Yeniden dolacak yaşamın : bütün o terkedilmiş hayal-erinle, bütün o vazgeçilmiş düşlerinle, bütün o kıyıda köşede kalmış ülkülerinle — değil mi ki, Venüs ile Neptün arasında bocalayan bir serin deniz kıyısında yeniden buldun onu —onları—, ulaştın ona — ona : nasıl da dipdiri, capcanlı, içten ve candan, hiç korkmadan, geldi sana — yeniden ve yenıden... Olacak ve dolacak - olduracak— Sesi : başlangıçta kısık ve güçlükle işitilirken, sonradan, nasıl canlandı, tını kazandı —hatta, güvenli oldu— güven-di, sonunda: Neşe, sevinç ve dinginlik bile olacak, artık : sen, hayallerine, düşlerine, ülkülerine layık olabilirsen. Olabilirsen, olacak— Gelecek sana, hep yeniden, işte...
Sayfa 67
Hölderlin, Frankfurt'ta Fransız Devrimi'nin ideallerinin günlük pratik yaşama yansıyan -çirkin- yüzünü biraz daha yakından görür gibi olmuş. Bir kez daha büyük düş kırıklığına uğramış. Burada ayrıca Hegel, Goethe, Schelling gibi pek çok filozof, ozan ve düşünürle yeniden karşılaşmak ve tanışmak olanağı bulmuş. Hölderlin burada dünyanın yeni bir mitolojiye gereksinimi olduğunu, şiirin insanların yeni yol göstericisi olabileceğini, şiirin ve sevginin yol göstericiliğin de yeni ütopilerin oluşturulabileceğini düşünmüştür. Ancak tüm bu konuşmalarında bile her an biraz daha fazla ve açık olarak, bu dünyada duyarlı bir insana ve özellikle de bir ozana yer kalmadığıı sezinlemiş. Bir ozan için yaşanılacak/sığınılacak tek yerin, insanın kendi tini/ruhu/bilinci olduğunu, güzelliğin, harmoninin günlük pratik yaşamda değil, ancak ozanın kendi özbilincinde, benliğinde gerçekleşebileceğini duyumsamıştır.
Reklam
Sosyal anlamda "asil", "aristokratik" her yerde temel kavramdı ve bu kavramdan kaçınılmaz olarak "aristokrat bir tini olan", "asil", "yüce tinli" , "tin açısından imtiyazlı" anlamlarına gelen "iyi" gelişti. "Sıradan", "köylü" ve "bayağı"nın sonunda "kötü" kavramına dönüştüğü süreçle paralel ilerleyen bir gelişim.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Felsefe
Arkasöz Aziz Yardımlı
Homo sapiens yeryüzünde ortaya çıktıktan sonra Tarih yapma olgunluğuna ulaşabilmek için gereken yaklaşık 500.000 yıl süren bir tarihöncesi boyunca bıkıp usanmadan taş yontmaktan başka birşey yapmadı. Eğer Modern Tin tarafından ele geçirilmeseydi, yer kürenin engin topraklarında kendi içine kapanmış, tarihten yalıtılmış Gelenek tini kendini pekala 500 milyon yıl boyunca yineleyebilirdi..
Sayfa 400·Kitabı okudu
Alıntı
Olumluluk toplumu hiçbir olumsuz duyguya da izin vermez. Böylece insanlar eziyet ve acıyla başa çıkma, buna biçim verme becerisini yitirirler. Nietzsche'ye göre insanın ruhu derinliğini, büyüklüğünü ve gücünü tam da olumsuzlukta oyalanmaya borçludur. İnsanın tini de sancılı doğar: "Ruhun talihsizlik karşısında duyduğu ve gücünü geliştiren gerilim ... talihsizliğe katlanmak, talihsizlik karşısında sebat etmek, onu yorumlamak ve ondan bir şeyler çıkarmakta gösterdiği yaratıcılık ve cesaret, ayrıca ruha derinlik, sır, maske, tin, açık gözlülük, büyüklük olarak sunulmuş olan her şey: - bunlar eziyetle, büyük eziyetin terbiyesiyle sunulmamış mıdır?"
Benim g ö r e v i m - nereye gitmişti? Nasıl? Şimdi sanki görevim benden kendini geri çekiyormuş, şimdi uzun süre onun üzerinde bir hakkım yokmuş gibi görünmüyor muydu? Bu en büyük yoksunluğa katlanmak için ne yapmalı? Kendime esaslı ve ilkeli bir biçimde tüm romantik müziği, tini kendi katılığına ve neşeliliğine getiren ve her türden belirsiz özlemi, süngerimsi arzululuğu hızla çoğaltan kendini büyük gösterme meraklısı, muğlak, bunaltıcı bu sanatı ya saklayarak başladım buna. "Cave musicam,"· tin olaylarında temizlikte ısrar edecek kadar erkek olan herkese tavsiyemdir bugün bile; müzik sinirleri gevşetir, yumuşatır, kadınsılaştırır, onun "bengi-kadınsılığı" çeker bizi -aşağıya! .. .
Reklam
Reklam