Özgürlüğe kavuşacağını sandığı anda karşısında ikinci bir zindan bulmak onu büyük hayal kırıklığına uğratsa da, kendisine sıcak davrandığı, gösterdiği yakınlık için Dantes’e teşekkür etti.
1000Kitap
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarıda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyuyamadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Rıvayet edilir ki, Hafız İbn Hacer bir gün görkemli bir alayla, . güzel bir kıyafet içinde çarşıdan geçerken, üstü başı yağ lekeleri içinde, perişan hâlde kızgın yağ satan bir Yahudi yolda önünü kesmiş ve 'Ey İslam'ın şeyhi! Peygamberinız “Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir” demiş. Söyler misin, senin bu halin mi zindan, benim bu halim mi cennet” demiş. İbn Hacer şöyle cevap vermiş: “Benim bu halim, Allah'ın bana âhirette hazırladığı nimetlere nispetle zindan gibidir; senin bu halinse, Allah'ın sana âhirette hazırladığı azaba nispetle cennet gibidir* Bunun üzerine Yahudi İslam'a girmiş.
1000Kitap
“Var olmak, özgür kalmaktır.”
Hiçbir şeye boyun eğmemek, ne insana, ne aşka, ne düşünceye; gerçeğe inanmaktan, hatta var olduğunu farz edecek olursak, onu tanımanın bir avantaj olduğunu sanmaktan kaçınmak anlamına gelen mesafeli bağımsızlığı korumak düşünmeden yaşayamayan insanların iç hayatları ve zihinsel hayatları böyle akmalı gibi geliyor bana. Bir şeye ait olmak bayağılığın doruğu. Ilke, ideal, kadın ya da meslek - hepsi birer zindan ve pranga. Var olmak, özgür kalmaktır. Hırs bile, ondan kendimize gurur payı çıkarırsak bir yüke dönüşür: Bir ipin ucunda oynayan kuklalar olduğumuzu anlayabilsek, gurur duyula. cak bir özellik bulamazdık onda. Hayır, hiç kimseyle bağımız olmamalı, kendimizle bile!
Sayfa 302 - CAN YAYINLARI
Hayata Dair
Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak, Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak. Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm, Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak.   Yine göç var diye Mecnuna haber verme sakın! Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak. Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek, Kapanıp kâbe-i irfan, yine viran olacak.   Haber aldım ki yarın yad olacakmış bize yâr, Ne büyük yâre ki, kimler buna derman olacak? Bu büyük derd-i elemden kime şekva edeyim? İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.   O şifa-bahş olan envarını sen çeksen eğer, Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak? O temiz pak nefesin, âb-ı hayatı bu çölün, Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak.   Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer, Küçücük zerre de olsa, meh-i tâbân olacak. O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim Bu küçük kalb-i hazînim yine handan olacak.   Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem, Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak. Nazarın erse garip başıma ey nur-u Hüdâ, Bugün artık bu hakir bendede umman olacak,
Şiir
Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak, Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak. Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm, Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak.