7/10
·288 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:12
Kitabı okumaya başladığımda ilk sayfaları benim için pek ilgi çekici değildi. Ancak ilerledikçe ciddi bir ters köşe oldum. İlk başlarda sonunu tahmin ettiğime inandığımdan kitabın anlaşılır olduğunu sanmıştım ama öyle çıkmadı. Bu da beni şaşırttı. Ancak çoğu gizem yazarları gibi burda da yazar ana karakteri ilk sayfalarda sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi gösterdi. Açıkcası bu durumu sevmiyorum. Öyle olacaksa kahraman bakış açısından değil de tanrısal bakış açısından yazılmasının daha mantıklı olduğu kanaatindeyim. Diğer türlü kandırılmış gibi hissediyorum. Onun dışında kurgu güzeldi. Yazarı ne anlatımını zaten seviyorum. Güzel bir gizem kitabıydı.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
9/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:22
“Bir kimsenin kırıklarını ve zayıflıklarını gören insanoğlu, bu kişinin acılarına taş atmaktan ve onu daha çok kırmaktan asla çekinmezdi.” Herkese Merhaba Mater serisinin son kitabı olan Dura Mater kitabı da bitti ama beynim yandı resmen. Çünkü o kadar çok bilgi içeriyordu ki özellikle bu bilgilerin bize kurgular yoluyla anlatılmış olması anlamamızı kolaylaştırıyordu. Kurgunun sonunu sevemedim çünkü sonunda bir yapay zeka insanı alt etti. Yapay zekada insanların ve teknolojinin ne kadar ileri gidebileceğini okurken tüyleriniz diken diken olacak. Her ne olursa olsun bir program bir kodlama desekte vallahi korkmadım desem yalan olur. Beynimizin karmaşık yapısını ve yapay zekanın birbiri arasındaki bağlantılarla anlatılan bu kitabı okumanızı daha doğrusu bu seriyi okumanızı öneririm.
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·531 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:18
İletişim yayınlarının baskısını okumaya başladım. Cemal Süreya çevirisi ile... İletişim yayınlarının, diğer yayınlarından farkı hem dönemin önemli olaylarını hemde yazarın hayatını paralel bir biçimde aktarması. Kitaba hem önsöz, hem de sonsöz, eklenmiş.Önsözde kitaba dair değil de daha çok yazar'a dair bilgi verilmiş. Rougon-Maquart bir dizi roman, meyhane bu diziden sadece bir tanesi. Bu kitap 1877 yılında yayımlandı. Meyhane kitabına dair: Meyhane (Assommoire), Zola’ya ün kazandıran en önemli yapıtlarından biridir. Meyhane, yayımlandığı yıllarda Fransa?da büyük bir tartışma başlatır. Fransız yazarları birbirine düşüren roman, ülkenin edebiyat dünyasını da ikiye böler. Ama yazarını ne kadar olumsuz eleştirenler olursa olsun halk, romanı sahiplenir ve takip eden bir yıl içinde roman tam otuz sekiz baskı yapar. Karşı çıkanların büyük çoğunluğu, Zola?nın işçi ve emekçilerin güçlüklerle dolu yaşamını yalın bir şekilde ele almasını eleştirmiştir. Emile Zola?nın işçi sorunlarını farklı bir bakış açısıyla ustaca ele aldığı bu eseri, ilk çıktığında kendisine yapılan bütün eleştirileri unutturdu ve zamanla bir klasik oldu. Ayrıca o dönemde, Amerika?da işçi sınıfının yaşamının konu alındığı roman türünün doğmasına da neden oldu… Eserde yazar, Paris?in arka sokaklarında yaşayan eğitimsiz işçi ailesinin çöküşünü gözler önüne seriyor. Kendi başına ayakta durmak isterken hep sığınma ve daha rahat yaşama umuduyla yanlış adımlar atan bir kadın ve geleceği düşünmeden hatta kendi emeğine sahip çıkmadan yaşayan erkekler. İçkinin insanlara ne derece zarar vereceğini anlatmış yazar, hatta eserin sonlarına doğru açık bir nasihat dili ile anlatmış bunu. Ekonomik anlamda gücü olmayan insanların içkiye bulaşınca acımasızlaştığını ve zamanla tüm değerlerini, insani duygularını unutup
Edebiyat
MeyhaneEmile Zola · İletişim Yayıncılık · 20224,700 okunma
Iago şeytandan 5dk önce doğmuş resmen
Puan vermedi·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:24
bazen en çok güvendiğimiz, en samimi bulduğumuz kişiler, söyledikleri birkaç sözle hayatımızı ve ilişkilerimizi etkileyebilir. hayatta da zarar veren insanlar her zaman bize net bir şekilde görünmez Othello’nun en dikkat çekici karakteri çoğu okura göre Othello değil, Iago’dur. insanları çok iyi gözlemleyen Her karakterin korkularını, zayıflıklarını ve zaaflarını fark edern Daha sonra bunları kendi çıkarı için kullanan bi karakter yaratmış . Shakespeare . Bir öfkeye, hırsa yenik düşen biri insanların hayatlarını nasıl kendini karanlıklığına hapseder ? Bu karakter bana Dorian grayin potresindeki lord hanryi anımsattı . karşılarındaki kişinin zayıf noktalarını fark ederek sözlerle zehirleyip onları manipüle etmesi aklıma getirdi. Tabi İago sonucunun nelere yol açacağını bildiği halde bu kötülüğü yapıyo. Onun bu kötülük hırs şaka mı? … Onun en güçlü özelliği yalan söylemek değil, insanlara kendi yalanlarına inandırmaktır. Iago çoğu zaman doğrudan suçlama yapmaz. Bunun yerine küçük imalar bırakır, şüphe uyandırır ve insanların kendi sonuçlarına ulaşmasını sağlar. Böylece kurbanları, aslında Iago’nun düşüncelerini kendi düşünceleri sanırlar.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 22:20
“Onu elinde tutanı aydınlatan bir mumdur tecrübe.” Kimler sever: Derin anlamlar arayan, sembolik anlatımları sevenler Kimler sevmez: Her şeyi açık açık anlatan, uzun romanlar bekleyenler Fransız iş adamı, Çin’e yaptığı bir iş gezisinde otelin tuvalet görevlisi Bayan Ming ile tanışır. Bayan Ming, sohbetlerinde on çocuğundan bahseder. Ama Çin’de tek çocuk yasası vardır… Tek bir yasa, milyonlarca hikâyeyi susturabilir mi? Aile olmana bile karışan bir sistem ve kalabalık aile düşleyen bir kadın. Kısacık ama düşündüren, sarsan bir hikâyeydi. Schmitt, “gerçek nedir?” diye sormuyor sadece, “inançla yarattığın şey de bir gerçek olabilir mi?” diye fısıldıyor. Kat kat açılan küçük lahanam
1000Kitap
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Kuzu Postuna Bürünmüş Kurt?...
10/10
·456 syf.·
2026 48. kitabı
Kitabın kim tarafından yazıldığını bilmesem, görmesem, bir Agatha Christie veya Stephen King karışığı klasik bir dedektif- polisiye romanı okuduğumu zannederdim. Öncelikle mükemmel ötesi bir beyin egzersizi yaşadığımı belirtmem gerekir. Sanki Labirent: Ölümcül Kaçış'dan bir türlü çıkamıyordum, insanı içine çeken bir konusu var çünkü ve inanın hiç çıkmak istemiyorsunuz. Roman şu şekilde başlıyor; Hafıza kaybı yaşayan bir adam ormanda uyanır ve Anna adında birini çağırır. Kendi adını dahi hatırlamayan kahramanımız önceki hiçbir şeyi hatırlamaz haldedir. Bir malikaneye ulaşır ve oradaki tanıdıkları ona Blackheath Malikanesi'nin sahibi Hardcastle ailesinin verdiği bir partiye katılan Sebastian Bell adında bir doktor olduğunu söylerler. Uyuduktan sonranın sabahı kendini bir uşağın bedeninde bulan ana karakter, artık önceki günün sabahında kendini bulur. Kendisinin gerçek adının Aiden Bishop olduğunu ve Evelyn Hardcastle cinayetini çözmek için sekiz gün boyunca sekiz farklı parti konuğunun, yani "ev sahibinin" bedenine girmesi gerektiğini öğrenir. Eğer sekiz gün içinde bu gizemi çözemezse, süreç yeniden başlayacak ve hafızası silinmiş olarak Sebastian Bell'in bedeninde tekrar uyanacaktır. İşin ilginç yanı, katilin kimliğini ortaya çıkarmak için yarışan iki kişi daha olduğunu ve sadece bir kişinin Blackheath'ten ayrılmasına izin verileceğini de hesaba katmıştır artık. Katilin kim olduğunu son âna kadar karakterle birlikte bulmaya çalıştım ve ne yalan söyleyeyim hiç beklemediğim sonuçla karşılaştım diyebilirim. Hani derler; "Kuzu postuna yatan kurd" misali tamda o katil için söylenebilirdi. Bu sürükleyici ve eğlenceli bir deneyimi bana yaşattığı için öncelikle canım arkadaşım Demet'e çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir deneyimdi benim için. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız
Düşünce
Evelyn Hardcastle’ın Yedi ÖlümüStuart Turton · İthaki Yayınları · 20201,493 okunma