Kuşçubaşı Eşref'in okurlarına
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Böylesine önemli birini okumak bile sizin ne kadar doğru bir yolda olduğunuzun göstergesidir.Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında yaşamış en önemli komutanlardan birini okuyan bir kişi ecdadına önem verir onun yolundan gider.
Kuşçubaşı Eşrefİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 2024737 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:41
Denizde fırtınaya yakalanmış bir gemide gibiydik Merhaba arkadaşlar bu akşam size #puskin adlı yazardan #yüzbaşınınkızı adlı romanı yorumlamaya çalışacağım Bu roman 1836 yılında yayınlanan yüzbaşının kızı Rus edebiyatının en güçlü tarihi romanlarından biridir 18 yüzyılda çerice 2. Katerina döneminde yaşayan pugacev ayaklanması sonunda geçen Eser aşk sadakat Onur vicdan gibi temalara Harmanlar. Kitap 1773 yılındaki gerçek bir köylü isyanını anlatır. Puşkin Bu kitabı yazmadan önce arşivleri talan etmiş İsa'nın yaşadığı köyleri bizzat gezmiştir.. Gelelim kitaba; Pyotr andreyich grinyov emekli bir askerin tek hayatta kaldığı çocuğudur.Pyotr 17 yaşına geldiğinde babası onu askerliğini yapması için oranburga gönderir oraya giderken yolda bir tipi çıkar ve yolunu kaybeder arabacı ile beraber. Fakat gizemli bir adamla karşılaşırlar ve o pyortra yolu gösterir buna ufak bir karşılık olarak tavşan kürkü ceketini hediye eder.. Belogorsk Kalesi, aslında etrafı çitlerle çevrili sakin bir köy gibidir. Kaleyi Yüzbaşı Mironov yönetmektedir. Grinyov, burada yüzbaşının kızı Masha’ya aşık olur. Ancak kalede görevli diğer bir subay olan Şvabrin de Masha’ya ilgilenmektedir. Şvabrin’in Masha hakkında ileri geri konuşması üzerine Grinyov onu düelloya davet eder ve yaralanır. Masha, iyileşme sürecinde Grinyov’a bakar ve ikili birbirlerine aşklarını ilan eder. Ancak Grinyov'un babası bu evliliğe onay vermez. Sizce bu aşk burda biter mi? Bu savaş hangi tarafa galip gelecektir?? #okudumbi̇tti̇ #puşkin #yuzbasinin kizi
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Kibele Yayıncılık · 199636,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sterilize Bir Çağa Başkaldırı: Yolda
9/10
·360 syf.··
2026 37. kitabı
Yol; ucu bucağı bariz, istemsiz sonlara kadir olan bir arayıştır. Esas olan da yol değildir zaten, esas olan yolun bünyelerde neden mana kazandığı sorusudur. İkinci Dünya savaşının psikolojik tahribatını, toplumsal kalıntılarını enkaz misali ortadan süpürerek kaldırma gayesine kapılan insanoğlu modernizim perdelerine sarınmış, binlerce farklı gayenin, milyonlarca farklı figürün sahnelediği oyunlarla insanı ve insanlığı eylemekle meşgul olmuştur. Lakin bu bir kazanç değildi, kaybolan kuşakların doğmasıydı. Halihazırda insanlığın var oluşuyla eş değer bir şekilde sorulmaya başlayan sorulara bazı cevaplar aradık durduk. Biz kimdik? Savaşta zayiat olacak, kağıtta birer rakama dönüşecek kadar kendimizden feragat etmiş miydik? Anlamı yitirmiş miydik? Kerpiç evlerden, beton evlere; redingotlardan, smokinlere; anlayıştan, kavrayışlara geçtiğimiz modern çağlarda kendilerine sunulan amerikan rüyasından paçayı sıyıran bir grup gencin gerek hayata gerekse insana dair sorgulamaları eşliğinde bir sağa bir sola savruluşlarını okuyoruz. Özgürlük duvarları ardında basit tanımlamalar yapılırsa, kitabın mevcudiyeti ve sıkılmış, bunalmış, itilmiş insanların gayeleri hafifletici kavramlara maruz kalmasın isterim. Bu yolculukta kahramanlardan birinin dingin gözlemciliği ile diğerinin freni patlamış, saf yaşam enerjisi birbirine eklemlendiğinde ortaya çıkan şey, modern zamanın sterilize edilmiş 'mutluluk' vaadine atılmış en sert tokattır. Onlar için yol; bir yerden bir yere gitmekten ziyade, varoluşun o uçucu ve yakalanması imkansız anını, bir sigara dumanında ya da çalınan bir caz notasında yakalama çabasıydı.   Kerouac'ın bu metni, rotası belirsiz bir harita gibi; okuyucusunu kendi hakikatine giden o yolda, elindeki tüm sıfatları ve tanımları geride bırakmaya davet eden bir
YoldaJack Kerouac · Siren Yayınları · 20161,988 okunma
Puan vermedi
Roman, Jerome’un kuzeni Alissa’ya duyduğu derin, platonik ve idealize edilmiş aşkı anlatır. Çocukluktan başlayan bu bağ, yıllara yayılır. Jerome mutluluğu Alissa’yla bir arada görmek isterken, Alissa giderek daha katı bir dindarlığa ve çileci bir erdeme yönelir. İncil’deki “Dar kapıdan girmeye çabalayınız” (Matta 7:13-14) motifi, romanın hem başlığı hem de merkezî metaforudur: Kurtuluşa veya Tanrı’ya giden yol dar, zor ve çoğunlukla yalnızdır. Anlatım büyük ölçüde Jerome’un geriye dönük bakış açısıyla ilerler; mektuplar ve özellikle Alissa’nın günlüğüyle zenginleşir. Bu yapı, olayları tek taraflı değil, çok katmanlı gösterir. Kısa olmasına rağmen yoğun ve şiirsel bir metindir. Ana Temalar Beşeri Aşk vs. İlahi Aşk / Erdem ve Fedakârlık: Alissa, dünyevi mutluluğu (evlilik, mutluluk) reddederek “daha yüce” bir ruha ulaşmaya çalışır. Aşkı, Tanrı’ya giden yolda bir engel olarak görür. Jerome ise aşkını erdemle birleştirerek mutluluğu arar. Roman, aşırı idealizmin ve puritanizmin trajediye dönüşmesini sorgular. Mutluluk ile Erdem Arasındaki Çatışma: Gerçek erdem, mutluluktan vazgeçmeyi mi gerektirir? Aşırı fedakârlık özgür iradeyi yok eder mi, yoksa yüceltir mi? Bireysel Özgürlük ve Ahlak: Gide, bireyin mutluluğunu ve özgürlüğünü ahlaki/ dini tabularla sınırlamanın sonuçlarını inceler. Alissa’nın yolu, kendini yok saymaya varır. Kurban ve Kurban Eden: Hem Alissa hem Jerome birbirini (ve kendilerini) bir tür manevi yükseliş için araçsallaştırır. Bu, romantik aşkın mistik bir boyuta evrilmesidir. Karakter Analizi Jerome: Hassas, idealist, biraz pasif bir anlatıcı. Aşkı hayatının merkezi haline getirir; Alissa’nın peşinden koşar, erdemli olmaya çalışır ama dünyevi mutluluğu da ister. Alissa: Romanın en çarpıcı karakteri. Saf, entelektüel, giderek azizeleşen bir genç
Dar KapıAndré Gide · Timaş Yayınları · 20214,535 okunma
8/10
·136 syf.··
2026 15. kitabı
Kitap, Welton gibi geleneklerine bağlı ve katı disiplin anlayışıyla yönetilen bir akademide öğrenim gören öğrencilerin; ailelerinin ve öğretmenlerinin baskısı altında kendilerini bulma çabalarını okuyoruz. Bu akademide öğrenim gören öğrenciler hayatlarında son derece muzdariplerdir. Ta ki okula yeni gelen bir öğretmen sayesinde öğrencilerin yaşadığı değişime tanıklık ediyoruz. John Keating, okula yeni gelen bir edebiyat öğretmenidir. Sınıfa girip öğrencilere "Carpe Diem"( Anı yaşa ) dediği an, öğrenciler için her şey değişiyor ve öğrenciler hayata daha farklı şekilde bakmaya başlıyorlar. O güne kadar sadece ezber yapması istenen öğrencilere Keating, masaların üstüne çıkmayı, sadece şiir okumayı değil aynı zamanda şiiri hissetmelerini söyler. Kitap boyunca Keating'in öğrencilerin hayatlarına nasıl dokunduğunu, öğrencilere nasıl farklı bir bakış açısı kazandırdığını görüyoruz. O zamana kadar sadece ailelerinin ve öğretmenlerinin istekleri altında yaşayan öğrenciler için bunun ne denli önemli olduğunu, artık kendi yapmak istedikleri yolda ilerlemeye çalışma çabalarına tanıklık ediyoruz.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,2bin okunma
Bir şehirde bir kadın
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:43
Başta “sabah sayfaları” tadında yazılmış ve nedense basılmış bir kitap izlenimi uyandırdı bende. Ama kısa sürede bölümler birbirine lezzetli bir şekilde bağlanmaya, süssüz, sade cümleler muazzam tat vermeye başladı. Sonlara geldiğimde, bu şekilde bir 500 sayfa daha olsa okurdum diye düşünmeye başladığımı fark ettim. Çabucak bitti, diğer kitaplarına da göz atma isteği uyandırdı bende. Hint asıllı, Londra doğumlu, New York’da yaşayan ve İtalyanca yazan çok renkli bir kalem Lahiri, sevdim. Tam çantaya atmalık, kafede, yolda, her yerde okumalık bir kitap. Hatta bence tam da böyle okunmalı. 
Edebiyat & Roman
Olduğum YerJhumpa Lahiri · Domingo Yayınevi · 2022976 okunma