Ümit Aktaş

Ümit Aktaş

Yazar
8.6/10
99 Kişi
·
248
Okunma
·
16
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
Ümit Aktaş
Tam adı:
Dr. Ümit Aktaş
Unvan:
Türk Doktor, Fitoterapi Uzmanı, Akupunktur Uzmanı, Yazar
Doğum:
Kırıkkale, Türkiye, 21 Kasım 1970
Dr. Ümit AKTAŞ (21 Kasım 1970, Kırıkkale), Fitoterapi Uzmanı, M.Sc., Akupunktur Uzmanı, M.D.

Eğitim
- Yüksek Lisans (Fitoterapi): Yeditepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fitoterapi Yüksek Lisans Programı, 2011.
- Lisans: Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, 1995. (Diploma No: 95-202; Diploma Tescil No : 81082)

1970 doğumlu olan Dr. Ümit Aktaş, Türkiye'de Fitoterapi uzmanı olarak eğitim alan ilk Tıp doktorlarından bir tanesidir.

Tıp Fakültesi eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Akupunktur Uzmanlık eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Fitoterapi Yüksek Lisans eğitimini ise Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde tamamlamıştır.

İstanbul’da kendi kliniğinde hasta kabul eden Dr. Ümit Aktaş, halen Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.
Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin %95'i bağırsaklarda probiyotikler tarafından üretilir. Bağırsakları tedavi etmeden depresyon tedavi edilemez.
2012 yılında yapılan bir araştırma uyku ilacı kullananların kullanmayanlara kıyasla daha erken öldüğünü ve kansere yakalanma risklerinin artığını gösteriyor.
Vücudumuzda stres hormonları dolaşırken zihninizin, hafızanızın tam randımanlı çalışmasını beklemeyin. Konsantrasyon bozukluğunun, hafıza sorunlarının nedenlerinden biri de kronik strestir.
312 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap okuma sıramı / planımı bozdum. Karadeniz kitap fuarından aldığım bu kitabı okudum
Yanlış ve noksan beslenme, birçok hastalığın nedeni..tarifler gibi,çok güzel , cesur bilgiler içeriyor kitap.
Doğal yaşam öğretisi.
Ölmeden önce herkesin okumasını öneririm. Zaten ölseniz de iyi bir miras bırakmış olursunuz. Bu alanda da birçok eser okudum.
Sadece bunu okumak yeterliymiş gibi bir kanıya vardım.
312 syf.
Çok az doktorun cesurca söyleyebileceklerini söyleyen Canan Karatay'dan sonra en sevdiğim doktor. İyi ki sizin gibi insanlar var. Mutlaka herkes okumalı...
240 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitap tam bir bilgi deposu böyle hangi bitki ne işe yarar, bu ne yapıyormuş, aa bu neymiş diye merakla çevirdim sayfaları ve şikayetini bildiğim dostlarımın, şikayetine çözüm olan yerler görünce dayanamadım bunun bu şikayeti vardı ona bunu atayım, şunun şu şikayeti vardı şunu ona atayım derken kendimden geçtim..

Aslında Rabbim bizim tüm rahatsızlıklarımızı giderecek bitkiyi topraktan bize veriyor ancak bizler kimyasal olan, yararı kesin olmayan ilaçlarla dertlerimize çare arıyoruz.. neredeyse tamamen sadece para kazanmaya dönmüş olan ilaç sektörü bizi iyileştirme ayağına bize bir çok zarar veriyor..

Kitabı okuduğunuzda her ne şikayetiniz varsa büyük ölçüde ne yapmanız gerektiği konusunda fikir sahibi olacaksınız.. ve artık ilaç görmek istemeyeceksiniz.. ve rehber kitap gibi olacak daima dönüp dönüp danışacaksınız..

Ülkesi, milleti için faydalı olmaya çalışan insanları kendi doğasına, organiğe, ilaçsız yaşama çağıran Ümit Aktaş’a çokça teşekkür ediyorum.

Bizim, dinlemeye, biraz araştırmaya dahi gereksinim duymadan, faydadan çok zarar verecek olan ilaçları yazıp yazıp eve gönderen doktorlara değil; insanlığı, gelecek neslin sağlığını düşünen ahlaklı, vicdanlı doktorlara ihtiyacımız var.. Allah razı olsun..
312 syf.
·9/10
Sağlıklı yaşam için kesinlikle okunması gereken ve ezberleri bozan çok başarılı bir kitap olmuş. Gerek ilaç firmalarının gerekse gıda sektörünü elinde tutanların insan sağlığını nasıl hiçe sayıp hayatımızı, sağlığımızı bozduğunu gözler önüne seriyor. Çözüm olarak yediğimiz gıdaları değiştirip bağırsak floramızı düzelterek başlayacağımız uygulanabilir öneriler var. Ayrıca bir doktora göre son derece akıcı ve herkesin anlayabileceği başarılı bir üslup yakalamış. Son olarak işini hakkıyla yapmayan doktorluğu reçete yazıp göndermek olarak gören doktorlara da yer yer çok doğru eleştiriler var. Kesinlikle her evde bulunmalı.
312 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Mutlaka herkes okusun hayatınızda çok şeyler değişecek .Daha sağlıklı ve daha mutlu bir yaşam süreceksiniz. Bilinçli bir beslenme diyeti hayatınızı daha verimli geçirmenizi sağlayacak.....
312 syf.
·Beğendi·9/10
.Ekmek, şeker ve pakete girmiş gıdaların zararlı olduğunu hepimiz biliriz ama hayatımızdan çıkarabilmek için kanıtlarıyla neden ve nasıllarını bilme ihtiyacı duyarız.Bu kitapta bu zararlı gıdaların yerine neler koyabiliriz,sağlıklı beslenmenin ruh ve bedene etkisi bilimsel verilere dayanılarak detaylı bir şekilde anlatılmış.Kitaptan aldığım notlardan bir kaçı;
Bağırsaklarımız çok önemli ve mutlulukla sıkı bir ilişkisi var.*B12 Vitamini eksikliği depresyonu tetikler,B12 olmadan mutluluk olmaz.
stres kilo aldırır özellikle bel bölgesinden.stresle savaşan en önemli vitamin C vitamini.
Fazla kahve stres hormonunu tetikler,kahve içmeyi abartmayın.
Yeterli uykuyu alamayan insanlar kilo almaya çok yatkın hale geirler ve uykusuzluk arttıkça kilo verebilmek de zorlaşır(leptin hormonu ile ilgili)
Bağırsak florasının iyi calisabilmesi için haftada en az 20 çeşit sebze_meyve yenilmeli.
K ve H vitamininin vücudumuzdaki faydalı mikroplar, yani probiyotikler tarafından sentezlendiğini biliyor muydunuz? Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin %95'İ bağırsaklarda probiyotikler tarafından üretilir. Bağırsakları tedavi etmeden depresyon tedavi edilemez.
312 syf.
·12 günde
Sevgili Dost,
Mutluluğun resmini çizebilir misin?
Bu soruyu kendime de soyuyorum sana da soruyorum sevgili dost,
Hadi çiz bana mutluluğu ve resme hayalindeki herşeyi koy..

Ben sağlıksız mutluluğun olmayacağına inanıyorum. Mutluluğun ilk yolu sağlıklı olmakla mümkün olacağını düşünüyorum. Kendine bakar, düzenli sporunu yaparsan. Beyninin ve vücudunun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru şekilde alırsan yaşamında keyfini çıkarman mümkün olacaktır. Yoksa aksi durumda hayatınız hem sıkıntılı ve stresli olacaktır.
Mutluluğun ilk adımı olan sağlıklı yaşam için iki önemli yol bir sağlıklı hayat için spor ve sağlıklı yaşam için doğru beslenme. Öyle ki Hipokrat söyle demiştir “ İlacınız besininiz, besininiz ilacınız olsun”.. Bu nedenle en büyük etkili ilaç doğal olan yararlı besinlerin tüketilmesidir. Fıtratıyla oynanmış, GDO’lu ürünlerden uzak durarak aslından uzaklaştırılmamış gıdalar ilaçtır. Yediklerimiz biz çok daha mutlu ve zeki yaparken yada tam tersi olarak mutsuz daha aptal edebilir. Bu nedenle ne yediğimize dikkat etmeliyiz.
Bir kere beyni vücuttan ayırıp kendi başına ele almak mümkün değildir. Vücut denen bu kompleks mekanizmayı parçalara ayırarak incelemeye çalışırsanız, ölümcül bir hata yapmış olursunuz. İnsan organizması, her etkinin bir tepkiye neden olduğu, tüm hücrelerin ve organların birbiriyle etkileşim içinde olduğu mucizevi bir sistemdir.
Bağırsakta ki faydalı bakterilerin duygu durumumuz üstünde etkili olduğunu gösteren araştırmaların sayısı her geçen gün artıyor. Çoğu depresyon vakasında sorunun beyinde değil bağırsaklarda olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bağırsağınızda yeteri kadar iyi bakteri varsa, kendinizi daha sakin, daha odaklanmış ve daha mutlu hissediyorsunuz. Bu da depresyon ve diğer psikolojik sorunlara karşı dirençli olmanız anlamına geliyor.
İlaç endüstri isi için hastalar sadece onlar için ticari pazar.. hasta iyileşmeyecek ki, ömür boyu bu sektörün tüketicisi olsun..
Hayatlarımızı antibiyotiklerle değil probiyotiklerle desteklemeliyiz. Probiyotik kelimesi Latince “ yaşam için olan” anlamına gelir. Antibiyotik ise “ yaşam karşıtı” demektir. Antibiyotikleri herkes bilir, ama insanların çoğu probiyotiklerden bihaberdir.
İnsan vücudu bir ekositemdir.Vucumuzda yüz trilyondan fazla faydalı mikrop yaşamakatadır. Vucudumuzda ne kadar faydalı mikrop varsa bakterilere ve hastalıklara karşı o kadar dirençli olursunuz. Bağırsaklarda bağışıklık sistemi hücrelerinin % 80 bulunmaktadır. Ayrıca mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin %95’i bağırsaklardaki probiyotiklerde tarafından üretilir. Bağırsakları tedavi etmeden depresyon tedavi edilmez.. Probiyotikler alerjik hastalıkları önler.Hatta önlemekle kalmıyor alerjik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor.Probiyotik bakteriler kanserden koruyor .Kanser yapan maddelerin toksit etkilerini önlüyor, kanserojenlerin vücuda girişini engelliyor ve kanserli hücrelerin intiharına neden oluyorlar.
352 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ne yazarımda kitabı okunmuş gibi yaparım? İncelemede dikkat edilecek en önemli, olmazsa olmaz şey! Şu anda dünyada yiyecekle zehirleme savaşının olduğunu bilmiyorsanız kendinizi dövün. Sağlık 1 gram şakaya gelmez ve sağlıklı beslenme daha zevkli, kafa yapan, eğlenceli, erkeksi ve hayatımızı sürdürebilmek için zorunlu. Amacım zaten aynı şeyleri tekrar okuyarak, psikolojimde daha fazla yer ederek, ikna olmamı artırmaktı. Aynı bilgileri döndürüyor, dili Karatay’dan daha etkileyici.

Depresyon ve diyabet hastası olarak 1ncisi kadar etkili bulmadım, belki ttb’ye yenildi. Videolarını ve sitesinide tavsiye ediyorum. Depresyon ve strese 136 sayfa ayırmışken 1.de; devam kitabında hiç bahsetmiyor neredeyse. İkna kabiliyeti yüksek, iyi bir konuşmacı.

Farklı olarak baharat, tıbbi sebzeler ve yeşil sebzelere yer vermiş. Çok önem veriyor fitoterapist olduğundan. Mutlu bağırsak için 14 günlük mikrobiyom kürü bölümü etkili bence.

Hülasa halsizlik ve/ya depresyonu olupta dvit, tiroid, şeker,b12,omega3, probiyotikler, magnezyum, gluten ve metal zehirlenmesi ölçtürmeyen ve düzeltmeyen dövüle! Ama bir takım kanıtlarda tek çalışmayı örnek göstererek boş yaptığı yerlerde çok. Fitoterapinin ilaçlar gibi yan etkiside yok. Ekmek alternatifi ve çay tarifleri hoşuma gitti. Bilgileri saklıyor, muayeneye gitmiş gibi yazmak zorundaydı ve onunda yanılabileceğini göz önünden çıkarmayın.

“Sağlıklı beslenme için vakit ayırmazsanız vaktinizi doktorlarda harcarsınız.” 61

“Egzersiz vücudun daha fazla glutatyon üretmesini sağlar. Hareketli bir yaşam sürenlerin enerji seviyelerinin yüksek olmasının ardındaki sırlardan birisi budur! Egzersiz yaptıkça enerjiniz bitmez, aksine artar.”264

“Kötü beslenirseniz, keten tohumu, maydanoz yiyerek bir yere varamaz, hangi bitkisel desteği alırsanız alın faydasını göremezsiniz.” 191
312 syf.
·94 günde·Beğendi·10/10
Kitabın her sayfasında kendinizi, vücudunuzu tanımaya, sıkıntılarınızın neler olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Çok yanlış besleniyoruz, çok yapay yiyoruz... Doğru sandığımız bir çok yanlışımız var bu yüzden depresyondayız, bu yüzden halsiz, hastalıklı bireyleriz.. İnsan vücudunu tanımadan, kendisini dinlemeden sıkıntılarını gideremez ve tabii bununla beraber bilgi ve bilinçte lazım..

Herkesin okuması gereken bir kitap.. İlaçsız bir yaşamın rehberi.. Beslenmenizi düzenlemede size klavuzluk edecek bir kitap..

Allah Ümit Aktaş’tan topluma yaptığı yardımdan ötürü razı olsun.. Ülkemizin böyle bilinçli, toplumunu, ülkesinin bireylerinin geleceğini düşünen insanlara ihtiyacı var..

Son olarak Ümit Aktaş’ın da dediği gibi:
“Dedenizin yemediği hiç bir şeyi yemeyeceksiniz.”
312 syf.
·10/10
Modern tıbbın uzmanlaşma adı altında ne kadar birbirinden kopuk ve yanlışlarla dolu olduğunu yüzünüze yüzünüze çarpan bir kitap. Bu kadar yanlış içinde kime güveneceğinizi sorgulayabilirsiniz. Ayrıca icinde bulunan öneriler de insanı rahatlatan cinsten. Kitabın en ilgi çekici yeri psikoloji rahatsızlıkların altında aslında çok basit bir vitamin eksikliğinin bile olabileceğini ama herkese antidepresan vermenin modern tıbbın yeni trendi olduğunün anlatıldığı ilk bölümler bana kalırsa.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ümit Aktaş
Tam adı:
Dr. Ümit Aktaş
Unvan:
Türk Doktor, Fitoterapi Uzmanı, Akupunktur Uzmanı, Yazar
Doğum:
Kırıkkale, Türkiye, 21 Kasım 1970
Dr. Ümit AKTAŞ (21 Kasım 1970, Kırıkkale), Fitoterapi Uzmanı, M.Sc., Akupunktur Uzmanı, M.D.

Eğitim
- Yüksek Lisans (Fitoterapi): Yeditepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fitoterapi Yüksek Lisans Programı, 2011.
- Lisans: Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, 1995. (Diploma No: 95-202; Diploma Tescil No : 81082)

1970 doğumlu olan Dr. Ümit Aktaş, Türkiye'de Fitoterapi uzmanı olarak eğitim alan ilk Tıp doktorlarından bir tanesidir.

Tıp Fakültesi eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Akupunktur Uzmanlık eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Fitoterapi Yüksek Lisans eğitimini ise Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde tamamlamıştır.

İstanbul’da kendi kliniğinde hasta kabul eden Dr. Ümit Aktaş, halen Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 248 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 182 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.