Teoriye bakıldığında, rekabet güzel bir şeydi. Ama kapitalistler işlerin teoriye uygun yürümediğini anladılar. Rekabetin kârları azaltmasına karşılık birleşmenin kârları artırdığını gördüler. İstedikleri kârdı, o halde niye birbirleriyle rekabet etsinlerdi? Birleşmek, kendileri için daha iyi olacaktı.
Petrol, şeker, viski, demir, çelik, kömür üretimi alanlarında ve daha pek çok üretim dalında birleştiler de.
Daha 1875'lerde "serbest rekabete dayanan teşebbüs'ün sonu görünmüştü. 1888'de, tröst ve tekeller, Amerikan ekonomisini öylesine kündeye getirmişlerdi ki, Başkan Grover Cleveland şu sözlerle Kongrenin dikkatini çekmek zorunluluğunu duymuştu: “Birleşmiş sermayenin gerçekleştirdiklerine baktığımızda, vatandaş çok gerilerde çabalarken ya da çelikten bir ökçe altında öldürülesiye ezilirken, tröstlerin, birleşmelerin ve tekellerin varlığını keşfediyoruz. Dikkatli bir yasal denetim altında tutulması ve halkın hizmetinde olması gereken büyük şirketler hızla halkın efendisi haline geliyor."