8/10
·336 syf.··
2025 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 09:02
Distopya sevdiğim bir türdür. Dünyaca ünlü 1984 , Cesur Yeni Dünya , Fahrenheit 451 gibi distopyaları okuduktan sonra acaba Türk edebiyatında durum nasıl diye merak ettim. Tahsin Yücel’in Gökdelen kitabı ilgimi çeken ilk roman oldu. Distopya türünde okurun en büyük beklentisi yazarın gelecek hakkındaki tahminleri oluyor. Eserin hangi yılda yazıldığı ve hangi yılı anlattığı da önemli bir hale geliyor. Gökdelen; 2006 yılında yazılmış bir eser ve 2073 Türkiye’sinde geçiyor. İstanbul’un her yeri gökdelenlerle kaplı ve ağaç, kuş, kelebek hatta kedi bile görmek neredeyse imkansız. Bu gökdelenlerin devamı için bazı evlerin yıkılması gerekiyor fakat bazı ev sahipleri buna izin vermiyor. Her çareyi deneyen iş adamlarının ve avukatlarının aklına dünyada eşi benzeri görüşmemiş bir fikir geliyor. Yargıyı özelleştirmek! Kitap basılmadan kısa bir süre önce ülkemizde Petkim, Tüpraş, Türk Telekom gibi büyük kuruluşların özelleştirilmesi, bu kitabın anafikrinin çıkış kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bol bol Karl Marx ve Fyodor Dostoyevski göndermeleri olan bu kitabı herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20241,207 okunma
Gökdelen İncelemesi
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 00:29
Gökdelen romanıyla ilk kez Ali Lidar ’ın Hayata Rağmen Edebiyat isimli kitabında karşılaşmıştım. Kitabın Tahsin Yücel kısmında özellikle Gökdelen üzerinde durmuştu Ali Lidar . Gökdelen , Türkiye’den çıkan nadir distopya eserlerinden biri. Sırf bu sebeple bile benim için okunması gereken bir kitap olarak değerlendirebilirim. İlk olarak kitap 2006’da yazılmış. Bu tarih önemli. Neden önemli diyecek olursanız, bu dönem Türkiye’de bir özelleştirme çılgınlığının yaşandığı, Kemal Unakıtan’ın Maliye Bakanı olduğu sıralarda Türkiye Cumhuriyeti’ne ait varlıkların tek tek bazen yok pahasına satıldığı (misal Türk Telekom, Lübnanlı Hariri Ailesine ederinin çok daha altına bir fiyata satıldı, bir kısmı peşin ödendi, büyük bir kısmı ise banka kredisi alınarak ödendi, ama Hariri ailesi banka borcunu kapatmadan Türkiye’den kaçtı), bazılarının ise kar etmesine rağmen yine de elden çıkartıldığı zamanlar. Tüpraş, Petkim, Seka aklıma ilk gelen özelleştirilmiş firmalar. Kemal Okutan, yapılan eleştirilere, “Babalar gibi satıyorum” şeklinde bir cevap vermişti, hala aklımda. Neden bu konuya girdin diye sorarsanız, romanın konusu da özelleştirme ile ilgili. Ve muhtemelen Tahsin Yücel bu özelleştirme furyasından bir nebze de olsa etkilenmiş. Konuyu kitabının merkezine taşımış. Ancak özelleştirilecek olan bu kez bir kamu iktisadi teşebbüsü değil, yargının özelleştirilmesi. Yıl 2073, insanlar artık 550 metrelik gökdelenlerde yaşamaya başlamışlar. Topraktan mümkün oldukça uzak olmak istemekteler. Zira insanlar topraktan ya da yerden korkuyorlar mikroplar, virüsler sebebiyle. İstanbul büyük bir dönüşüm içerisinde. Bu dönüşümün mimarı da ünlü müteahhit Temel Diker. Temel Diker tüm İstanbul’u yıkıp yeniden inşa etmek istemektedir. Kendine örnek olarak New York’u almıştır ve bu amaçla sabah akşam çalışmaktadır. Ancak bir
Türk Edebiyatı
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20241,207 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·208 syf.··
2021 70. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 17:15
Kars’ın Yiğitkonağı köyünden New York Üniversitesi’ne uzanan bir başarı öyküsünün sahibi ve mesleğimiz gereği kendisini dikkatle takip ettiğimiz ve de çokça beğendiğimiz Selçuk Şirin’in “Yol Ayrımındaki Türkiye” adlı kitabında, yol ayrımında olan ülkemizin yapacağı tercihlerle birlikte kaderini hangi yönde çizeceğini, verilerle analiz ederek okurlarına sunmaktadır. Atanamayan öğretmenlerden Tesla’nın başarısına, Yaşar Kemal’den Suriyeli çocuklara, global ekonomideki yerimizden hukukun üstünlüğüne, Yapısal reformun saç ayaklarının; hukuk, eğitim ve özgürlük olduğunu, Yeni ekonomi lokomotifinin eğitim olduğunu, Özgürlük, dayanışma, adalet ve hukukun üstünlüğüyle refaha ulaşılabileceğimizi, Artık doğal kaynağı yada jeopolitik üstünlüğü olan ülkelerin değil, insanını iyi eğiten ülkelerin ekonomik olarak daha başarılı olduğunu, Atanamayan gençlerin sorunlarının kişisel değil, milli bir sorun olduğunu, Beceri sahibi bireyler yetiştirirken bilgiye ulaşma özgürlüğü ve adil rekabet koşullarının sağlanması gerektiği, Türk Telekom, TÜPRAŞ, THY ve Petrol Ofisi’nin piyasa değerlerinin toplamının sadece 53 çalışanı olan bir WhatApp etmediği, “Elinde çekiç olanın her sorunu çivi olarak görmesinin” getirdiği sonuçlara, Demokrasinin olmadığı devletlerin çiftlik gibi, kapalı kapılar arkasında bütçesini yönettiğini, Siyasi tercihlerimizin birer alışkanlık olduğunu ve kolayca vazgeç(e)mediğimizi, Türkiye’nin yakın zaman siyasi tarihini, gelişmeleri, olayları, verileriyle analiz ederken siyasilere dahi ipuçları veren, Ülkemiz sorunlarına çözüm odaklı yaklaşan, kusursuz ve muhteşem bir içerik sizleri bekliyor! Okuyun, okutturun!
Yol Ayrımındaki TürkiyeSelçuk R. Şirin · Doğan Kitap · 2015541 okunma
Kitabın Son Bölümünden
Puan vermedi·400 syf.··
2021 56. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 21:06
Değerli Okurlar Buraya kadar adlarını verdiğim üst düzey yöneticiler özelleştirmeyi, yani Vatanın Satılmasını Türk halkına çok yararlı bir ekonomik iyileştirme gibi gösterdiler. Bir yandan da, Vatanın Satılmasını Türk halkına dayatırken tek yönlü yoğun propaganda yaptılar, palavralar ve kurusıkı tehditler savurdular. Ancak bu kişilerden biri var ki, Vatanın Satılmasında bu yön temlerin hiçbirine başvurmadı! Vatanın Satılmasında üstlendiği görevi severek ve iştahla yaptığını açıkça ilan etti! Bu kişi, AKP hükümetlerinde Maliye Bakanlığı yapmış Kemal Unakıtan'dı. İşte, Vatan Satıcısı Kemal Unakitan'ın söyledikleri: "Kâr edeni de, zarar edeni de satacağız! Devlet sanayici olamaz! Yakında SÜMERBANK tarihten siliniyor! Elinde bir şey kalmadığı gibi ismini de kaldırıyoruz! SEKA, stratejik yer imiş! Ne stratejisi, önemli olan müşteri bul mak. Müşteri gece gelse, pijamayla çıkarım karşılarına. Seviyorum bu işleri arkadaş! TEKEL'i Babalar gibi satarız! TÜPRAŞ'ı Ruslara satar mısın, diyorlar. Satarım arkadaş! Ne banka bırakacağız, ne fabrika kalacak ne de işletme. Limanları da bırakmayacağız. Hepsini satacağız! Ülkenin işgal altına girdiğini söylüyorlar. Gelsinler, işgal etsinler!"
Vatanı SatanlarYılmaz Dikbaş · Nergiz Yayınları · 201913 okunma
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2018 15:12
Umut 1 soruda saklıydı " sesimi duyan var mı" ?? " #Marmaradepremi nde hayatını kaybeden tüm arkadaşlarım,akrabalarım tanıdıklarımı saygı,özlem ve rahmetle anıyorum. Ve geride kalanlara sabırlar diliyorum Allah böyle bir acıyı bir daha yasatmasın. Yaşadım orada idim memleketim çünkü orası.7.4 yetmedi mi diyen yobazları, saatler sonra yardim değil Yağmalamaya gelmiş çıkarcı akbabaları,ekmek su elinde ne varsa saklayip zamlı satanları,gelen yardımları çalanları, enkaz soyanlari gördü bu gözler. Kapalı yollar,hastaneye yetistirilecek yaralılar, karşıda yanan patlamak üzere tüpraş haberleşme yok,eletrik yok. Dünya mı yıkıldı sadece burası mi bilen yok?? Tüm sahil sular altında kalmis toz duman sirenler.. kelimeler yetmez anlatmaya.. Aksine canla başla çalışan yardim ekiplerini ,1 lokmasını paylaşanlari da gördü bu gözler. Annem evin önünü aş evine çevirmişti peki ne değişti bunca yıl,hazırlıklı miyiz? Adım başı yükselen binalarla...? #unutmadık unutmiycam. #gölcükdepremi @sabriaslan65 bugüne paylaşmak istedim bu kitabi #okudumbitti uzun yıllar birlikte çalıştığım sevdiğim abim kalemine sağlık. Yasayan birinden #deprem 1 günün hikayesi beni üzse de okumak hatırlamak akıcı anlatımı ile tavsiye ederim
Gölcük DepremiSabri Aslan · Karina Yayınevi · 20173 okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2019 216. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2019 09:28
Dikkat spoiler içerir. Adından da anlaşılacağı üzere zamanında İstanbul Büyükşehir belediyesi başkanı iken hakkında çıkan yolsuzluk ve ihaleye fesat iddiası yöneltilen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında belediye başkanı ve sonrasında AKP dönemindeki yolsuzluk iddialarının yer aldığı bir araştırma eseri. Belediye başkanı iken tüm ihalelerin Albayrak grubuna verilmesi, özellikle ağaç ekimi işi ile büyük para kaldırılması, Fazilet partili belediyeler ile büyükşehir Belediyesi'nin kasasının boşaltılması anlatılıyor. Konuyu soruşturan müfettiş Candan Eren'in başına gelenler, davanın süreci, sonraki başkan Ali Müfit Gürtuna ile yargılanması ve dokunulmazlık süreci anlatılıyor. Sonrasında AKP döneminde özellikle tekel, Türk Telekom, Tüpraş gibi özelleştirme işlemlerinde rüşvet iddiaları, WikiLeaks belgelerinde ABD Ankara büyükelçisi Edelman ve Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları, Başbakan'ın İsviçre'de 8 banka hesabı olması, belediye başkanı iken 1 milyar dolar para kazanması, çocuklarına ve akrabalarına para kazandırması, Remzi Gür Sümeyye Erdoğan para ilişkisi gibi konular da detaylıca anlatılıyor. En sonunda belgelere yer veriliyor ki aralarında WikiLeaks belgeleri, Melih Gökçek ve Burhan Kuzu görüşmeleri gibi belgeler ve müfettişlerin belediye soruşturma evrakı da mevcut. Konu ile ilgilenenlerin okumasında fayda olacak bir kitap.
Tayyip'in VoleleriDeniz Yıldırım · Kaynak Yayınları · 20116 okunma