Herkesin kendi yıldızı var," dedi Klingsor ağır ağır, "herkesin kendi inancı. Ben bir tek şeye inanıyorum: yokoluşa. Bir arabanın içinde uçurumun üzerinde gidiyoruz, atlar ürkmüş. Yokoluşun içinde duruyoruz, hepimiz, ölmeliyiz, yeniden doğmalıyız, büyük dönüm noktası geldi hepimiz için.
..ve sen başlarda ürkmüş olsan da, bunu şimdi doğru buluyorsun. Bu alışmak değil, söz konusu sıradan bir yargı olduğunda insan alışkanlıkla böylesine körelemez; bu, yanılgıları yadsımaktır yalnızca.
Sayfa 220·Kitabı okuyor
Reklam
Aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı. Bu duygu çok ısrarcı olursa,bir an gelir ilmek ilmek dokunmuş tırtıl yuvasını deler, yükseklerden en derinlere doğru yuvarlanır ve ürkmüş yüreğe var gücüyle çarpardı.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Alıntı
Etrafındaki onca bakıştan ürkmüş halde tahta yatağın üzerine ciyak ciyak bağıran ve kıvrılan küçük yaratığı ince leyen Agnès, Gauchère'e, - Bu da neyin nesi kardeşim? diye sordu. Çocuklar artık böyle doğuyorsa, sonumuz ne olacak? dedi Jehanne. Bu bir çocuk değil Agnès. Bu sakat bir maymun olmalı, dedi Gauchère. Bu bir mucize, diye ekledi Henriette-la-Gaultière
Ürkmüş ve çekilmiş güneşten Yılanlarla beraber ruhum.
Şiir
Ayağa kalktı, gece karanlığında kendi tarafına doğru gelenleri görmek için bakınırken, meyhanenin köşesinden-belli ki bu kanepe onların oteliydi- ellerinde poşetleriyle 15-16 yaşlarında, iki balici çocuk göründü. Her iki taraf da biraz ürkmüş ne yapacaklarını ne söyleyeceklerini bilememişlerdi o an. Çocuklardan birinin daha korkak çıkıp, "kaç" demesiyle birlikte ikisi birden arkalarına bile bakmadan karanlıkta kaybolmuşlardı. Belli etmemeye çalışsa da Veysel de çok korkmuştu. Kafaları dumanlı iki genç saldırabilir, onu öldürebilirlerdi belki de. Veysel, kanepesine oturdu. Güldü kendine. "Amma da tatlı canın varmış! Bak ölmekten korktun işte. Oysa daha biraz önce intihar etmeyi olumluyordun kendine. İntihar etmeyi düşünen, hiç korkar mı ölümden! Hadi, hadi itiraf et! Merak ediyorsun gelecek günleri. Umut kırıntıları var hala içinde!" dedi.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
Reklam