şaziye..

şaziye..
@verbavolentscriptamanent
"kendi sokaklarında kıblesiz yolcu" youtu.be/EHDAATXaY8E?si=... youtu.be/gWoR_2x3EwA?si=...
"..ve ben sana doğru bakıyorum, sen ki güneşin ateşten çemberinde olansın; zamanı hatırla, gecenin bizimle dağa çıktığı, hatırla o zamanı, şimdi neysem eskiden de o olduğumu bir düşün: bir hapishaneler ve kuleler ustası, porsuklarda bir soluk, denizde bir sarhoş, ve bir söz, o senin yanarak yaklaştığın..." Paul Celan (Su ve Ateş)
"Arzulamak (desire) hiçbir suretle negatif içerikte ele alınamaz. Aksine insanın başkalaşma, ötekine geçme, ötekini kendine katma, ötekiyle buluşma gibi daha birçok varsıllığının hareket zeminidir. Arzulamayanların alanı, istediği kadar aziz kılınıp övgüye lâyık görülsün, tümüyle mezarlarla doludur. Arzu, tamamlanmamışlığın kusuru olmaktan çok, sürekli yenilenmenin ve özgürlüğün teminatı olarak kusursuzluğun belirlenimidir. Arzu, ebedî hareketin temsilidir. Onun aradığı şey her ne ise bulduğunda o olmaktan çıkar, kendi tatminini sonsuz kez tehir ederek kendini yeni olana açar. Arzulamak başkaya açılmaktır."
Arzunun Psikomitolojisi, Destek Yay. - Ocak 2025 s. 24 / Arzu Kavramı·Kitabı okudu
"Arzu, dürtüye ya da içgüdüye indirgenemez. O, logos'la ilişkili olarak belirir ve Spinoza'nın üzerinde durduğu gibi, bilinçsiz bir arzudan bahsedilemez. Arzu, eksikliğin bilincinde olmaklıkla aynı şeydir. Arzunun akılla olan ilişkisi süregiden bir düzen içermediğinden çoğu zaman bu ilişki bir alt etme ilişkisine dönüşebilmektedir. Bundan kaynaklı ortaya çıkan kusurlar ve bu kusurların nasıl giderileceği ise halihazırda devam eden bir problemdir. Platon Phaidros diyaloğunda bu ilişkiyi bir mit üzerinden anlatır. Psukhe'nin kanatlı bir at arabasına benzetildiği bu mitin içeriğinde atlardan birisi hırçın, uyuma direnen iştahları ve arzuları yani epithumia'yı simgeler. Diğeri ise uysal ve sürücünün daha çok hizmetinde olan öfke gücüne karşılık gelen thumos'tur. Atlar arasındaki uyumun yitirildiği durumlarda psukhe'nin uçmak yerine düşüşe geçtiği gözlenir. Fakat bu ilişkide kabahatli olan arzunun kendisi değil sürücünün yani akıl etme süreçlerini sağlayan ruhun akılsal yönü olan logistikon'dur. Platon'un aradığı, arzu ve iştahların bastırılması, yok sayılması ve buna bağlı bedenin suçlanarak kötülenmesi değil; daha çok yetiler arasında sağlanması gereken bir uyum ve bu yetilerin psukhe dönüşümünde yetkinleştirilmesidir."
Arzunun Psikomitolojisi, Destek Yay. - Ocak 2025 s. 23 / Arzu Kavramı·Kitabı okudu
"Husserl'in dediği gibi bilinç nasıl ki her zaman bir şeyin bilinciyse arzu da her zaman bir şeyin arzusudur. İnsan, en temelde arzulayan bir varlıktır. Bir arzulayanın bulunduğu alanda bir de arzulanan bulunmaktadır. O halde kimin ne sebeple neyi arzuladığı üzerine düşünmek de tüm pratik felsefenin hesabını vermek gibi zahmetli bir uğraşı gerektirir. Hegel'de ele alındığı şekliyle arzunun dolayımı, ilkin herhangi bir şeyi istemekle başlasa da zamanla duyusal dünyadan kendi üzerine döner ve kendisinde olanı, yani kendisini ister. Bu da tarihsel bir sürecin sonucudur. Belki de tüm tarih, arzunun yalın halinden çıkarak form kazanmaya başladığı süreçlerin, buna bağlı karşılaşmaların, dirençlerin, çatışmaların ve farklı uğrakların tümünün bir sahnesi olarak ele alınmalıdır. İnsanın her şeyden önce bir arzu varlığı olması, onu arzuladığıyla diyalektik bir ilişkiye sokar. İşte bu ilişki açısından, hiç de rasyonel olmayan, mantık diskurlarına sığmayan, ölçüye gelmeyen ve normal olana direnen iştahın irrasyonel yapısı, insan olma süreçlerinde biyolojik olanla tinsel olan arasında çatışmalı, gerilimli bir süreci var eder. İster mitosun içindeki haliyle, isterse dinlerin aktardığı şekilde ele alınsın (ki bu iki aktarım birbirinden ayrı düşünülemez), arzunun varlığına yüklenen anlam, ilk haliyle olumlu bir içerikte karşımıza çıkmaz. Belki de reddedilen arzunun yalın formudur. Arzu genel sunumunda insanı kötü yollara düşüren, toplumsal olandan uzaklaştıran, onu bir değer varlığı olmaktan çıkartıp çıplak yaşama indirgeyen, endişenin ve korkunun kaynağı olan bir içerikte sunulur. Çoğu dinî anlatıda ele alındığı şekliyle Âdem ile Havva'nın cennetten düşüş miti de bu olumsuz içeriğin temel sunumu olarak karşımıza çıkar. Antik Yunan'da bedene (soma'ya) düşüşün bir hapishaneye
Arzunun Psikomitolojisi, Destek Yay. - Ocak 2025 s. 21, 22 / Arzu Kavramı·Kitabı okudu
"İnsan olma macerası, mitlerin dilinde birçok imge ve sembolle anlatılagelmiştir. İnsanın hazır bulduğu dolayımsız algısı, doğayla ve giderek kendi başkasıyla girdiği ilişkide parçalanır ve süreç içerisinde yeniden ama bu kez bilinçli olarak kazanılması gereken birlik arayışına dönüşür. Bu bir anlamda cennetten düşüş mitidir. Düşüş ve kendine yaslanarak yeniden kalkış, insan olmanın tarihi serüvenidir. Bu serüven, insanın kendinde bir bütünlenme, bütünlük arayışı olduğu kadar tanık olunan evren karşısında da bütünsel bir anlatı arayışı olacaktır. İnsan bu macerasında birçok dil ve anlam sferinde kendine yuva yapmak, burada bir süre oyalanmak ve kendinden râzılığı üzerinden bu dil ve anlam şemsiyelerinin hakikiliğini sınamak zorunda kalır. Aradığı kendi bütünlüğü ve kendinden râzı oluşudur. Tüm teogoni ve kozmogoni anlatıları, yaratılış mitosları, kahraman yolculukları yeni bir kendilik kavrayışı için seferber edilir ve buna bağlı olan birçok tanrı imgesi, birçok büyük anlatı, etik-politik çerçeve de yolun döşemesi olarak çoğu zaman geride bırakılır. İnsanın anlam arayışında örtükten açığa çıkışın aşamalarından biri de mitos evrenidir. Mitler, dünyanın sınırlarını belirleyen, onu bizim için anlamlı kılan anlatılar olarak bugün de varlığını zorunlu olarak sürdürür. Zorunlu olmasının sebebi, insanın bir akıl varlığı olarak doğmayıp bilincin iç örgütlülüğünü zamanla elde edecek olması ve bu süreçte de imge ve simgeyle kurduğu ilişkide bu örgütlülüğün ilk çerçevesini mit üzerinden kuracak olmasıdır. Mitler, insan için ilk elden dünyayı yapılandıran, onu bizim için yabanıl olmaktan çıkarıp tanıdık kılan anlam bakiyeleridir. Sembolik anlatımlarıyla da tüm zamanlar için tüketilemez bir kaynak olarak anlaşılmalıdır. İnsan, logosun tezgâhında yaşamı dokuyacak ipliği, çoğu zaman
Arzunun Psikomitolojisi, Destek Yay. - Ocak 2025, s.13, 14 (*Mircea Eliade, Ebedi Dönüş Miti, İst. 2018, s. 16)·Kitabı okudu