...hayatında dürüstçe, kendisi olarak var olma cesaretini gösterecek öğrenciler yetiştirmeye çalışır. 'Hiç hata yapmadığımız haftalar hiçbir şey öğrenmediğimiz haftalardır.' der öğrencilerine. Onun öğrencileri hata yapmaktan korkmazlar; hayatı yaşamamaktan, kendileri olamamaktan, hiç denememekten korkarlar.
Bu türküye kimseyi katmıyorum
Sonunda böylesi daha iyi
Kısrak sağrılarını düşünmek daha iyi
Hayvan yemlerini otları düşünmek daha iyi
Sarsmayın iğretiyim daha iyi
Sonunda belki bulamam
Belki istemem
Paris'teki tüm erkeklerin peşinde pervane olduğu, kadınların yüzüne gülümserken içten içe kıskandığı prenses Madam de Prie; şantaj gibi kabul görmeyen olayları yüzünden saraydaki ihtişamlı, gösterişli, imrenilesi hayatından koparılıp bir köye sürgüne gönderilir. Bu koparılma başta Madam de Prie'yi daha güçlü ve düşmanlarına karşı hırslı yapacak gibi görünse de alışık olduğu kalabalık, gürültülü, zenginlik içinde yüzdüğü hayatından uzak kalacağını fark etmesi çöküşünü başlatır. Stefan Zweig'ın benzersiz betimlemeleri ve benzetmeleri ile Madam de Prie'nin çektiği sancıları kolayca anlayabiliyorsunuz. Böylece yalnız kalmasının sonucunda yaşadığı duygusal gelgitleri ve zihin bulanıklığı yerine oturuyor, ama yine de hayatı için verdiği son kararı tahmin edemiyorsunuz.