah diyen kimsenin kalmaması,

    -(Suriye’de bulunan) Busrâ’daki develerin boyunlarını aydınlatacak büyüklükte bir ateşin Hicaz bölgesinden çıkması,

    -depremlerin çokça olması...1327

    Dikkat edilirse, gerek burada nazara verilen alametler gerekse de burada yer almayanlar hayali şeyler olmayıp hayatta karşılığı olan durumlardır.


    1325.Bkz. Enbiyâ 95, Neml 82, Duhân 11-12

    1326.Buhârî, Talâk, 25, Rikâk, 39; Müslim, Fiten, 132-135

    1327. Buhârî, Fiten, 4-5, 22, 24, ‘ltls, 8, Cihâd, 95, Nikâh, 110; Müslim, mm, 8-10; Ibn Mâce, Fiten, 25-36; Tirmizî, Fiten, 35, 42-43
  • 276. Kadının yaratılışı

    Tevratta, Hz. Havvanın Hz. Ademin kaburga kemiğinden yaratıldığı anlatılır. Şöyle ki:

    ”Rab Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, Rab Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi. Adem, ’İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir' dedi. "Ona 'Kadın' denilecek, Çünkü o adamdan alındı. Bu nedenle adam anasını babasını bırakıp karısına bağlanacak ve ikisi tek beden olacak."1033

    Tevratın bu anlatımının sembolik olduğunu söyleyebiliriz. Yani, kadın ve erkek âdeta birbirindendir ve birbirini tamamlamaktadır. Kur’anın şu ayetini de bu manada anlayabiliriz:

    “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten korkup sakının. O ki sizi tek bir nefisten yarat
    tı, ondan da eşini yarattı ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yaydi."1034

    Ayette geçen ”nefs-i vahide", insan mahiyeti olarak değerlendirilebilir. Ayetin ifadesinde Adem ve Havva geçmez. Bu ayet, Rum suresindeki 21. ayetle beraber değerlendirilirse daha iyi anlaşılacaktır.

    Hz. Peygamber, kadının eğe kemiğinden yaratıldığını, düzeltilmeye çalışılırsa kırılacağını söyler.1035 Bazıları, hadisin ifadesinden, kadının doğrudan böyle bir kemikten yaratıldığını anlamak istemişlerse de, Hamdi Yazır'ın da işaret ettiği gibi bu, erkekle kadının arasındaki tabiat farklılığına ve kadınların erkekleştirilmeye kalkışılması, onları kırıp atmak olduğuna tembih ihtiva eden bir temsildir.1036 Nitekim hadisin farklı varyantlarında aynı mana teşbih edatıyla "Kadın eğe kemiği gibidir..." şeklinde ifade edilmiştir.1037 Mesela, kadın fıtraten zinete düşkündür. Bu gerçeği göz ardı eden bir aile reisi, kendisine kıyas ile hanımına 'rıuamele etse, onu kırmış olacaktır.

    .

    1033 Tekvin, 2/18-24

    1034 Nisa, 1

    1035 Buhârî, Sahih, Enbiya, 1

    1036. Yazır, Hak Dini Kur’ân dili, ıı, 1272-1273

    1037 Buhârî, Nikâh, 79; Müslim, Rada, 65; Tirmizi, Talak, 12; Darimi, Sünen, Nikâh, 45
  • Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
  • KIRK  HADİS

    1.  (Allah Rasûlü) “Din nasihattır / samimiyettir.” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara.” diye cevap verdi.(Müslim, İmân, 95)

    2. "İslâm, güzel ahlâktır."(Kenzü’l-Ummâl, II/17, HadisNo. 5225)

    3. "İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez."(Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)

    4. "Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz."(Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6)

    5. "İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de. 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür."(Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6)

    6. "Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir."(Tirmizî, İlm, 14)

    7. Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)(Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63)

    8. "Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran."(Tirmizî, Birr, 55)

    9. "Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur."(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân, IV/334)

    10. "İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır."(Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58)

    11. "Kim kötü ve çirkin bir iş görürse, onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa, diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir."(Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248)

    12. "İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz. Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz."(Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12)

    13. "Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur."(İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31)

    14. "Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz."(Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71)

    15. "Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da kıyamet günü onu(n kusurunu) örter."(Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)

    16. "İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız."(Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56)

    17. "Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."(Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8)

    18. "Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz."(Buhârî, Edeb, 57, 58)

    19. "Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır."(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104)

    20. "(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme."(Tirmizî, Birr, 58)

    21. "(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır."(Tirmizî, Birr, 36)

    22. "Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar."(Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9)

    23. "Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir."(Tirmizî, Birr, 3)

    24. "Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir. Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası."(İbn Mâce, Dua, 11)

    25. "Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez."(Tirmizî, Birr, 33)

    26. "Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır."(Tirmizî, Radâ’, 11; İbn Mâce, Nikâh, 50)

    27. "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir."(Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66)

    28. "Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek; 'Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız.' buyurmuştur."(Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42)

    29. "(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. 'Onlar nelerdir ya Resulullah?' dediler. Bunun üzerine; Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak, buyurdu."(Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

    30. "Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun."(Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

    31. "Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim."(Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141)

    32. "Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir."(Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

    33. "Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."(Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30)

    34. "Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hâli vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur."(Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61)

    35. "Bizi aldatan bizden değildir."(Müslim, Îmân, 164)

    36. "Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler."(Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79)

    37. "İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz."(İbn Mâce, Ruhûn, 4)

    38. "Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır."(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

    39. "İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir."(Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107)

    40. "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz."(Tirmizî, Cum’a, 80)
  • "Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz."
    (Talâk Sûresi/12. Ayet)
  • Ondan sonra Hak Teâlâ, rahmetini bizim için, bizim açığa çıkışımız se bebiyle, kendi kendisi üzerine mecbûri kıldı. Ve bize de, hakîkatte, kendi sinin bizim hüviyyetimiz olduğunu bildirdi. Tâ ki biz, muhakkak rahmeti kendi kendisi üzerine ancak kendi kendinden dolayı mecbûri kıldığını bi lelim. Şimdi rahmet, Hak'tan hâriç olmadı. Bundan dolayı kimin üzerine bahşetti? Oysa vücûdda ondan başka bir şey yoktur. Ancak şu kadar vardır ki, hálkın ilimlerde farklılıkları gözüktüğü için, ayrıntılı bir anlatım lisânı gereklidir. Hattâ ayn’ın ahad ya’nî tek oluşuyla ile berâber, bu bundan daha bilgilidir, denilir. Ve onun ma'nâsı, ilim bağlantısından, irâde bağlantısının noksan oluşu ma'nâsıdır. Şimdi bu üstünlükler ilâhî sıfatlarda olmaktadır ve irâde bağlantısının kudret bağlantısı üzerine, tamlığı ve üstünlüğü ve fazlalığı ma'nâsıdır (10).

    Ya'nî Hak Teâlâ isimlerin sûretlerini bizim sâbit ayn’larımızın aynalarında peydâ etmek ve hârici vücûtlarımızda onların eserlerini ve hükümlerini açığa çıkarmak sûretiyle, o isimlere "bahşedilen rahmânî rahmet" ile rahmet ettikten sonra, bizim bize zâhir oluşumuz sebebiyle kendi kendisi üzerine “hakedilen rahîmsel rahmet”i mecbûri kıldı. Bundan dolayı her şey, bahşedilen rahmet ile rahmet edilmiş ise de, hakedilen rahmet ile rahmet edilmiş değildir. Çünkü herkesin kendi hakîkati, kendisine zahir olmaz. Ve herkes kendi hakîkatîni ârif değildir. Ve nefse ârif olmak ise, takvânın netîcesi ve hakîkatidir. Bundan do layı "hakedilen rahmet" ile rahmet edilen takvâ ehlidir. Ve bu rahmet ancak onlara mahsûstur. Fakat zannetme ki Hak, bu rahmeti kendi kendisinin dışında bir şeye tahsîs etti. Çünkü kendisi bizim "hüviyyet"imiz olduğunu “İşiten kulağı, gö ren gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum...” hadîsi kudsîsinde bize bildirdi. Ve Hakk'ın bize bunu bildirmesi, şunun içindir ki, Hakk’ın rahmetini ancak kendi nefsinden dolayı, kendi nefsi üzerine mecbûri kıldığını biz bilelim. Çünkü onun nefsi, bizim "hüviyyet"imizdir. Ve onun vücûdu, hakîkî vücûd ve bizim vücûdumuz ise, onun vücûduna bağlı olan bir i'tibârî vücûttur. Bundan dolayı o, bizim bâtınımızdır. Ve onun nefsi, bizim bâtınımızın ve hüviyyetimizin aynıdır. Böyle olunca rahmet, Hakk'ın vücûdundan hâriç ol madı. Şu halde, rahmet eden Hak olduğu gibi, rahmet edilen de Hak'tır. Ve mâdemki "râhim" ve "rahmet edilen" Hak'tır; bundan dolayı Hakk'ın bahşet mesi ve ihsânı kimin üzerine olur? Oysa vücûdda ondan başka bir şey yoktur. Ve bu gördüğümüz çokluk taayyünleri, O'nun mutlak vücûdunun taayyü nünden ve kayıtlanmasından başka bir şey değildir. Gerçi bu, böyledir. Fakat "hálk" dediğimiz izâfî vücûtlara baktığımız zaman, onların ilimlerde birdiğerinden farklı olduğunu görüyoruz. İşte bu farklılık gözüktüğü için, ayrıntılı bir anlatım lisânın hükmü vardır. Ve bu ayrıntılı anlatım lisânın hükmü gereğince, Hakk'ın ayn’ının ahad ya’nî tek oluşu ve bütün bağıntısal çoklukların o ahad ya’nî tek olan ayn’da görünmemesi ile berâber, bu bundan daha bilgilidir, denilir. Eğer ayrıntılı anlatım lisânının hükmü olmasa böyle denilmez idi. Çünkü ahadiyyet ayn’ından baş ka vücûdda bir şey yoktur ki, bu ve şu diye gösterilebilsin. Ve eğer zâtî bağın tıların bağıntıları olan “hálk” dediğimiz şey olmasa ayrıntılı anlatım lisânının hükmü bir hareket sahası bulmaz idi. Ve bu birbirinden üstün oluş yönüyledir, ya'nî sıfatların birbirinden üstün oluşu yönüyledir. Ve "aralarında üstünlük oluş"un ma'nâsı, Hakk'ın irâdesinin bir şeye bağlantısının, ilminin bağlantısından noksan olması ma'nâsınadır. Çünkü, bütün eşyâ her zaman Hakk'ın bilinenidir. Fakat bütün eşyâya, her zaman Hakk'ın irâdesi bağlanmaz. Ya'nî Hakk'ın bildiği şeye, irâdesi bağlan maz. Bundan dolayı ilmin bilinenlere bağlantısı, irâdenin bilinenlere bağlantı sından daha geneldir. Birisi tam, diğeri noksandır. Nitekim âyeti kerîmede buyrulur: “ve ennallâhe kad ehâta bi küllî şey'in ilmâ” ya’nî “ve Allah her şeyi ilmi ile ihâta edicidir” (Talâk, 65/12) Şu halde ilim her zamanda her şeye bağlantılıdır. Fakat “İnnemâ kavlünâ li şey’in izâ erednâhu en nekûle lehü kün fe yekûn” ya’nî “Bir şeyin (olmasını) istediğimiz zaman Bizim sözü müz, ona sadece: “Ol!” dememizdir. O, hemen olur” (Nahl, 16/40) âyeti kerîmesi gereğince Hakk'ın bir şeye olan irâdesinin bağlanması vakitlerden bir vakitte gerçekleşir. Ve ilim ile irâde ilâhî sıfatlardan olup aralarında tamlık ve noksanlık gözükmekle üstün oluş sâbit olmuş olur. Ve ilâhî sıfatlar arasında bu şekilde üstünlük sâbit olunca, onların görünme yerleri olan hálk edilmiş ayn’larda da bu üstünlüğün eseri ortaya çıkar. Ve aynı şekilde üstün oluşun ma'nâsı Hakk'ın irâdesinin bağlanmasının, kudretinin bağlanması üzerine tamlığı ve üstünlüğü ve fazlalığı ma'nâsıdır. Çünkü ilk olarak bir şeye irâde bağlanmayınca, ona kudret bağlanmaz. Bundan dolayı ilim, irâde üzerine ve irâde de kudret üzerine hâkimdir. İşte görülüyor ki, sıfatlar arasında üstünlük mevcûttur.
  • "Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eğe(kaburga) kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onun doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan eğri halde kalır. Öyleyse kadınlara hayırhah olun." (Buhârî, Nikâh,79; Müslim, Radâ, 65; Tirmizî, Talâk, 12.)
  • "Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. "
  • 🌟YİRMİ SEKİZİNCİ CÜZ🌟

    Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
    Bismillâhirrahmânirrahîm

    🌿1.Mücadile suresi (22 Ayet)

    📍Bir Câhiliyye adeti zıhâr! İslamiyetde bu tür sözlere ceza!  Köle azat edecek, gücü yetmezse 60 gün oruç, onada gücü yetmezse 60 fakir doyuracak!

    📍Gizli konuşmak fısıltı şeytan işidir!

    📍gereksiz soru sorma!

    📍münafıkların şeytanın askerleridir!

    🌿2.Haşr suresi (24 Ayet)

    📍haşr burada sürgün anlamındadır! (yahudilerin sürgün edimesi)

    📍ganimet taksimi!

    📍Muhacirlere evlerini açan Ensarın değeri!

    📍Mümin kişi duaya önce kardeşinden başlar!

    📍yapmayacağı işi söylemek münafıklıktır!

    📍şeytanin insanları aldatır, âhirette yalnız bırakır!

    📍âhiret heybende ne var bak!



    🌿3.Mümtehine suresi (13 Ayet)

    📍din düşmanlarını dost edinmeyin!

    📍Kıyamet günü yakın akrabalık fayda vermez! Hz.İbrahim kendi babasına bile bişey yapamayacak!

    📍Karşındaki kâfir bile olsa adaletle davran!

    📍İslam yurduna gelmiş kadınları imtihana tutun!

    📍Kadınların biatı:

     Allah'a ortak koşmamak

     hırsızlık yapmamak 

    çocukları öldürmemek

     zina yapmamak

     iftira atmamak



    🌿4.Saf suresi (14 Ayet)

    📍 Göklerde ve yerdeki her şey Allah'ı tesbih eder. 

    📍yapamayacağın işi söyleme!

    📍Hz.Musa ve Hz.İsa'nın Ahmed adlı peygamberin geleceğini söylemeleri! 

    📍 kafirler hoşlanmasa da Allah İslam dininin yani nurunu tamamlayacaktır!

    📍dininizin yayılması için çalışın!

    📍İsa Aleyhisselam ve havarileri



    🌿5.Cuma suresi (11 Ayet)


    📍Tevrat'ta apaçık peygamberimiz yazar!

    📍kitap yüklü merkeb gibi olma!

    📍 Yahudilerin çok yaşama arzuları! 

    📍Cuma saati alışveriş yasak!

    📍hutbe dinle!



    🌿6.Münafikun suresi (11 Ayet)


    📍Abdullah İbni ubey gibi münafıkların durumları!

    📍infâkın önemi!



    🌿7.Teğabun suresi (18 Ayet)


    📍kıyamet-kar-zarar günü!

    📍 eşleriniz evlatlarınız imtihan siz Salih amele işlemeye devam edin! 

    📍nefisinizi cimrilikten koruyun!



    🌿8.Talak suresi (12 Ayet)


    📍Boşanma,sonuçları, nafaka ve iddet süresi!

    📍Emzirme ücreti

    📍boşanma sürecinde işlerinizde güzel davranın emri

    📍takvanın önemi!



    🌿9.Tahrim suresi (12 Ayet)


    📍haram kılmak demektir!

    📍Yüce Allah'ın vahiy dışında da Peygamberimize bilgi verdiğinin örneğidir!

    📍Nefis ve ailelerinizi ateşten koruyun!

    📍 Nasuh tövbe

    📍Kâfir ve münafıklara davranış şekline dikkat et!

    📍4 kadın örneği; Hz.Nuh ve Hz.lut'un hanımları iman etmedi!  Firavun'un eşi Asiye iman etti! 4.hanim da iffet abidesi Hz.Meryem!


    ⚠Önemli not;Burada bir arşiv oluşturmak adına paylaşıyorum, ilim sahibi değil talepkârıyım😕 okurken ve size de yardımcı olmasını isterken lütfen bunu göz önüne alın..
    Din, internet paylaşımları ile öğrenilmez. bu da önce kendi nefsimin sonra hepimizin kulağına küpe olsun!💛
  • رَبِّ قَدۡ ءَاتَیۡتَنِی مِنَ ٱلۡمُلۡكِ
    Rabbim muhakkak ki sen bana mülkten verdin.
    (Semavatın ve arzın mülkü Allah içindir Bakara 107 vb..
    Ve
    Allah din günün "yaratılmanın üzerine inşaa edildiği sistemin" Maliki/yoktan inşaa edicisidir Fatiha 4.)

    وَعَلَّمۡتَنِی مِن تَأۡوِیلِ ٱلۡأَحَادِیثِۚ
    Ve bana yaratılmanın kurgusnu ögrettin
    (Alemlerin rabbi olan Allahin rububiyetine açılan kapı...
    Elestü birabbikum hitabının gelmesi Araf 172
    Ve
    İkinci ikra "Alak 3.ayet" yaşanması.)

    فَاطِرَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ
    Semavatı ve Arzı yoktan var ettin
    (Hicr 87 deki "seb'an minel mesâni" ye vukufiyet
    Yani
    Talak 12 deki bilmeyi gerçekleştirme.)

    أَنتَ وَلِیِّۦ
    Sen benim dostumsun
    (Hicr 87 deki "vel kurânel 'azîm" ile buluşma
    Bakara 202 deki Nasibe ulaşma
    Ve
    İtmi-nân Fecr 27.)

    فِی ٱلدُّنۡیَا وَٱلۡـَٔاخِرَةِۖ
    Dünyada ve ahirette
    (Yaratılmanın madde ve mana boyutuna vakıf olma;
    Nur a erme Nur 35
    Ve
    Haseneye nail olma Bakara 201.)

    تَوَفَّنِی مُسۡلِمࣰا
    Beni islam olarak öldür
    (Yaratılma her an yep yeni bir form ile ortaya çıkar iken Zumer 69
    Yaratılmanın geçmiş formunda
    Razı olan ve razı olunan olma Maide 119 vb...)

    وَأَلۡحِقۡنِی بِٱلصَّـٰلِحِینَ.
    Ve beni salihlerle beraber kıl
    (Salihler o kimselerdir ki onlar
    Yaratılmanın yeni formuna Allahu rabbul aleminin rububiyeti dahilinde vakif olmuşturlar ve bunu çevrelerine ma'ruf düzlemde aktarırlar, insanları kötü olandan alıkoyarlar, hayr olanda yarışırlar Âli imran 114
    Ve
    Onların rabbi onları altından nehirler akan adn cennetlerinde sahip oldukları gerçeklik/iman üzerinden hidayete erdirmektedir Yunus 9.)

    [Yûsuf suresi 101]
    Kainatin kitabı Kur'an'ı anlayabilmek ve yaşayabilmek Nasip olsun inşallah .
    Hem mübarek Ramazanınızı, hem inşaAllah hakkınızda bin ay kadar meyvedar Leyle-i Kadrinizi,tebrik ederim.
  • “Allah,yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Ferman bunlar arasından inip durmaktadır ki,böylece Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.”
  • 283 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10
    TABU CAN ÇEKİŞİYOR

    İNCELEMEM KALDIRILMIŞ TEKRARDAN YAYINLAYACAĞIM!
    BUNU DA SİLİN BUNU DA TEKRARDAN YAYINLAYACAĞIM!

    Bu inceleme benim için ayrı bir değer ve önem taşıyor. Turan Dursun’dan alıntı yaptığım ve okuduğum için, burada büyük bir saldırı ve linç girişimine uğradım. Mesaj kutusunda ve yorumlarda aileme ve şahsıma onlarca hakaret edildi. Turan Dursun’u sevip okuduğum için, aynı Turan Dursun gibi ölmemi isteyenler dahi oldu.

    (Eklemek isterim ki Kitaptan yaptığım bazı alıntılar 1000Kitap tarafından kaldırıldı.)

    Ki bu bana değil sadece, bir kadına hiç olmayacak mesajlar dahi atıldı. Buna tepki göstermek varken, gidip SAHİH-İ BUHARİ’DEN ALINTI YAPAN, TURAN DURSUN OKUYAN İNSANLARI LİNÇLEME İHTİYACI DUYULDU.

    Aşağıda paylaşacağım bağlantılarda göreceksiniz. Sivas’ta aydın yakan canilerin torunları, zihniyetlerinden bir şey kaybetmediklerini ve Hoşgörü denilen kavramın İslamiyet’te kesinlikle yer almadığını salyalarını akıtarak, tüm 1k kullanıcılarına kanıtlamaya çalıştılar. Bazılarını tenzih ederek yapıyorum bu yorumu.

    https://hizliresim.com/tYCORA

    https://hizliresim.com/b1W2Ei

    https://hizliresim.com/1hw0hM

    Bu olaydan sonra, Sizlerle birlikte bu gericiliğe karşı Turan Dursun Okuma etkinliği başlatmak istiyorum. Etkinliğe katılmak isteyen arkadaşlarımdan ricam, etkinliğe katıldıklarını ve hangi kitabını okuyacağını belirtmeleri.

    Gelelim incelemeye ve önemli bir noktaya:

    Daha önceden de şimdi de fark ettiğim gibi kritik olmasına rağmen burada, hayatında hiç açıp ayet hadis kavramının ve öneminin farkında olmayan ne olduğunu bilmeyen KİTLE (boş inanlar diyorum ben bu kitleye) çok kolay bir şekilde hadis reddi yapıyor. Hadisleri hoşlarına giden veya gitmeyen olarak ikiye ayırıyorlar. ÇOK KRİTİKTİR UYARIYORUM DİNDEN ÇIKARSINIZ! Bu hükmü ben vermiyorum üstelik.

    “Hz. Peygamber'den kendisine gelen bir haberin doğru olduğuna inandığı hâlde –hayatî bir zorlama olmaksızın- onu reddeden kâfir olur.” hükmünü vermiştir.

    “Hz. Peygamberin hadisi (sözü) olduğunu bildiği hâlde, onu inkâr eden kimse kâfir olur. (bk. el-Avasım ve’l-kavasım, 2/274)

    Manası anlaşılmazsa bile, Kitap ve Sünnette yer alan her şeye iman etmek gerekir.”(Mecmuu’l-fetavî, 3/41).

    Paylaşımlarımın altında Hadis reddi yapandan tutun da, Ahzab 51, ayetini reddeden dahi oldu. Reddedilen hadisler ise ehl-i sünnet’in kabul ettiği, kaynak aldığı ve uyguladığı, BUHARİ’NİN SAHİH, hadisleridir! İşine geleni alıp, işine geleni reddetmek çok kritiktir, İMANI SARSAR! Bu bilgilerden yoksun olup, toplumdan dışlanmama korkusuyla inanan ve hayatı boyunca araştırmayan kitle Hadis de reddeder, Kur’an’da böyle bir Ayet de yok der.

    Turan Dursun en başından beri yazdığı her şeyi ayet ve hadisleri göz önüne alarak aktarır. Yorumlamaz, AKTARIR! Burada benim yaptığım gibi. Burada beni veya Turan Dursun’un kitaplarını redderek, linç girişiminde bulunarak, insanlara küfrederek, BU GERÇEKLERİ YOKMUŞ GİBİ GÖSTEREMEZSİNİZ!

    GELELİM İNCELEMEYE

    Kur’an tahrif edilmiş midir?

    Ebu Abid dedi ki: İbrahim oğlu İsmail Eyyub’dan o da Nafi’den, o da İbn Ömer’den aktarmış olarak bize haber verdi. İbn Ömer Şöyle dedi;

    Sakın herhangi biriniz Kur’an’ın tümünü elimde tutuyorum demesin! Tümünün ne (ne kadar) olduğunu kimse bilmez. Kuşku yok ki, Kur’an’dan çoğu (yok olup) gitmiştir. Onun için herhangi biriniz görünürde olanı aldım desin. ( Süyüti, el itkan, e’n- Nevu’s- Sabiu ve’l - Erbeün 2/32)

    Kim bu İbn Ömer? Ömer diye anılan Abdullah, nübüvvetin üçüncü yılında Mekke’de doğdu. Hz. Peygamber’in zevcesi Hafsa ile ana baba bir kardeştir. Babasıyla birlikte müslüman oldu, yine onunla birlikte Medine’ye hicret etti.

    Hadis Reddi mi yapacaksınız? Yoksa hadisi olduğu gibi aktaran insanları mı linçleyeceksiniz? Bu anlatınlar ne yalan, ne iftira, ne hakaret ne de saygısızlıktır. Olguları gerçekleri dile getirmektir.

    Yetmedi mi?

    Kur’an’da kimi ayetlerde, Muhammed’in ve Kur’an’ın ‘’nas’’a, yoruma göre insanlığa gönderildiği bildirilirken, En’am Suresinin 92. Ve Şüra suresinin 7. Ayetlerine göre, Yalnızca Ümmü’l- Kura yani Mekke ve Çevresine gönderildiği bildiriliyor. Hiçbir tanrı inancında rastlanmaz ki, ‘’Eksiksiz’’, ‘’Bilgisi Sonsuz’’ diye nitelenen bir tanrı, birini bir yere önce dar çevreye peygamber olarak göndersin, sonra da şimdi de seni Tüm insanlığa peygamber yaptım desin ( Turan Dursun Din Bu, Cİlt 4, Sayfa 25)

    Peygamberin Eşleri ve Cariyeleri

    Daha önce yukarıda ki durumları alıntı yapmıştım kimse itiraz etmediği saldırmadığı gibi beğenen
    "din kardeşleri" dahi oldu, şaşkınlığımdan bu hoşgörüye teşekkür babında bir ileti dahi attım fakat gerçekliği bir gün sürdü sadece. Gelelim linç yağmuruna tutulduğum konuya. Ben veya Turan Dursun’unl değil, Buhari ve Kur’an esas alınarak yazıyorum. Hadis reddinin ne kadar kritik olduğunu, yukarıda belirttim.

    Muhammed’in eşleri.

    Gelelim dün ki Aişe ile olan paylaşımlar sonrasında gelen linçler ve Hz. Aişe’ye hakaret ediyormuş gibi gösterildiğim kısma.

    Hz. Aişe ;

    Aişe’nin aktardığına ve Hadis’te geçen kaynak alınarak. Peygamberin çok eşli olduğunu biliyoruz.

    50-60 yaşında ‘’çok evlilik’’ hayatı yaşamıştır. Peygamberin çok eşli olması ile ilgili Buhari/ Tecrid 192’de şöyle bir hadis geçer;

    Arkadaşlarından Enes anlatır: Peygamber 9 ya da 11 karısı varken, günün belirli saatlerinde bütün karılarını dolaşır ve hepsi ile cinsel ilişkide bulunurdu.

    Enes’e sordular: Peki peygamber buna nasıl güç yetiriyordu?

    Enes şöyle dedi: ‘’ Biz aramızda peygamberin 30 erkek gücünde olduğunu konuşurduk ‘’7

    Bir diğer hadiste şöyle buyrulur: Hz. Muhammed karılarına eşit süre ayırır; aynı gece hepsini dolaşır; sıra kimdeyse ounla kalırdı. ( Kaynak : Müsned, c.6 s.108)

    EHLİ SÜNNETİN, SAHİH ALDIĞI HADİS KİTABINDA ANLATILIYOR VE SİZ BUNLARI ALINTILAYIP PAYLAŞAN İNSANLARI LİNÇ EDİP, HADİSTE OLAN OLGUYU GÖRMEZDEN GELMEYE ÇALIŞIYOR VE REDDEDİYORSUNUZ! UYARIYORUM KRİTİKTİR DİNDEN ÇIKARSINIZ!

    Diyelim ki bu hadis sahih değil (size göre ama!) Bu Hadis yalan, Buhari de Tu-kaka. Aişe’nin kıskançlıkları ve itirazları sonrası şu AYET geliyor HADİS DEĞİL AYET!

    Ahzab 51;

    Ey peygamber, bu hanımlardan, kimini dilersen geri bırakır, dilediğini alabilirsin. Boşandığını yeniden alman konusunda bir vebal yoktur sana....

    Ve tekrardan REDDİNİ İDDİA ETTİĞİNİZ SAHİH-İ BUHARİ’DEN AKTARILIYOR. Aişe bu ayetten sonra kendini tutamayarak şöyle der:

    Görüyorum ki, senin Allah’ın yalnız senin şeyinin keyfi için koşturuyor. (KAYNAK: BUHARİ, TEFSİR; TECRİD-HADİS/1721, MÜSLİM, RIDA/49-50- HADİS/1464; İBN-İ MAECE, NİKAH/ 57, HADİS 200...)

    Gelelim, Muhammed’in Aişe ile 6 yaşında nikahlanıp, 9 yaşında birlikte olduğuna dair, Hz. Aişe’nin kendi sözlerinde ve Sahih olan buhari’den aktarılanlara. BURADA AKTARILAN SADECE HADİSTE GEÇENLERDİR KAYNAK ALINARAK YAZILIYOR.

    o dönemde kızların erken olgunlaştığını savunanlar da oldu, Hadisi inkar edenlerde. Şimdi gelelim BUHARİ’DE anlatılanlara;

    İbn Sa’d ve Müslim’de kaydedilen başka bir rivayette de “Hz. Aişe 6 veya 7 yaşında nişanlanmış, 9 yaşında da evlenmiştir.” Bazı kaynaklarda nişanlanma yaşı “6 veya 7” olarak verilmiştir. Ancak başka yazılı eserlerde de nişanlanmadan bahsedilmeksizin, direkt “9” yaş ifade edilmektedir KAYNAK; İbn Sa‘d, Muhammed b. Saʻd b. Menî el-Hâşimî el-Basrî (ö. 230/845), “etTabakâtü’l-Kübrâ”, 2. Baskı, 8. cilt, s. 62, Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye, 1418/1997, Beyrut.

    Buhari’de geçen bir hadisi burada olduğu gibi yayınlıyorum;

    "hadis : rivâyete göre şöyle demiştir: ben altı yaşında bir kız iken nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (üç sene sonra) biz medîne`ye hicret ettik. hâris ibn-i hazrec oğullarının menziline indik. müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. bu cihetle saçım döküldü. (hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem ümmü rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. ben de annemin yanına geldim. beni ne edeceğini bilmiyordum. annem elimi tuttu. tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. nihâyet soluğum biraz yatıştı. sonra annem biraz su aldı. onunla yüzümü, başımı sıvazladı. sonra beni eve koydu. evde ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. bunlar bana: - hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. annem beni bu kadınlara teslîm etti. bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve resûlullah`a teslîm ettiler. beni hiçbir şey sıkmadı. ancak resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi habersiz görünce sıkıldım. (resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. yanında ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. beni resûlullah yanına oturttu). ensâr kadınları beni resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
    hadisno : 1553
    buhari, e’s-sahih, kitabu menakıbi’l-ensar/44; tecrid, hadis no. 1553"

    TALAK 4. AYETİYLE EVLİLİK ÇAĞI İLE İLGİLİ BİLGİ VERİLİR

    Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

    Ay hali başlamadan yaşları sayılmacağını iddia eden arkadaşlar olacaktır. Bu yüzden 12+7'den falan 19-20 yaşlarında olmalı diyorsunuz, ölüm tarihi ve falanca bir takım hesaplamalarla da bunu kanıtlıyorsunuz (kendinizce). Ben de yaşının 20 civarlarında olmasına inanmak istiyorum. Fakat Martin Lings’ hz.muhammed'in hayatı kitabında, hz.ayşe peygamberle evlendikten sonra, yesrib'de ateşli humma salgını başlamış. hz.ayşe babasını ziyarete gidip ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, adamlar çocuk zekasıyla hastalığı anlamayacağını düşünüp şiirle cevap vermişler. (syf:142)

    Bu konuyu alıntılarken de aynı şekilde Peygambere ve dine hakaret olmadan Hadis’te aktarılanı yazdım ve bu incelemede var olan hadise dair kaynak da verdim. Reddedip, reddetmemek sizin elinizde.

    KİMSEYİ HİÇBİR DİNİ HİÇBİR İNANCI VE HZ.MUHAMMED’İ YARGILAMADAN VEYA SAYGISIZLIK VE HAKARET ETMEDEN BİZİM BAKIŞ AÇIMIZA DAİR BİR ELEŞTİRİ BELİRTİYORUM;

    SADECE! BÜYÜK HARFERLE YAZIYORUM. LİNÇLENMESİ GEREKEN SİZİN MANTIĞINIZA GÖRE HADİSLERİ 1000KİTAP’TA PAYLAŞAN KİŞİ!

    Dün yediğim linçte Peygamber’in 30 erkek gücünde olması ve bu hadis çok tartışıldı ve REDDEDEN OLDU! ÜSTÜNE ÜSTELİK BU HADİS KUR’AN’DA BİR AYET İLE DESTEKLENMİŞ YANİ SAHİH İKEN! GEÇMİŞ OLSUN! UMARIM BU ARKADAŞLAR YAKINDA İMAN TAZELER TEVBE EDERLER. BEN İNANÇLARINA SAYGI DUYUYORUM ZARAR GÖRMELERİNİ İSTEMEM!

    Zeynep ile evliliği;

    Muhammed oğulluğu ve azadlı kölesi Zeyd’in karısı Zeynep ile evlenir;

    Zeyd Hz. Muhammed’e der ki; Zeynep’i sevdinse hemen boşanayım. Muhammed ise cevap olarak Allah’tan kork karını boşama der ama Zeyd, eşi Zeynep’i boşar ve bunun üzerine, AHZAB SURESİ 37. AYET’TE İNER; Madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.

    YORUM EKLEMEDEN, NEYSE O, AYET’TE YAZAN AKTARILIYOR!

    BURAYA KADAR GELDİĞİMİZ NOKTA DA NE MUHAMMED’İN ŞAHSINA NE DE İSLAM DİNİNE DOĞRUDAN BİR HAKARET BULUNMAKTA. HADİSLERİ DOĞRUDAN AKTARAN BİRİSİNİ SEN İSLAMA HAKARET EDİYORSUN DİYE LİNÇLİYORSUNUZ. BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU DERLER ADAMA.

    Kitabın özelinde diğer ufak nüanslar var. Bu incelemeyi okuduktan sonra ar damarınızın yine her zaman olduğu gibi çatlamayacağını biliyorum. Mesaj kısmından ve yorumlar da şahsıma edilen hakaretlerin hepsinin hesabı, zamanı geldiğinde Adli olarak sorulacaktır. Şimdi burada herkesin özelinde soruyorum; suç, okuduğunu ve hadisleri olduğu gibi kaynak vererek aktaranda mı oluyor? Ek olarak bu hadislerin islam’a zarar verdiğini savunanlar dahi oldu. Peki ehli sünnet, imana zarar verecekse Buhari’nin hadis kitabını ne diye kaynak alıyor. Yoksa ehli Sünnet sizin kadar düşünemiyor mu? Okuyan ve detaylı olarak anlamaya çalışanları linçleyerek, Turan Dursun’a suikast düzenleyerek, Sivas’ta aydın yakarak, ne gerçekleri, ne de var olanın üzerini örtebilirsiniz!


    Cimer'e vs şikayet eden, dini bütün arkadaşlar olmuş.
    Şimdi olayı açıkça tane tane anlattığıma göre beni değil, bu hadisleri aktaran Sahih-i Buhari’yi Cimer’e Emniyet Genel Müdürlüğüne falan şikayet edebilirsiniz. Hatta bu hadisleri yazan Buhari’yi halkın inançlarına saldırdığı ve Halkı Tahrik ettiğine inanarak yargılayabilirsiniz! Seçim sizin.
  • Kadın bir kaburga kemiği gibidir. Kadın bir kaburga kemiğinden, bir eğri kaburga kemiğinden yaratıldı, onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın, kırılması da boşanmasıdır."

    Buhari, Nikah 79; Müslim, Redâ 65; Tirmizî, Talâk 12; Dârimî, Nikah 45; Ahmed b. Hanbel, II, 428,449,530, V, 164. buyurulmuştur.

    Burada eğri kaburga kemiği, bu yarılmaya işaret etmekle beraber erkekle kadın arasındaki tabiat uyumsuzluğuna ve kadınların erkekleştirilmeye kalkışılması, onları kırıp atmak demek olduğuna dair uyarıyı içeren bir misaldir. Bundan başka bu kısımlara ayrılmanın, cennetteki yaratılış başlangıcında meydana geldiği de hadislerde yer almıştır.