• Herkesin temiz kalabilmek için bir tür zehre ihtiyacı vardı.
  • “ Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki , temiz kalabilmek için tek bir çare kendi dünyamıza çekilmek .” der Sabahattin Ali
  • Temiz ruhların, saf kalabilmek için, herhalde dünyanın pisliklerine bulaşmaması gerekiyordu.
    Oğuz Atay
    Sayfa 172 - İletişim Yayınları/ 44. baskı
  • Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalabilmek için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.
  • 416 syf.
    ·4 günde·10/10
    Weir, 1972 Amerika California doğumlu bir bilgisayar programcısı ve aynı zamanda bir yazar. San Diego Üniversitesindeki yazılım uzmanlığı eğitimini yarıda bırakmış. İlk bilindik eseri The Egg, epey de popüler olmuş sonraları. Ama en önemli eseri, 2009-2011 arasında yazdığı bilim-kurgu romanı The Martian, Türkçe adıyla Marslı. Marslı, Dünyaca ünlü kitap yorum sitesi Goodreads’in okurları tarafından 2014 yılında en iyi bilim-kurgu romanı seçilmiş. Weir, şimdilerde yeni kitabı Zhek üzerinde çalışıyor. Uzaylılar, telepatik güçler ve ışıktan hızlı giden araçların olduğu yeni bir bilim-kurgu, 2016 yılında yayımlanacak, merakla bekliyoruz. Unutmadan, Weir sıkı bir Asimov hayranı. Hangimiz değiliz ki…

    Marslı romanını özetlemek gerekirse: Mars, Dünya ve uzayda geçen modern uzaylı bir Robinson Crusoe bilim-kurgusu. NASA ve ESA’nın ortak Mars Projeleri olan ARES sayesinde artık Dünyadan Marsa insanlı uzay araçlarıyla seyahat yapılabilmektedir. Hikâyemiz ARES-3’ün 6 kişilik astronot ekibinin Mars yüzeyine MİA aracıyla (Marsa İniş Aracı) inmeleriyle başlar. 6 kişilik ekip 5 sol boyunca defalarca yaptıkları GDF (Gemi Dışı Faaliyet) çalışmalarıyla 31 sol (1 sol için 1 normal Dünya gününe 39 dakika ekleyin) sürecek görevlerine başlarlar. Ancak henüz 6. soldeyken, yaşadıkları bir kum fırtınasının saatte 175 kilometre yıkıcı bir hıza ulaşmasıyla, 31 sol sürecek görevleri iptal edilir ve tüm ekip Mars yüzeyindeki MTA aracıyla (Mars Tırmanma Aracı) Mars yörüngesinde bekleyen gezegenler arası ulaşım araçlarına, HERMES’e (iyon motorları ile dönerek ivmelenen ve Argon gazını iterek hızlanan bir uzay gemisi) gitmek için kalkış kararı alırlar.

    Beklenmedik bir kaza sonucu, ekibin botanik uzmanı ve makine mühendisi olan Mark Watney, göğsüne hızla çarpan bir uydu anteniyle yaralanır ve görüş mesafesinin sıfır olduğu bir fırtınada kaybolur. Biyolojik verileri Mark’ın öldüğünü gösterdiğinden, kısıtlı arama çalışmaları da fayda etmediğinden, kalan 5 kişi, MTA ile Mars yüzeyinden ayrılıp HERMES’e geçer. Kumandan Lewis yönetimindeki ekip, arkadaşları Mark’ı kaybetmiş olmalarının üzüntüsüyle, Dünyaya yaklaşık 210 gün sürecek dönüş yolculuklarına başlarlar.

    Mark, Mars’ta yapayalnızdır. Üsteki hiçbir iletişim aygıtı çalışmamaktadır. Ne HERMES’le, ne de NASA ile bağlantı kurulamamaktadır. Ancak Mark, ARES-4 seferinin bundan tam 4 yıl sonra, Mars yüzeyindeki Schiparelli Kraterine ineceğini de bilmektedir. Mark’ın şu an bulunduğu yer olan Acidalia Planitia’dan ARES-4 iniş alanına uzaklığı ise 3.200 km’dir. Mark’ın mevcut yiyeceği ve suyunun 4 yıl yetmesi ise mümkün değildir. İlginçtir, oksijen sorunu ise yoktur, çünkü ileri teknoloji NASA araçları ile Marsın neredeyse sıfır atmosferinden gazları toplayıp oksijen yapan bir makinesi vardır. Schiparelli’ye gitmek için kullanacağı araç saatte en fazla 25 km. hız yapabilmekte, yedeğiyle beraber aküleri sadece 4 saat sürüşe izin vermektedir. Aküleri güneş panelleriyle en az 12 saatte ise doldurabilmektedir. Bu araçla 1 solde 80 km yol kat ederek 3.200 km. uzağa gitmek tamamen Mark gibi bir delinin yapacağı iştir.

    Mars Dünyaya öyle uzaktadır ki, Marstan gönderdiğiniz bir fotoğraf ya da sesli, hatta yazlı bir e-posta bile ancak 14 dakikada dünyaya ulaşabilmektedir. 1.500 sol hayatta kalabilmek için Mark’ın botanikçi güçlerini ve hatta tamirci yeteneklerini sergilemesine ihtiyacı vardır. Marsta tek başına kalmak, deniz ortasında bir adada kalmaktan bile daha kötüdür. Neden mi? Sadece basit bir GDF yapabilmek için 50 kilogramlık bir elbise giymeli, -150 C derece soğuğa çıkmalı ve insan vücuduna tamamen düşman olan bir gezegende hayatta kalabilmeye çalışmalıdır Mark.

    İşe sebze yetiştirmekle başlar Mark. Ama Marsın toprağı içinde hiçbir bakteri olmayan ölü bir topraktır. Gübresi de yoktur, suyu da. Ama bu onu yıldırmaz. Yaşam alanı olan GAP’ın (oksijenle şişirilmiş, 1 atmosfer basıncındaki karbon liflerden yapılmış çadır) içinde Tam 128 m2’lik bir patates tarlası yapar kendine, aslında bu tarlayı yoktan var eder demeliyiz. Tuvalete bıraktığı idrar ve dışkısını artık biriktirip ondan gübre elde ederek, son derece tehlikeli roket yakıtından hidrojeni ayrıştırıp içine oksijen de ekleyerek H2O yani su yaparak tarlasını sular, gübreler ve çapalar. İçinde tek bir bakteri barınmayan Mars toprağından şahane patatesler filizlenir. Artık suyu da yemeği de vardır Mark’ın. Bir sorun yeni bir çözümü, yeni bir çözüm başka bir sorunu doğurur. Ama pratik zekâsı ve biraz da şansıyla hemen her türlü problemi aşma yolunda ilerleme kaydeder Mark. Hatta 800 km’lik çılgın bir yolculuk yaparak, Marsta devre dışı kalmış Pathfinder aracını bulup tekrar çalıştırarak, ilkel bir yöntemle de olsa Mars ile NASA arasında iletişim kurmayı başarır.

    Mark’ın artık tek bir hedefi vardır: Sol 449’da Acidalia Planitia’da yaşadığı GAP’ı geride bırakıp, modifiyeli Mars yüzeyi aracı Rover’ıyla yaklaşık 50 sol sürecek, 3.200 km’lik sıkıntılı bir yolculuğa çıkması gerekmektedir. Dünyanın en büyük üreticisi Çin’in de teknik desteğiyle kurtarma operasyonu küresel bir boyuta taşınmıştır. Tüm Dünyanın gözü kulağı Mars’tadır. Çünkü artık Mark’ın, sol 550’de, Mars’ta ölmeden, sağ salim kurtulabilmesiyle ilgili küçük de olsa bir şans doğmuştur…

    İthaki Yayınlarını bu güzel edisyondan ve kitap seçimlerinden ötürü kutlarım. Çevirmen Emre Aygün de ayrıca övgüyü hak ediyor, temiz bir çeviri olmuş, metindeki dil son derece akıcı. Küfürleri de sansürlemeden çevirdiği için meslektaşımı ayrıca kutlarım.

    Süha Demirel, 11 Ağustos 2016.