Zaten insanoğlu değil miydi ? Hiç bir şeyi yeter görmez , daima daha fazla , daha fazla isterdi.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Ama yeter! Yeter! Daha fazla dayanamayacağım.
Pis hava! Pis hava! İdeallerin üretildiği bu atölyeler - leş gibi yalan kokuyor bana kalırsa.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Reklam
Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçlü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde, insanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. Annelerimizin suskunluklarından harika börekler yaptığını daha önce yazmıştım. Babam ise bahçeyle ilgilenirdi. Hem de ne bahçeydi! Sanırım bunlar bize duydukları sevginin ilanlarıydı. Biz ise kardeşimle ona şöyle diyorduk: Yeter artık, neden sağlığını çapalayarak, sulayarak, ot ayıklayarak tüketiyorsun, sonunda da yarısını ya kuraklık ya kurtlar mahvediyor. Tüm bunları manavdan alabiliriz. Bunları güçten düştüğünü gördüğümüz için söylüyorduk elbette. Şimdi onun başka bir şey ürettiğini biliyorum. Manavda bulunmayan bir şey
Yaşını başını almış bir günışığı yeter bana Seninle oturup sabahı seyretmek için Kimi sözcükleri öyle çok kullandım ki yaşamımda Konuşamıyorsam buna yor, özür dilerim...
Sevmeyi bilene her şey konuşur: Bir bakış, bir ifade, bir duygu, bir yara, bir yokluk, bir sessizlik. Yargılamadan dinle, yargılamadan sev. Hatta yargılasan bile sev ki hakiki sevgi, budur belki. Yeter ki sev.
Alıntı
Döndüğümde, arkadaşlar "ne oluyor ne bitiyor" diye sordular, öğrenmek istiyorlar. Bugün mesela TÜSİAD raporunu açıkladı. Onun da artık o bölgeden ekonomisi tıkandı. Bir gün, askerin de tıkanacak... Orada artık işlevini yerine getiremeyecek hale gelince, "artık yeter" diyecek. Askeriye kapalı bir kutu. Çünkü konuşamıyorsun, üst hakkında konuşursan içeridesin. Ordunun temizlenmesi lazım, şeriatçı kanat da vardı tabii..
Sayfa 142 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Reklam
Reklam