Mesela yıllar önce farelerde yapılan çalışmalarda, özellikle cep telefonunun aktivitesine maruz kalan farelerde beyin tümörlerinin daha fazla ortaya çıktığı, daha fazla görüldüğü tespit edilmiş. Fakat her zaman bunlar yayınlanamıyor, belli karteller bunların yayınlanmasına engel oluyor. Her ilaca bir hastalık, her hastalığa bir ilaç felsefesinden giden ilaç sektörü, ilaç karteli bir anlamda hastayı doktora, doktoru tıbba, tıbbi endüstriye, endüstriyi teknolojiye, teknolojiyi de kapitalizme mahkûm ediyor. Sonuçta o da ölüme mahkûm oluyor. O nedenle bunların hepsini yayınlayamıyorlar veyahut da yayınlamıyorlar. Belli bir tröst, belli bir kartel onları kontrol altında tutuyor.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Teoriye bakıldığında, rekabet güzel bir şeydi. Ama kapitalistler işlerin teoriye uygun yürümediğini anladılar. Rekabetin kârları azaltmasına karşılık birleşmenin kârları artırdığını gördüler. İstedikleri kârdı, o halde niye birbirleriyle rekabet etsinlerdi? Birleşmek, kendileri için daha iyi olacaktı. Petrol, şeker, viski, demir, çelik, kömür üretimi alanlarında ve daha pek çok üretim dalında birleştiler de. Daha 1875'lerde "serbest rekabete dayanan teşebbüs'ün sonu görünmüştü. 1888'de, tröst ve tekeller, Amerikan ekonomisini öylesine kündeye getirmişlerdi ki, Başkan Grover Cleveland şu sözlerle Kongrenin dikkatini çekmek zorunluluğunu duymuştu: “Birleşmiş sermayenin gerçekleştirdiklerine baktığımızda, vatandaş çok gerilerde çabalarken ya da çelikten bir ökçe altında öldürülesiye ezilirken, tröstlerin, birleşmelerin ve tekellerin varlığını keşfediyoruz. Dikkatli bir yasal denetim altında tutulması ve halkın hizmetinde olması gereken büyük şirketler hızla halkın efendisi haline geliyor."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam
Adı geçen bu tröst o güne kadar kurulmuş olan büyük "tröstler" içinde birinci olanıydı ve hukuki yönden fevkalade meşruydu. Ama bu meşruluğuna rağmen, önceleri eşlerini kaybetmiş dulları ve bunların yetimlerini koruyucu bir müessese olarak tanınan "tröst" deyimi, kısa zamanda ismi anıldığı zaman zillet ve nefretle amınsanan bir kavram haline dönüştü.
Sayfa 43 - 1882 yılı 2 Ocak tarihinde Standard Oil Tröst Anlaşması'nın imzalanması·Kitabı yarım bıraktı
Alıntı
Arka kapak yazısı...
Türlü sefaletlerle ihtirasların parça parça böldüğü hasta bir vücudu andıran İslâm dünyası, en bedbaht devirlerinden birini yaşıyor ve her İslâm memleketinde ruhlar birbirinden ayrılmış, birbirlerine saldırıyorlar.Her sene yüzbinlerle ziyaretçi ile dolan Kâbe'nin etrafında ruh birliği ve beraberliği meydana gelmiyor. Bunun sebebi ne siyasi, ne iktisadi, ne de esasında ilmi ve fikridir. Bu halin sebebi İslâm'ın temeli ve Kur'an'ın özü olan ahlâkın kaybedilmiş olmasıdır.Bugünkü Müslümanlar birtakım geleneksel hareketleri dikkat ve titizlikle yapmaktan başka endişesi olmayan, ilkçağın ve ilkel devrin sihirbazlarını andırıyorlar. Kur'an hârikası olan ilâhi ahlâk İslâm diyarında çoktan gömülmüştür.Ahlâk idealine karşı ruhlarda işlenen bu zulmün tarihte çok tekrarlanan tehditleri, bugün büyük sanayi medeniyetinin insanı makinalaştıran ve makinaya esir yapan zulmüyle el ele vermiş bulunuyor. Belki yakın bir gelecekte büyük petrol kuyularıyla İslam ülkelerinin tröst sahipleri bu vasıflarını şeyhlikle birleştireceklerdir. İnsanlığın beş bin yıllık ruh ve vicdan eserini inkar ederek düşünmeyi günah sayan sefaleti din diye tanıtan gerilikle taassup, bu zulme sığınmış bulunmaktadır.Kalbe karşı gelen kaideleri İslâm çerçevesi içinde insan ruhunun esaret zinciri yapmakla geçinenler kendilerine din adamı dedirttikçe ve halkın bunlara hürmet ve itibarı devam ettiği müddetçe İslâm dünyasının içinde yüzdüğü sefaletten kurtulması imkansızdır.
Dergâh Yayınları, 18. Baskı, Temmuz 2023·Kitabı okudu
Ayn Rand
Bir ülkenin sermayesinin tamamen serbest bir ekonomide dolaşması sermayeyi sürekli olarak kârlı alanlara itecektir; bu durum firmaları rekabetçi fiyatını ve üretim politikalarını etkin şekilde kontrol edecek ve sonuçta baskıcı tekellerin devamı imkansız olacaktır. Baskıcı tekellerin gelişmesi ancak, hükümet kararnameleriyle sağlanan imtiyazlarla, sübvansiyonlarla ve özel ayrıcalıklarla sermaye piyasalarının disiplininden çıkmış, karma ekonomi olarak adlandırılan şeyle mümkün olabilir. Özetleyecek olursak: Bu ülkedeki anti-tröst kanunlarının tüm dayanağı iktisadi irrasyonellik ve cehalettir. Bu dayanak şunların sonucudur: a) tarihin tümden yanlış yorumlanması ve b) oldukça ahmak ve kesinlikle gerçekdışı iktisat teorileri.
Felsefe
Rockefeller'in petrol girişiminden yalnızca beş yıl sonra, 1887 yılında kurulan Şeker Tröstű 1891'de reforme edilerek Amerikan Şeker Rafinasyon Şirketi'ne çevrildi. ABD'deki büyük şeker rafinerilerini konsolide ediyordu ve Amerikan şekeri üretiminde merkezi aktör haline geldi; ülkenin en bilinen markalarına sahip oldu ve eyalet veya bölge húkümetleriyle yapılacak müzakerelerden sorumluydu. İleride farklı yasal isimler alacak olan Havemeyer'in şirketi, Amerikan şekeri üretimindeki ana organizasyon haline geldi ve yüksek rafine beyaz toz şekerin tanıtılmasına odaklandı. Havemeyer'in bakış açısına göre, bu süreçte diğer şeker türlerini, özellikle de esmer şekeri zayıflatmanın da bir zararı olmazdı. Tüm bu süreç boyunca şirket, hükümetle karmaşık ama güçlü anlaşmalar yaptı.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Reklam
Reklam