2/
Nil Dicle'yle toplanmaz, oğul babası ile
Matematik izin verse hayat izin vermiyor
Ne oldu bu kaptana tayfa kadar hükmü yok
Deniz dedim gözyaşıyla geliyor
Kartalın gövdesine serçe kanadı takmak
Hesaptan anlamayan hayatm buluşuydu
Gövde çürüdü baba, reçine sızmıyor artık
Acıkmış bir uçurum ben düşünce doydu mu?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaman dursun isterdim, zaman dursun ve biz Ali'yle yan yana asılmış iki fotoğraf gibi o duvara yaslanalım; büyümeden, bükülmeden, solmadan öylece kalalım.
Müferridlik yapan çeşitli kişilere değinilmiştir. Bunlar çoğunlukla yolsuzluk vakalarını araştırmak üzere taşraya gönderilirlerdi. En çarpıcı örnekler, Timur ve Şahruh'un H.806-7'de (M.1404) Herat'a gönderdiği, Fahreddin Ahmed Tusi'yle Ahmed b. Şeyh Hasan'ın durumlarıdır. Bunlar Herat eşrafından zorla çok büyük miktarlarda para topladılar, çeşitli kâtipleri işkenceyle öldürttüler ve bir o kadarını da Moğolistan'a sürgüne gönderdiler.
Amacı bazı şeyleri basitleştirmekten ibaret olan bu zen metoduna Steve Jobs ilham olmuştur.Yıllar boyu,ne zaman kamuoyu önüne çıksa hep aynı şeki lde giyindi:siyah boğazlı kazak,pantolon ve beyaz ayakkabı.Wolter lsaacson biyografisinde bu tuhaf alışkanlığın nereden geldiğini sordu.Jobs ise bu durumun birçok şirketin yanı sıra,Sony çalışanlarının üniformasını tasarlayan prestijli Japon stilist lssey Miyoke'yle olan arkadaşlığına dayandığını söyledi. Apple çalışanları üniforma giymeye katı bir şekilde karşı çıksa da,Jobs Miyoke'den kendi için bir üniforma tasarlamasını isteyecekti.Hemen kararını verdi ve arkadaşına,bedenine göre olacak şeki lde tam yüz tane siyah boğazlı kazak sipariş etti.Bu siparişe şaşıran Miyake böyle bir şeyi neden istediğini sordu.Apple'ın CEO'su do arkadaşının sorusuna şu cevabı verdi: "Giydiğim şey bu.Böylece ömrümün sonuna kadar yeterli miktara sahip olacağım." Bu karar,Steye Jobs'o günlük hayatında gereken zamanı ve huzuru tanımış oldu.Bu seçimi, sunumları sırasında gerçekten de kişiliğini yansıtan bir etikete dönüştü.
İnsanlar birbirlerini ilk "halleri" ya da "biçimleri"yle görmeye ve buna uygun bir ritim tutturmaya yatkındırlar. Sevdiklerindeki değişimleri, yaklaşan dönüşümü fark etmekte müthiş zorlanırlar. Sonunda yeni kişiyi nihayet algılayabilseler bile bu sefer de ritmi değiştirmekte zorlanırlar.