BAŞYÜCELİK HÜKÛMETİ ve VEKALETLERİ...
(...) Başyücelik hükümeti, “vekâlet” adı verilen 1 başvekil ve 11 bakanlık ile her bakanlığa bağlı 3’er (toplam 33) müsteşarlıktan oluşur. Bunlar: 1) Maarif Vekâleti: İlim ve Güzel Sanatlar, Halk Terbiyesi ve Evleri, Umumî Öğretim müsteşarlıkları… 2) Savaş Vekâleti: Kara, Deniz, Hava müsteşarlıkları… 3) İktisat Vekâleti: Sanayi, Ticaret, Ziraat müsteşarlıkları 4) Maliye Vekâleti: Bütçe ve Umumî Denge, Vergiler ve Resimler, Bankalar ve Tekeller müsteşarlıkları… 5) Sağlık ve Bakım Vekâleti: İyileştirme, Güzelleştirme, Çoğaltma müsteşarlıkları… 6) Adliye Vekâleti: Mahkemeler, Islahhâneler, Kanunlar müsteşarlıkları… 7) Matbuat ve Propaganda Vekâleti: Matbuat, Propaganda, Turizm müsteşarlıkları… 8) Dahiliye Vekâleti: Mülkî Teşkilât, Belediyeler, Umumî İnzibat müsteşarlıkları… 9) Nafia (Bayındırlık) Vekâleti: Tesisler, Yollar, Ulaşım Vasıtaları müsteşarlıkları… 10) Düzenleme Vekâleti: Teşkilat Düzeni, İş Düzeni, Sigorta ve Emekli Sandığı müsteşarlıkları… 11) Hariciye Vekâleti: Doğu, Batı ve Haber Alma müsteşarlıkları…
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -II-, 10 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
Siyasette 4 Temsil Türü
“Mütevelli/ vesayet modelinde, temsilci bir başkasının sâhip olduğu mülk üzerinde veya onu ilgilendiren meselelerde kendisine resmi olarak sorumluluk ve yetki verilen kimsedir. Bu kimsenin aydınlanmış ve bilgili biri olduğu varsayılır ve temsil ettiğinin menfatlerini gözetmesi beklenir. Delege modelinde, delege başkalarının açık önerilerini ve talimatlarını alarak başkası adına hareket eder. Kendi tercihlerini uygulayamaz. Satış temsilcileri ve büyükelçiler delege modelinin örnekleridir. Vekâlet modeli, demokraside bilhassa yeri olan modern yöntemdir. Partiler seçime girer, biri seçimi kazanır. Kazanan partiye hallın seçime girerken ilån ettiği programı uygulama hak ve yetkisi verdiği kabul edilir. Burada temsil yetkisine sahip olan bireysel parlementerlerden ziyade partidir. Son olarak, benzerlik modelinde, temsilcilerin, toplumsal özellikler bakımından temsil ettiklerine benzemeleri gerektiği düşünülür. Belli grupların ve o grupların tecrübelerini paylaşanların yalnızca o grubu temsil eden partiyle örtüşebileceği kabul edilir. Her bir temsil türünün avantajları ve dezavantajları vardır. Modern liberal demokraside temsil daha ziyade vekálet modeli olarak karşımıza çıkar.”
Sayfa 47 - Siyasî Yönetim Biçimleri·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan, Allah (c.c.)ın hükümlerini icra etme ve O'nun rabbani emirlerini uygulama hususunda O'na vekalet ettiği için "halife" diye isimlendirilmiştir.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Din
Descartes'tan Bergson'a kadar gelen fikir silsilesinin feyizli iklimi içinde yoğrulmuş bir yetiştirme sistemi, dış çizgileriyle bir başka aleme tatbik edilemez. "İki kere iki dört eder" hakikatinin bile İngilize, Fransıza, Almana, Amerikalıya ve Türke göre değişik birer cephesi vardır. Kökü Şarka ve İslam ideolocyasına bağlı Türk cemiyeti, Avrupalılaşmak diye bir hadise karşısında kaldığı günden beri azametli bir maarif meselemiz var. Meselenin tarihi Tanzimat'ın başıdır. İlk Osmanlı Maarif Nazırından beri bu mesele; ya üstün körü tedbirler almayı bilmiş açıkgöz şahıslar elinde örtbasa uğrayarak yahut hiçbir şeyin farkında olmayan basit idare adamları elinde patlak vererek bugüne kadar geldi. Bilhassa arada harf inkılabı, tarih harmanı ve dil ihtilali gibi hadiselerle, tam bir kıyametten tam bir nizam doğurmaya mecbur edilmiş bir nezaket kazandı. Ben iddia ediyorum ki; kendi zaman ve mekanı içinde fevkalade bir sistemin mümessili olan medreseden sonra, Tanzimat'la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet'le devam eden maarif idarecileri, hele son 15 sene içinde, emrivakiler karşısında apışmış birer hamarat veya tembel mankenden başka bir şey olamamıştır. Kök davası tamamen müşahhas olan öbür vekaletler arasında, kök davası tamamen mücerret olan Maarif Vekaleti; ya rejimin yüzünü güldürücü bir kahramana yahut da işi oluruna bağlayıcı bir vurdumduymaza muhtaçtı. Birinci takdirde ön vekalet, ikinci takdirde de arka vekalet olmaya mahkumdu. Nitekim seri halinde ikinci soydan mümessillere sahip olmuş ve becerikli vekaletler manzumesi içinde ikinci cinsi temsil edegelmiştir. Maarif meselemizin kökünü ve çapını müdrik olarak bu makamı kabul edecek şahıs benim nazarımda bir kahramandır. Ölçü: __Son derece muğlak bir intikal davasının sistemini temsil
Sayfa 140 - Haziran 2010, “Aksiyon Serisinden: MAARİF MESELEMİZ - 2”, b.d.y·Kitabı okudu
Çerçeve
Yoksullara dağıtılan eti et bayramı sanmak.. ne büyük cahillik..
1. SORU: Kurban bayramında kurban kesmek gerekir mi? 1. CEVAP: Kuran’da kurban bayramı diye bir bayramdan da, böyle bir bayramda kurban kesilmesinden de bahsedilmez. Kuran’da geçmeyen bir uygulama ne farz, ne vacip, ne de sünnet diye dinselleştirilebilir. Fakat bu bayram Müslümanları kaynaştıran yapısıyla Kuran’ın koyduğu hedeflere hizmet etmektedir. Bu yüzden bu bayramlara sahip çıkılıp, bu geleneğin yaşatılması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca kurban kesilmesi Kuran’da olumlu bir şekilde karşılanmaktadır; kurban kesilirse etinin muhtaçlara dağıtılması isabetli olacaktır.
Sayfa 475 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Şer'i niyabet, vekâlet akdinde olduğu gibi icab ve kabul ile değil, dinin bir emri ve içtimai bir görev olarak kendini gösterir. Naib, menubun anhın yerine tasarrufta bulunmayı ve onu korumayı şer'an tekeffül etmiştir.
Sayfa 130 - A.H.İ. Yayıncılık (2006)·Kitabı okuyor