"Yeterince şey yaşadım. Bundan sonra zamanımı odama kapanarak inançlı çocuklarımızın hoşlarına gidecek hikâyeler uydurmakla geçireceğim. Hikâyeler, masallar hazırlamak tam da benim gibi dünyayı tanıyan yaşlı bir adama göre bir vazife olacak. Hâlâ yapmam gereken bir sürü iş var. Sıradan müminler için dünyanın kökeni ve başlangıcı, cennet ve cehennem, peygamberler, Muhammed, Ali ve Mehdi hakkında binbir türlü hikâye uydurmam gerek. İkinci seviyede savaşçı müminler geliyor. Onlara emirlerin ve yasakların yazıldığı bir kanun kitabı hazırlayacağım. Temel prensipleri maslarla destekleyip, soru cevaplarla desteklenen bir başvuru kaynağı oluşturmalıyım. Fedailere ilk büyük İsmaili sırrını yani Kuran'ın karmâşık bir kitap olduğunu ve anlaşılabilmesi için özel bir anahtara ihtiyaç olduğunu açıklayacağım. Daha üst mertebedekilereyse Kuran'ın aslında herhangi bir gizemi olmadığı, bu tür hikâyelere neredeyse her inançta rastlanabildiği anlatılacak. Bölge daisi olacak mertebeye yükselenlerse en korkunç İsmaili düsturuyla tanışacaklar. Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah! Lakin bu mekanizmanın iplerini ellerinde tutan bizler nihai düşüncelerimizi kendimize saklayacağız."
Çok bilmek, çok zeki olmakla eş değildir. Akıl yalnızca bilgi demek değildir, aynı zamanda yargıdır da. Başka bir deyişle, bilgiler arasında bağlantı kurup bunları kullanmaktır.
Kozmik perspektifte, insanoğluna ilişkin uğraşların çoğu anlamsız hatta çocuksu görünür. Ama yine de insan suyu her dem genç her dem merak küpü ve her dem cesur, ayrıca çok da umut vericidir.