Ey Musa! Öğrendiğin şeyi kendisiyle amel etmek için öğren, yoksa kuru laflar üretmek için öğrenme. Yoksa sorumluluk altında kalırsın. Aydınlık ve nurundan ise, başkaları yararlanır. Ey İmran oğlu Musa! Zühd ve takvayı, giysi gibi üzerine al. İlim ile zikrullah, senin sözlerin olsun. Bol bol iyilik yap. Çünkü sen kötülüklere maruz kalmaktasın. Kalbini de ilahî korku ile doldur. Çünkü böyle yapman, Rabbini hoşnut kılar. Hayır işle, çünkü sen mutlaka kötülüğe maruz kalacaksın. Eğer aklında tutarsan bunlar senin için yaptığım öğütlerdir.
Sayfa 502
Allah sana bir kapıyı kapadıysa, bin kapıyı açmak içindir. Ey efendi, Hazreti Mevla ne kapılar ne kapılar açar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Asıl Zikir
Zikirde asıl matlûb, kalbin zikredilenden haberdar olmasıdır. Zikir, ağızdan kalbe inmeyen lâfızların tekrarından ibaret değildir. Bu sebeple zikir esnasında bütün dikkati zikredilene teksîf etmeye çalışmak gerekir. Zira âyet-i kerîmede buyrulur: "Rabbinin ismini zikret ve (mâsivâdan kesilerek) bütün varlığınla O'na yönel." (el-Müzzemmil, 8)
Sayfa 270 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Tasavvuf
Zahire…
Zâhir'den Bâtın'a: Bir Tefekkür Notu "Mürşid-i Derûnî Şerhi"— Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Rubailer (Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi) okumalarından süzülen bir içsel farkındalık notu. "Zahire...Eğer o ibadetleri taçlandıran bir hakikat ve mürşit ışığı olursa; insan şekilden (zahir) öze (batın) geçebilir. Bu ışık bizzat insanın kendi içindedir; Mürşid-i Derûnî..." Pakize Özcan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Dizeleri (LXXXVI): Âşık sevgilisinin izini takip ile onun oturmuş ve gezmiş olduğu yerlerin etrafına dolaşır. Zahit de tesbihi ile rükû ve secde ile uğraşır. Âşık susamış ve zahit acıkmış olduklarından biri su kenarında, diğeri ekmek arkasında koşar…
Sayfa 88·Kitabı okudu
Hemm, kalpte aniden oluşan bir düşüncedir. Nefsin vesvesesinden kaynaklanır. Kul, onun şimşek gibi, aniden kalbe geldiğini hisseder. Eğer zikir ile onu defederse, kaybolup gider. Gafletle kalpte bırakırsa, yerleşir hâtır/düşünce olur. Bu, şeytandan gelen kötülükleri süsleyen bir düşüncedir. Kul, bunu kabul etmezse, çeker gider. Ona sahip çıkarsa, kuvvetlenir, vesvese olur. Vesvese, nefsin şeytanla fısıIdaşması ve ona kulak vermesidir. Eğer kul, bu vesveseleri zikrullah ile defederse, şeytan siner, nefis de vesveseden vazgeçer. Bunlar, Allah’ın rahmetiyle affedilmiştir. Kul onlardan hesaba çekilmeyecektir.
Sayfa 504 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
"Fakat kalplerin anahtarları Allah'ın elindedir. İstediği zaman, istediği şekilde, istediği şey için bunları açar."
Sayfa 18 - Ketebe Yayıncılık || Gazzali Kitaplığı •262·Kitabı okudu
Alıntı