Frankl, gerçek anlamda güçlü ve dirençli insanların, sahip oldukları gücü başkalarını ezmek için değil, onlara yardım etmek için kullandığını söyler. Kamp yaşamında bazı insanların, her şeylerini kaybettikten sonra bile iyilik ve merhamet göstermeye devam ettiğini aktarır.
Ona göre bu, insanın en zor koşullarda bile ahlaki seçim yapabilme özgürlüğüne sahip olduğunun kanıtıdır. Bu yüzden Frakl, aşağılık kompleksinden doğan acımasızlığı insan doğasının kaçınılmaz bir sonucu değil, bireyin içsel kararanlarının bir yansıması olarak görür.