Andrey Voznesenski

Andrey Voznesenski

Yazar
8.9/10
21 Kişi
·
45
Okunma
·
26
Beğeni
·
1.785
Gösterim
Adı:
Andrey Voznesenski
Unvan:
Şair
Doğum:
Moskova, Rusya, 1933
Ölüm:
Moskova, Rusya, 1 Haziran 2010
Andrey Andreyeviç Voznesenski (d. 12 Mayıs 1933, Moskova - ö. 1 Haziran 2010, Moskova) Rus şair.

OZA adlı uzun şiiriyle Türkiye'de de oldukça iyi bilinen bir şairdir.

Vosnessenki, Pesternak ve Mayakovski sonrası kuşağın en belirgin ve özgün Rus şairidir. Sovyet yöneticileri tarafından sık sık yeteneğini kötüye kullanmakla suçlanmış, ve 1960'larda stadyumları dolduran kalabalıklar önünde kovboy çizmeleriyle yaptığı şiir gösterileri yasaklanmış olan Sovyet komunist rejiminin muhalif seslerindendir.

Şiiri tarz olarak Amerikan Beat kuşağı şiirleriyle benzerlikler gösterir. Bu nedenle de o dönemin Amerika şairleriyle ve şiirseverleriyle de iyi diyaloglar kurabilmiştir.

30 Haziran 2004'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zamanında komünist otorite ile çatışan, Sovyet döneminin popüler ozanı Andray Vosnessenki’ye törenle Devlet Madalyası taktı.
İkimiz birlikteyken, geleceğin senden bana aktığını duyumsuyorum, benden de sana - kum saatiyiz sanki.
Andrey Voznesenski
Sayfa 41 - Ve Yayınevi - 2. Basım: Nisan 2017, İstanbul
Hala bana doğru gelirmiş gibi görünüyorsun.
Andrey Voznesenski
Sayfa 41 - VEYAYINEVİ / 2. Basım: Nisan 2017 / Çeviri: Ülker İnce
144 syf.
Merhaba arkadaşlar.
İnceleme yazmayacaktım normalde ancak kitabı aynı anda okumaya başladığım arkadaşım ısrar edince bir şeyler karalamaya karar verdim. Amaç kesinlikle okumaya teşvikle alakalıdır. Beğenilmek, paylaşılmak hoş şeyler ancak böyle az bilinen kitaplar için tek ve yek isteğim okunması. Sitemizde az biliniyor pardon hiç bilinmiyor olsa da Rusya’da baya ünlü bir şair. Bu güzelim kitabı bu kadar seveceğimi bilseydim muhakkak yanıma not defterimi alıp notlar tutardım. Ancak bulduğum her alıntıyı buraya dökerek serinlettim içimi. Biliyorum pek sevmiyorsunuz durmadan alıntı yapanları – ben de bazen bunalıyorum – ancak yapacak bir şey yok. Müfredata uyun! :)

İkinci dünya savaşının o yıkıcı etkisi şair Voznesenski’yi de olumsuz etkilemiş, yaşadığı yeri terk edip çok farklı bir coğrafyaya göç etmiş. Zaten şiirlerinde de savaşın etkisini görüyoruz. Gogol, Çehov, Dostoyevski, Boris Pasternak gibi Rus – Sovyet yazarları da o güzel anlatımına bezemeyi ihmal etmiyor. Şiirlerin olmazsa olmaz şehri Paris’te yine bizimle. Boris Pasternak şairin öğretmeni konumunda. Nasıl Ahmet Hamdi Tanpınar Yahya Kemal’in bir portresi gibiyse Voznesenski de Pasternak’ın bir yansıması.

Savaşın içinde aşk, aşkın içinde savaş, belirsizliğin içinde suretler, suretler içinde köprüler, köprülerin ardından gelen iç çekişler, hayaller, cenazeler. Kazanansızdır ve daima kaybedenleri barındırır ya savaş, aşkta biraz öyledir. Zaten iki yüreğin çarpışmasıyla başlar duygu fırtınası, duyguların ve hislerin o karmaşasındaki düzensizlikten gelen muhteşemlik sarıp sarmalar insanı. Bir de ölüm vardır, kesindir. Bir belirsizliğin içindeki kesinlik. Muhakkak surette gelecek olanın kesinliği, ne zaman geleceğini bilmeyişin getirdiği belirsizlik. Hepimiz kendimizi birer Atlas addederiz. Taşırız dünyayı sırtımızda ancak Prometheus’u da kıskanmıyor değiliz. Sevdiğine getirdiği ateşin sonradan yüreğini dağlaması, cehennemlere sahne oluşu. Haa bir de milyon farklı etnik yapıyla Sovyetler. Lenin, Stalin, Gorbaçov gibi canilerin ülkesinden olmak. Milyonlarca insanın tek nefeste gözlerini bir daha açmamak üzere kapatması. Sadece iki dudak arasına sıkışmış yaşamlar. Bunlardan sıyrılıp göç etmek bilmediğin yerlere. Voznesenski biraz yaşam biraz ölümün arasında sıkışmış kalmış. Küsüratları tamam, tüm tamamları ise eksik bir şair. Yalın ayak bir ateşi henüz sönmüş bir közün üstünde yürümenin getirdiği ıslak gözyaşları.

Kendinizi aramanın verdiği o ruhi rahatlık. Biraz kendinizi, biraz sevdiğinizi, biraz da 1945-1960 insanını bulacaksınızdır elbet. Şimdi 1 – 2 gününüzü bu adama ayırın. Neler diyor göz verin. İyi okumalar...
Özcan Alper’in ‘’Gelecek Uzun Sürer’’ filminden sonra aylarca kitabın ilk baskısını arayıp durmuştum. Bazı filmler bende kanserli bir hücre halinde yaşar (aynı şey bazı kitaplar için de geçerli tabi.) Asla çıkarıp atamam, büyür, büyür. Kitap filmin bir uzantısı halinde kafamda öyle bir yer etmişti ki, hatırlıyorum, bulduktan sonra, uzun bir süre, gittiğim her yerde benimleydi. Sonra tabi, içime mıhlanmış şu birkaç satırla hatırlayacaktım tüm kitabı : ‘’Ne korkunç bir başına düşünmek şimdi seni, daha da korkunç bir başına değilsen oysa. Selam Oza! ‘’
144 syf.
Güzel kitap ve dolu bir adammış vesselam, bu tanışma için sana teşekkür ederim.
Sözümü tuttum, ektedir.


Gerçekçi ve net ifadelerin adamı Voznesenski.
Üslup; iğneleyici, sert, özgün ve olduğu gibi.
Biçim; çok fazla sözcük oyunu barındırmıyor, sade.
Ele aldığı konular, sosyalist ve toplumsal bakış açısıyla Nazım Hikmet ve  Ataol Behramoğlu'nu, aşkın bir çok halini anlatışıyla Cemal Süreya'yı anımsattı bana.

Ve zihnime düşürdüğü cümlelerle küçük alıntılar:


Otoriteler, savaşlar, ölüm...

"kanlar üzerinde yürüyordu bir zalim sessiz çizmeleriyle."



Özgürlük, barış ve gelecek güzel günlere umut...

"Benim sevgili halkım, Dönüp bak ileriye!"



Kadının olduğu yer değil, görüldüğü yer...

"Bir kadını dövüyorlar. Böyle dövülür köle kısmı."



Görülebileceği yerlerden sadece biri...

"Ama temizdir onun yüksek ışığı,
gözüpek ve tanrısal'dır."



Bekleyişler, uzaklar, göremeyecek olmanın endişesi...

"hangi dertlere düştün sen orada, canım, sağ mısın, sapasağlam mısın?"



Düş ya da gerçek, aşk...

"dayanılır şey değil aşktan yoksun kalmak"



Şehirler içinde, şehirler kadar yalnızlık...

"yalnızsınız Paris'te her zaman,
gerçi tek başına değilsiniz hiçbir zaman"



Yasaklı okumaların tadı farklıdır, illa ki. Ama yasaklar yokken okumak da çok güzel...

"Toprağa veriyoruz şiirleri. Şiir yasaklananlara serbest."



Güzel bir idea!

"Keşke yarı yarıya azaltılsa sayısı budalaların hem senin ülkende, hem benim ülkemde."



Otoriteler değişiyor, peki dinler kalıyor mu?

"Gelecek için utanç duymaktayım ben:  kim bilir, başka bir inanç  bizi tekrar mahrum kılar kutsal olan her şeyden."



Yeryüzünde ulaşamadığımız eşitlik...

"mezara gireceğiz — eşit olacağız"



Mesafelerin katladığı özlem...

"Uzaklardaki ahizeye üflüyorsun
ve benim ufacık yakam, bak
senin soluğunla küçük bir bayrak gibi
çırpınmaya başlayacak."



Sahiden yapar mısın bunu?

"Sana kefil olurum
Yaşamın ve kötülüğün güçleri önünde ben."



Farklı bakış açıları, farklı teknikler, farklı hisler tanımak isterseniz, okumanızı tavsiye ederim.

Keyifli ve şiirli okumalar.
Sevgiyle.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Selam Oza!
"Gelecek Uzun Sürer" filmiyle tanıdım yazarı. Ahmet'in sesiyle okudum ara ara. Özcan Alper filmleri tamamen kazanımdır zaten.
Voznesenski kendisini bir palyaçoya benzetiyor ama ciddi bir amacı olan bir palyaço. İncecik ve özlü bir kitap. Tavsiyemdir.
64 syf.
“oza”, yunanca zoe (yaşam) sözcüğünden türetilmiş olan rus hıristiyan adı zoya’nın bozulmuşudur. ve ne muammaî bir nedenselliktir ki oza bey'in bana yüklediği sıfatsal adın da ta kendisidir*
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Selam Oza (Yunanca zoe yașam sözcüğünden türetilmiș. Selam Oza, evde, geceleyin
Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,
havlarken köpekler,yalarken kendi göz yaşlarını
Senin soluğundur duyduğum ses.
Selam Oza!

Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç
Bir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,
Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle?
Selam Oza!

Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?
Daha da korkunç,bir başına değilsen oysa:
Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.
Selam Oza!
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
️Andrey Voznesenski ‘ nin “ Oza “ adlı kitabı için Özdemir İnçe şöyle demiştir ; “Oza iç içe geçmiş bir sırılsıklam bir aşk şiiridir.Moyakovski’sen sonra Rus şiirinin biçimsel sınırlarını kıran devrimci bir şiiridir.Önem ve büyüklüğünü anlatmak için bu iki cümle bile yeter! “ demiştir.

️Oza adlı kitap yazarın ölümünden sonra tekrar yayınlamıştır.Bu kitap 1000adet basılmış ve tüm nüshaları numaralandırılmıştır. Kitapda en sevdiğim şiirlerden bir tanesi:
Gel Zoya, açıkça konuşalım seninle
Yollarımız ayrılacak nerdeyse;
Farklı yollara uzamasın yollar bir,
İnan, sonun başlangıcı geldi demektir.
Anımsar mısın Dubna’yı, ak kundaklar içinde,
Anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen
Anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden
Nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz
Bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde
Bir şey, artık kimseler yerine koyamaz.
Çok şeyler gördüm geçirdim: yağmurlar, gökkuşakları
Ufuklar kararırdı geçerken adım
Ve dostlar bana ihanetten nasıl da zevk alırdı
Ben bile bıkmış usanmıştım kendimden
Ama tüm bunlara karşın sen hep sen kaldın.
Anımsar mısın son şiir okuyuşunu, elveda der gibi?
Aşağılar, bağırırken onlar, sendin koşup gelen yanıma;
Eğer varsam bugün, ne derlerse desinler bana,
Gönül borcum da sensin, yüzkaram da
Acılar bir yalaz gibi sardığında gövdemi,
Bir suya atlar gibi daldım Riga’ya,
Dibindeyken suyun, soluğunla yaşattın beni,
İnce bir başak sapından, sapsarı, saçların gibi.
Kilometreler ayıramaz insanı, inan,
Birleştirir telefon telleri gibi;
Ama milimetrelerse ayıran,
Bağışlanmaz bir yazgıdır bu, beterin beteri.
Gerçekse acıların yakınlaştırdığı bizi,
İstemem kurtulmayı onlardan;
Ve diyelim ki sensin, ben değil
Dertlerin gerçekte izlediği.
Kendileri güvende değil ki bizi kurtaranların;
Ne çileler, ne üzünçler umurumda,
Bil ki tek düşüncem, yarın
Koruyabilmek seni kendimden fazla.
Sen misin değişen,
Yoksa ben mi?
Bütün geçmişimizden, geçmiş yıllardan,
Bir zamanlar biz olan o insan gölgeleri
Hüzünle el sallamaktalar bize şimdi.
96 syf.
·Beğendi·9/10
İLK AȘK
Așka düșmüștük.
Bir köylü kadının sabahlığı içinde.
Göbeğin göz kırpmaktaydı böyle bir ülkede.
Ve votka sızıyordu.
Bir bıçaktan dometes suyuna.
Ne var ki karıșmayarak ona.
Așka düșmüștük...

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrey Voznesenski
Unvan:
Şair
Doğum:
Moskova, Rusya, 1933
Ölüm:
Moskova, Rusya, 1 Haziran 2010
Andrey Andreyeviç Voznesenski (d. 12 Mayıs 1933, Moskova - ö. 1 Haziran 2010, Moskova) Rus şair.

OZA adlı uzun şiiriyle Türkiye'de de oldukça iyi bilinen bir şairdir.

Vosnessenki, Pesternak ve Mayakovski sonrası kuşağın en belirgin ve özgün Rus şairidir. Sovyet yöneticileri tarafından sık sık yeteneğini kötüye kullanmakla suçlanmış, ve 1960'larda stadyumları dolduran kalabalıklar önünde kovboy çizmeleriyle yaptığı şiir gösterileri yasaklanmış olan Sovyet komunist rejiminin muhalif seslerindendir.

Şiiri tarz olarak Amerikan Beat kuşağı şiirleriyle benzerlikler gösterir. Bu nedenle de o dönemin Amerika şairleriyle ve şiirseverleriyle de iyi diyaloglar kurabilmiştir.

30 Haziran 2004'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zamanında komünist otorite ile çatışan, Sovyet döneminin popüler ozanı Andray Vosnessenki’ye törenle Devlet Madalyası taktı.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.