İçimizdeki Şeytan kitabından Alıntılar
Puan vermedi
S14 En akıllımızın kafası bile bizden evvelkilerin depo ettiği bir sürü bilgi ve tecrübenin ambarı olmaktan ileri geçemez. Yaratmak istediğimiz şey de bu mevcut malları şeklini değiştirerek piyasaya sürmekten ibaret. Bu gülünç iş bir insanı nasıl tatmin eder bilmiyorum. Bize ziyasını beş bin senede gönderen yıldızlar varken, en kabadayısı elli sene sonra kütüphanelerde çürüyecek ve nihayet beş yüz sene sonra adı unutulacak eserler yazarak ebedi olmaya çalışmak, yahut üç bin sene sonra, kolsuz bacaksız, bir müzede teşhir edilsin diye, ömrünü çamur yoğurmak ve mermere kalem savurmakla geçirmek bana pek akıllı işi gibi gelmiyor. İstihza: hicivli ifade S22 "Ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu. Maada: başka Beşibirlik 191k 30 Kasım kuru Yeknesak: tekdüze Vuzuhsuz: belirli belirsizS36 Her söyleyeceği sözün, mukabelesi imkânsız bir cevapla karşılaşacağını derhal anlamıştı. Suiniyeti esas olarak kabul eden ve bir insanın dürüst, samimi ve namuslu olabileceğine ihtimal vermeyen bir kimseye karşı kendini müdafaa edebilmenin hazin imkânsızlığı onun elini kolunu bağlamıştı. S37 bu çocukların nasıl olup da başka birine bu derece ehemmiyet vererek bütün kafalarını onunla alakadar edebildiklerini anlayamıyordu. Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri, korkuları ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi? Halbuki bütün arkadaşlarının gözünde sanki sihirli bir gözlük vardı ve onların kendilerini görmelerine mâni oluyor- du. Bu kadar ahmakça bir körlüğe başka türlü mana verilemezdi. S41 Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Puan vermedi
"Toute la sagesse humaine sera exprimée dans ces deux mots N'oubliez jamais : attendez et espérez ! » Ce que j'ai lu, qu'est-ce que j'ai terminé <3 Si je dis que je viens de lire un roman, il serait certainement incomplet. J'avais l'impression d'avoir regardé un film ou une série à long terme. Même si vous lisez, écoutez et regardez pendant des heures, il se passe des choses dont vous ne vous lasserez pas ; c'est exactement ce qui m'est arrivé, comte de Monte-Cristo (ensemble de 2 volumes) Comme c'est beau la valeur d'espérer et d'être patient sur un chemin tracé avec un sentiment de vengeance. Chaque partie est un événement distinct et l'intersection des événements les uns avec les autres Il a eu beaucoup de succès. Lorsque vous êtes sur le point de terminer le livre, regardez la série Ezel tout de suite. J'ai commencé, je ne sais pas quelle sera mon opinion à la fin de la série, mais je suis définitivement du côté où les livres prévalent dans les films et les séries adaptés à partir de livres et inspirés :) Mon Edmond ne ferait pas ça dans le premier épisode Je n'arrêtais pas de dire. Il s'est installé dans un tel endroit que pour moi, je recommanderai particulièrement à tout le monde de le lire sans effrayer le travail, le caractère et le volume, je le fais :)
Alıntı
Monte Kristo - 2Alexandre Dumas · Timaş Yayınları · 199237,2bin okunma
Reklam
Aaahhh be Lavinia
8/10
·80 syf.··
2025 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 23:01
11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet'in üyelerindendir. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi'ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazısı Servet-i Fünûn (Uyanış) dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi'ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 1962'de Mehmet Ali Aybar öncülüğünde kurulan Temel Hakları Yaşatma Derneği'nin kurucularından oldu. 28 Ocak 1981'de hayata veda eden Özdemir Asaf'ın ilk eşi Sabahat Selma Tezakın'dan Seda isimli bir kızı; ikinci eşi Yıldız Moran'dan ise Gün, Olgun ve Etkin adında üç oğlu vardır. Şiir kitapları Dünya Kaçtı Gözüme (1955) Sen Sen Sen (1956) Bir Kapı Önünde (1957) Yumuşaklıklar Değil (1962) Nasılsın (1970) Çiçekleri Yemeyin (1975) Ben Değildim (1978) Bugün ve Bugün (Yayımlanmamış şiirler) (1984) Benden Sonra Mutluluk (Yayımlanmamış şiirler) Çiçek Senfonisi (Toplu şiirler) (2008) Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum (Kendi sesinden şiirler) (2012) Yalnızlığa Övgü (Yalnızlık Paylaşılmaz) Lavinia Etika Yuvarlağın Köşeleri (1961) Yuvarlağın Köşeleri-2 (Ölümünden sonra) (1988) Öykü Dün Yağmur Yağacak (Ölümünden sonra) (1987)
Edebiyat
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 23:50
#kahramanımadokunma Ön sipariş peşinde koştuğum, kargosunu camda balkonda beklediğim, kapağını büyük bir heyecanla açtığım ancak yorumlamaya elimin de dilimin de varmadığı bir kitap Yırtıcı Kuşlar Zamanı Tam bir İngiliz yapımı film gibi... Dram, kasvet, hüzün, hayal kırıklığı. Ayyh! Neyse bi durup soluklanıyoruz önce dostlar! Bi dk durun... Öncelikle; kitabın konusuna değinmeyeceğim zira onu zibilyon tane yorumda yazdılar. Ahmet Ümit in verdiği mesajlara, toplumsal ve kurumsal yozlaşmalara tepkisini göstererek "Soylu"ca vurduğu demlere, cesur kalemine, akıcı anlatımına değinmeyeceğim. Bahsedeceğim tek şey okurken yaşadığım duygusal çöküntüler olacak! Son zamanlarda, sevdiğim tüm yazarlar hayran olduğum ana karakterlerinin aciz yanlarını gözler önüne seriyor. Jean-Christophe Grangé "Pierre Niemans"a yaptı bunu, John Verdon da "David Gurney"e... Şimdi de Ahmet'im Ümit'im "Nevzat Başkomser"ime yapıyor. Yahu neden? O benim en güzel abimdi, O benim kalender başkomserimdi, O benim Nevzat babamdı... "Bir insanın yaşayabileceği en korkunç aydınlanma anı, babasının da insan olduğunu... Etiyle kemiğiyle insan olduğunu keşfettiği andır muhtemelen." diyor ya hani Dune serisinin ilk kitabında... Ya ben bu aydınlanmalara henüz hazır değildim ki... Niye yapıyorsunuz bunu? Neden yaptın Ahmet Ümit ? Evet, Beyoğlu'nun En Güzel Abisi de insan. Onun da büyük kayıpları, altında kaldığı enkazları var. Ruhu yorgun, kalbi durgun... Ama yine de onu bu derece çırılçıplak okurun önüne atmaya kimsenin hakkı yoktu! Elim gitmedi o travmaları okumaya. Zihnim almadı cümleleri.
Polisiye
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,2bin okunma
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 00:23
Ca’feri bin Muhammed el-Hüseynî tarafından yazılan “Tarih-i Kebir” adlı bu eser,Timurlular tarihine ışık tutan önemli bir kaynak. Büyük Emir Timur’un meşhur Ankara Savaşı’nı da içine alan “Yedi Yıllık Sefer”i (1395/96 ila 1402/3) ile başlayan anlatı,Emirzâde Şahruh’un saltanatının ve hayatının son yıllarına (1446) değin yaşanan hadiseleri içermektedir. Bu tarihi kaynakta İran-Azerbaycan-Irak-Mısır-Ak ve Karakoyunlular,kısmen Osmanlı,Herat-İsfahan-Şirvan-Yezd-Kandahar gibi coğrafya,devlet ve şehirlerin 14.yüzyıl sonları ila 15.yüzyılın ilk çeyreğinde Timurlular hakimiyeti içerisinde çeşitli çarpışmalara sahne olduğunu görmekteyiz. Ulug Bey,Ali Kuşçu,Baykara gibi ilim ve sanata değer vermiş tarihi şahsiyetler yine bu anlatıda adı anılan kişilerden. Bir “zafername” olmasının yanında o dönemde yaşanan veba salgını,aşırı soğuk veya sıcak yıllar,siyasi mücadeleler anlatıya ayrı bir canlılık katıyor. Timurlular Devleti’nin kuruluş yıllarını merak edenlerin bu eseri de mutlaka okuması gerekir. Ek:Eserin sonunda tıpkıbasımı bulunmaktadır.
Tarih
Tarih-i KebirCa'feri b.Muhammed el-Hüseyni · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 201118 okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
Niviskar Nihat Gultekin xebata xwe'y lêkolin û berhevkariyê . A li ser Gelî, wek rêzepirtûk berhev kiriye û bi wî teherî jî çap dike. Dîwarê Me jî Hilweşandin pîrtuka sêyemine(3.)Di vé berhemé de 17 kesan re hevditîn pêk aniye. Ev kes piranî kesê nivşa duyeminin. Tenê şehidek dema siyaseta gelî de hebûye. Ew jî pênç salî buye. Yanê tiştek nayê bîrê. Ew jî wekî şahidên din mezinê wan çawa ji wan re gilîkiriye, ew jî heman giliyê radigihînin. Ê kû bavê wan lê xilas buye, êku ca wan. Axir nivşa duyeminin ,ên mexdurê siyaseta gelî .Di vê pirtukê de niviskar zêdetir li ser hewldanên Muhyedin Akmaz: Ên lêkirina dîwarekî li Adaxeybê disekine. Muhyedin Akmazê bavê wî (bin çendekê neferê malbata xwe de maye û mirinê xilas buye ) dema ew zarok buye. Çi hatiye serê wî û malbata wî. Hemû livo livo Muhyedin Akmaz re gilî kiriye. Muhyedin Akmazê bin bandora van bîranînê bavê xwe de mayî. Dixwaze diwarekî li Adaxeybê lê ke. "Bi xwe bav û kalên min jî tê de ne. Li vir qetlîamek hatiye çêkirinê, bav û kalên me li vir hatine kuştine. Bila ew tiştana neyne ji bîrkirinê, bila hefiza gelê Kurd de bimîne, min loma xwast ez surê çêkim. Yek jî min ber çavê xwe ditiye em xelkê wî gundîne" (r.207). Lê mixabin ev yek alî dewletê tê astengkirin. Ew dîwarê hatî lêkirin jî tê hilweşandin. Xwe navê pirtukê jî. Ew hevoka Muhyedin Akmaz "dîwarê Me jî Hilweşandin" tê. Niviskar bêyî kû behsa pêvajoya biryargirtinê : Ka bi çi hestê bi çi ramanê, ev biryar girtiye û derketiye vê rêye ,bike. Destpêka berhemé de mexset û mirazê xwe, rê û rêbaza teknîka xwe eşkere kiriye . Dema derbasî çîroka şahidekî dibe pêşîyê gala wê/wî şahidî û çiroka xwe a çawa xwe gihandine şahid dike. Piştre dora xeberdanê dide şahid. Dema şahid xeberdide kêm caran dikeve navberê. Ev yek jî dibe sedema herikandine ke
Lêkolîn
Dîwarê Me Jî HilweşandinNihat Gültekin · Doz Yayınları · 20233 okunma
Reklam
Reklam