Puan vermedi·116 syf.·
2026 437. kitabı
Hayatım boyunca kendimi bir arada tutmak için çok çaba sarf etmiştim. Dökülüp dağılmaya teşne parçalarımı öyle sağlam bir tutkalla yapıştırmam gerekmişti ki, bu sağlamlık beni galiba taşa çevirmişti. Taş yerinde ağırdı. Şimdiyse o taşı yerinden kaldırmam gerekiyordu, belki de yolda başına ne gelir diye düşünmeden, öylece bayırdan aşağı yuvarlamam." Melisa Kesmez hayata yeniden tutunmaya çalışan orta yaşlı bir kadın olan Türkan’ın içsel dönüşümünü ve kendini bulma yolculuğunu konu alan bir romandır.  Sessiz Bir Hayat: Türkan, hayatı boyunca kimseye yük olmamaya alışmış, kendi sınırları içerisinde hayallerini usul usul yitirmiş, adeta başkalarının hayatına "ilişerek" yaşamış bir kadındır.  sarı bir karavanla karşılaşmasıyla birlikte onun için yepyeni bir.baslangicra kapılar acilir Çiçeklenmeler kabuğundan sıyrılmayı, beklemekten vazgeçmeyi ve hayata karşı "dünyaya doğru" bir adım atıp yeniden yeşermeyi (çiçeklenmeyi) sorgulatır. Çiçeklenmeler sade dili ve dokunaklı iç hesaplaşmalarıyla okurlardan ve eleştirmenlerden tam not almıştır. Keyifle okuyuN Çiçeklenmeler
Roman-Edebiyat
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
Puan vermedi
Çocuk kitapları yöntem ve usül bakımından fazlaca tartışmaya açık bir tür olduğundan çoğu örnek bu eleştiri rüzgarında negatif bir önyargı ile karşılaşır. Bu kitap ise bu süreçten geçmeyi başarıp politik nitelik taşıyan başarılı bir çocuk kitabı. Kitabı ilkokul yıllarımda okuduktan sonra 2.okuyuşumu gerçekleştirdim. O zamanlar içerisindeki metaforu anlayamama karşın Dünya görüşümün tohumlarını ta o zamanlar attığını şimdiden fark ettim. Görüyorum ki despotik yönetimlerin toplumların nefreti başka alanlara yöneltmek için kullandığı araçlara karşı toplumsal örgütlenmeyi kullanan çocukların 6 kişiyle oluşturdukları grubun sesinin tüm okula yayılmasıyla seslerini duyurabilen çocukların mücadelesi beni de çok etkilemiş.
Çocuk Edebiyatı
Uzayda Bir Yatılı OkulSuzan Geridönmez · Günışığı Kitaplığı · 2025188 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·352 syf.··
2026 173. kitabı
Kan Davası #okudumbitti Reşat Nuri Güntekin ne yazdıysa merakla okurum dediğim bir yazar ve her kitabında aynı şeyi yeniden düşünüyorum: Bu kadar sade yazıp bu kadar derine dokunmak gerçekten büyük ustalık. Kan Davası da bunu bir kez daha hissettiren, hem iç burkan hem düşündüren hem de insanın içine usul usul işleyen bir roman oldu. Kitabın merkezinde idealist öğretmen Ömer var. Savaş yıllarından çıkmış, hayatın sert tarafını görmüş ama içindeki insan sevgisini ve özellikle çocuklara duyduğu şefkati kaybetmemiş bir karakter. Onun yolu, yıllardır birbirine düşman olan iki köyün arasına düşünce hikâye sadece bir kan davasını değil; cehaleti, toplumsal baskıyı, gururu, korkuyu ve insanların birbirine miras bıraktığı öfkeyi anlatmaya başlıyor. Reşat Nuri’nin en sevdiğim tarafı, insanı hiçbir zaman tek bir renkle anlatmaması. Bu kitapta da herkesin içinde biraz haklılık, biraz çaresizlik, biraz da yanılgı var. Kan davasını sürdüren insanların çoğu belki neyin peşinde olduklarını bile tam bilmiyor; ama köyün bakışı, törenin ağırlığı, “el âlem ne der” korkusu onları aynı karanlık döngünün içinde tutuyor. İşte bu yüzden roman yalnızca geçmişe ait bir hikâye gibi değil, bugün hâlâ karşılığı olan bir toplumsal yara gibi okunuyor.. Ömer’in çocuklar için verdiği mücadele ise kitabın en dokunaklı taraflarından biriydi. Onun gözünde çocuklar, bu kısır döngünün kırılabileceği en temiz yer. Eğitimin, sevginin ve sabrın insanı değiştirebileceğine inanması; bütün zorluklara rağmen vazgeçmemesi beni çok etkiledi. Özellikle bazı sahnelerde insanın içi hem burkuluyor hem de umutla doluyor. Anadolu köy yaşamı, yoksulluk, yalnızlık, dostluk, insan ilişkileri ve adalet duygusu öyle doğal bir şekilde işlenmiş ki okurken hiçbir şey yapay durmuyor. Reşat Nuri’nin gözlem gücü yine kendini
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009856 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 36. kitabı
Bir şeyin önemini onu kaybetmeden anlayabilen insan sayısı ne yazık ki çok azdır. O nedenle kendinizi ve değerinizi insanlara hatırlatmayı asla ihmal etmeyin. “İnce düşünen insanların en sık yaptığı hata, kişiliği küçük olan insanlara büyük anlamlar yüklemektir.” (Aldous Huxley) ”Olmayacak tam bir vazgeçiş kelimesi. Olmadı ise emek yüklü.” İşte o emeğin adıdır dopamin. Çabaladınız, denediniz ama olmadı. Sorun yok. İstediğiniz sonucu alamamış olsanız bile elinizden geleni yaptığınızı bilmenin verdiği o huzur hissi de ayrı bir dopamin kaynağıdır. Diğer taraftan. Peki ya olursa! Ya bu tarz yaşamayı başarırsanız. İşte o zaman bize her yer dopamin. Şimdiye kadar usul usul kitaplığımda okunmayı bekledi. Niye beklediğini okuduktan sonra daha iyi anladım. Gerçekten bazı kitapların vakti var. Öncelikle dili çok basit değil. Beynin bölgeleriyle ilgili biraz altyapınız olmalı. Kitapta açıklanmış aslında ama belli bir altyapıyla okursanız daha fazla kitaptan istifade edersiniz. Dopamine dair bildiklerimin ötesinde şeyler öğrendim. Mutsuzluk hâli de normaldir; neticede insanız, dediğimiz şeyin daha bilimsel hâli açıklanmış. Kişisel gelişiminize gerçekten katkı sunmak isterseniz alıp okuyabilirsiniz. Merak etmeyin; şans faktörü atlanarak saçma sapan genellemeler, yapamayacağınız tavsiyeler yok bu kitapta. Bilim var. Kitapla kalın. Serkan Karaismailoğlu Kalk Bi Dopamin Demle
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 43. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:44
Hayat bazen dağıtır, ama doğru insanlar ve sıcacık bir mutfak, insanın kendini yeniden bulmasına yardım edebilir. Mikage, hayatındaki son yakını olan büyükannesini de kaybettikten sonra kendini kocaman bir yalnızlığın içinde bulur. Onu hayata bağlayan tek şey ise mutfaklardır. Çünkü mutfak, onun için sadece yemek yapılan bir yer değil; nefes alabildiği, huzur bulduğu ve kendini yeniden toparlayabildiği bir sığınaktır. Tam her şeyini kaybettiğini düşündüğü anda yolu Yuichi ve annesi Eriko ile kesişir. Kan bağı olmayan bu insanlar, birbirlerinin eksiklerini fark etmeden tamamlamaya başlar. Aynı evde kurulan sofralar, edilen küçük sohbetler ve birlikte geçirilen sıradan anlar, zamanla derin bir bağa dönüşür. Ancak hayat, onları bir kez daha acıyla sınar. Yeni bir kayıp yaşandığında Mikage ve Yuichi, yasın insanı nasıl değiştirdiğini yeniden deneyimler. Fakat roman, acının içinde bile yaşamın devam ettiğini gösterir. Bazen sıcak bir yemek, bazen gece sessizliğinde hazırlanan bir çay, bazen de birinin “yanındayım” demesine gerek kalmadan yanında olması, en büyük teselli olabilir. Mutfak, yüksek tempolu olaylar anlatan bir kitap değil; insan ruhunu usul usul işleyen, satır aralarında iyileşmeyi fısıldayan bir hikâye. Banana Yoshimoto, kaybetmenin kaçınılmaz olduğunu ama sevginin ve paylaşmanın insanı yeniden ayağa kaldırabileceğini sade, samimi ve sıcacık bir dille anlatıyor.
KitchenBanana Yoshimoto · Faber and Faber · 2018804 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Osmanlı hukuk geleneğinde fetva müessesesi, şer‘î hükümlerin toplumsal hayata tatbiki noktasında en kritik mekanizmalardan birini teşkil etmiştir. Bu müessesenin işleyişini, sınırlarını ve müftînin taşıması gereken ahlaki ve ilmi nitelikleri belirleyen "Edebü’l-Müftî" türündeki eserler, Osmanlı hukuk metodolojisinin (usûl-i fıkh) önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda, Mehmet Fikhî el-Aynî’ye atfedilen Risâle fî Edeb’il-Müftî, müftülük makamının sorumluluklarını ve bir müftünün fetva verirken riayet etmesi gereken temel prensipleri ele alan kıymetli bir metindir. Eserde öne çıkan başlıca temalar şunlardır: Müftünün Nitelikleri: Fetva makamında oturan kişinin sahip olması gereken ilmi birikim (içtihat derecesi veya fetvada ehliyet), takva, feraset ve adalet gibi hususlar detaylandırılır. Fetva Verme Adabı: Bir soruna cevap verilirken dikkat edilmesi gereken usul; kaynaklara müracaat biçimi, meselenin vaka ile uyumu ve müftünün kendi görüşü ile nakil arasındaki denge. Sosyal ve Siyasi Sorumluluk: Fetvanın toplum düzeni üzerindeki etkisi ve müftünün, devrin yöneticileri ile halk arasındaki nezih duruşunu korumasına dair ahlaki tavsiyeler. Fetva Kaynaklarının Hiyerarşisi: Hanefi mezhebi içerisinde hangi eserlerin (zâhiru'r-rivâye vb.) fetvaya esas teşkil edeceği ve ihtilaflı meselelerde nasıl bir yol izleneceğine dair teknik bilgiler. Mehmet Fikhî el-Aynî, eserini kaleme alırken yalnızca teorik bir fıkıh kitabı yazmakla yetinmemiş, aynı zamanda dönemin fetva bürokrasisinin ihtiyaç duyduğu pratik bir kılavuz oluşturmayı amaçlamıştır. Risale, şu açılardan büyük önem taşır: Dili ve Üslubu: Müellif, teknik fıkıh terimlerini kullanırken Osmanlı ilmiye sınıfının kullandığı veciz ve ağırbaşlı üslubu başarıyla yansıtır. Uygulamaya Yöneliklik: Eser, sadece "fetva nedir"
Risale Fi Edebil-MüftiEbū’l-Feyż Meḥmed Fıḳhī el-ʿAynī el-Ḥanefî · İsam Yayınları · 20181 okunma