Çocukluklarında sevilen insanlar, bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir, onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur. Bir emre itaat, asla bir sevgiyi doğuramaz.
Ruhanilik ve Allah'a tapma; maddeciliğin ve dünyaperestligin dayanağı oldu.
Kapitalizm, mal yığma, menfaatçilik, dalkavukluk, paraya tapma; insancılığın, maneviyatın, eşitliğin ve adalet savunuculuğunun dayanağı ve mazlum ve kimsesizlerin kurtarıcısı oldu.
Din ve kapitalizmin inanılmaz çelişkisi...
Burjuva bütün üstünlükleri parayla ölçen, paraya bağlayan, insanın bütün imkânlarının ve maddi manevi güçlerinin paradan kaynaklandığını bilen ve: "Bu işi yapan paradır, bu üstünlükleri temin eden paradır, bu değerleri yaratan paradır, ne ben,sen, ne de o!" diyen insandır.
Bu nedenle bir burjuva olarak ben parayı kendi hayatımın bir aracı olarak görmüyorum; parayla düşünüyorum, parayı kendi yaşamım olarak duyumsuyorum; çünkü kendim bizzat paranın aleti, aracı ve parçasıyım.
Paranın alinesi, yani para delisiyim.
Akla pranga vuran ve geçmişini güncelleştiremeyen dinci yobazlık,
İnsan severlikten uzak, ırkçı ve saplantılı etnik yobazlık,
Bilimi ilâh gibi görüp putlaştıran bilimci-teknokratik yobazlık,
Çıkarı için diğer halkları açlığa mahkûm eden kapitalist yobazlık,
Marks’ın düşüncesini pespayeleştiren sosyalist-komünist yobazlık,
Ve bugünün insanına hayatı zehreden, geleceğin insanını da şimdiden zehirleyen daha nice yobazlıklar…