Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1069 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı

Pusula

, bir kitap okudu
9/10
·106 syf.·
2025 28. kitabı
Halit Ertuğrul
8.3/10 · 12,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölüm kelimesini duyunca sanki depreme tutulmuş gibi titrediğini gördüm. Bir an yüzü gerildi, bakışları sertleşti ve nefesinin temposu korku ve telaşla hızlandı. Ağlamaklı ifadelerle söylediği şu cümleler, hâlâ kulaklarımda çınlar: “Yoldaş” dedi. “Ben ölüyorum artık. Ölümün ne derece korkunç bir şey olduğunu size anlatamam. Anlatsam bile sıhhatli ve genç olan sizler, bu yaşta bunu anlayamazsınız. Düşünün, ölmek, yok olmak, toprağa karışmak ve dönmemek üzere gitmek, işte bu çıldırtıyor beni. Dostlarımızdan, sevdiklerimizden, unvan ve makamlardan ayrılmak... Dünyanın güzelliklerini bir daha görememek... Ne korkunç bir şey anlamıyor musunuz? Ölmeden önce her dakika, her saniye ölüyorum. Ölüm öylesine dehşetli bir hayalet ki zehir saçmaya devam ediyor. “Yoldaşlarım, sizlere açık bir kalple itirafta bulunmak istiyorum: Ben öldükten sonra toprak olacaksam; diriliş, ceza veya mükâfat yoksa benim yaptığım mücadelenin değeri nedir? Söyleyin bana? Vay, yoldaşlarımın kalbine gömülecekmişim veya unutulmayacakmışım, alkışlanacakmışım neye yarar? “Ben mahvolduktan sonra beni alkışlayanların takdir sesleri, kabirde vücudumu parçalayan yılan ve çıyanları insafa getirir mi? Söyleyin, bu gidiş nereye? Bunun izahını Marks, Engels, Lenin yapamıyor. “İtiraf etmek zorundayım: Ben Allah’a, Peygambere ve ahirete inanıyorum artık. Dinsizlik bir çare değil. Düşünün, şu kâinatın bir yaratıcısı, şu muhteşem sistemin bir kanun koyucusu olmalıdır. Bence ölüm de son olmamalıdır. ”Mazlumca gidenlerle, zalimce ölenlerin bir hesaplaşma yeri olmalıdır. Hakkını almadan, cezasını görmeden gidiyorlar. Böyle keşmekeş olamaz. Ben bunu vicdanen hissediyorum. Öyle ki milyonlarca suçsuz insanlara yaptığımız eza ve zulümler, şu anda boğazıma düğümlenmiş vaziyette. Onların ahlarına kulak verecek bir merci
Sayfa 129 - Nesil Yayınları·Kitabı okudu
Din
Bir çocuk, kendini algılamaya, etrafını yorumlamaya başladığı ilk zamanlardan itibaren insanın önündeki temel yolculuğun bir haritasını ana hatlarıyla görmelidir. İnsan necidir, nereden gelmektedir, nereye gitmektedir, dünyada hangi iş için bulunmaktadır gibi soruların cevaplarını hemen özetle almalıdır ki yaşama, karışıklıklar içerisinde çaresizlik ve ruh darlıkları ile başlamasın... Yaşam döngüsünün ana şeması, yol haritası ona önceden anlatılmalıdır. İnsan ne için yaratıldığı konusunda bir fikri olmadan, aval aval yaşar halde bırakılacak derecede önemsiz bir varlık değildir. Bu şuurlu varlığın, geldiği ve gideceği âlemler hakkında önceden haberdar edilmesi şarttır. Onun bu temel bilgiden mahrum edilmesi, büyük sakıncalar doğurur. İnsanın bir muammanın içine hapsedilmiş olmasının makul hiçbir açıklaması yoktur. Çocuğunu ahiret yaşamına hazırlamayan anne veya baba, onun dünyevi yaşamı için ne kadar çırpınmış olursa olsun çocuğuna karşı gerçek görevini yapmamış demektir. Çocuklar şayet bu mevzuda yardımlarına koşulmazsa sonsuza dek her şeyi kaybetmek gibi ağır bir bedelle karşı karşıyadırlar. Çocuklara karşı hakiki şefkatin gereği, onların yüzlerini ahiret gerçeğine çevirip ebedi huzuru kazanmaları için emek sarf etmektir. Anne babalar evlatlarının bütün ihtiyaçlarıyla ilgilenir, onların mutluluklarıyla sevinir, hüzünleriyle hüzünlenirler. Kalpleri çocuklarına karşı şefkat ve sevgi hisleriyle doludur. Çocuklarının mutluluk ve huzur içinde yaşamaları için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Evladının dünya hayatını en ince detayları na kadar planlayıp bu uğurda pek çok şey yapan anne baba, onun hakiki ve kalıcı yaşamı olan ahireti için ortaya bir gayret koymazlarsa bu, yüreklerinde taşıdıkları şefkate muhalif bir vaziyet olur. Anne babalık şefkatine en çok yakışan
Hayy Kitap·Kitabı okudu
Din
Bazen bedenimi dışında yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Bedenim bir şeyler yapıyor ve ben onun yanında durup ''Ne yapıyorsun'' diye düşünüyorum. Ne yapıyorum ben, ne yapacağım ben.
Sayfa 54 - Deli Dolu Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Endişe, bedenin içinde titreyen bir kıvılcımdı. Endişe onu çekiştirip yırtıyordu. Kaçarsanız öldürülürdünüz. Olduğunuz yerde kalırsanız ölürdünüz.
Sayfa 56 - Deli Dolu Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat