Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
Bir Dilek Yetmez – Bir Öğretmenin Hayatlara Dokunan Hikâyesi
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:03
Bir Dilek Yetmez Dilek Livaneli Bazı öğretmenler yalnızca ders anlatır, bazıları ise dokunduğu her hayatı değiştirir. Dilek Livaneli'nin Bir Dilek Yetmez adlı kitabı, ikinci grupta yer alan, öğretmenliği bir meslekten çok yaşam biçimi olarak benimsemiş bir eğitimcinin gerçek mücadelesini anlatıyor. Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapmak, öğretmenlik mesleğinin en zor alanlarından biridir. Kitapta Dilek Öğretmen'in, farklı sınıf düzeylerindeki öğrencilerin aynı ortamda eğitim aldığı bir okulda, o dönemde bu modele uygun ders kitapları bile bulunmazken her seviyeye uygun öğretim yöntem ve teknikleri geliştirerek öğrencilerine ulaşması hayranlık uyandırıyor. Her öğrencinin seviyesine göre bilgiyi uyarlayabilmesi, onu sadece başarılı bir öğretmen değil, aynı zamanda bütün öğretmenlerin örnek alması gereken bir eğitimci hâline getiriyor. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri ise, yokluklar karşısında umudunu hiç kaybetmemesi oldu. Hiçbir imkânın bulunmadığı bir köy okulunu, büyük bir özveriyle adım adım yeniden inşa etmesi; okulunu sadece eğitim verilen bir bina olmaktan çıkarıp çocukların umutla geldiği bir yuvaya dönüştürmesi, öğretmenliğin aslında ne kadar büyük bir fedakârlık gerektirdiğini gösteriyor. Günümüzde öğrenciler bilgiye kolayca ulaşabiliyor; hatta çoğu zaman bilgi bombardımanı içinde kalıyor. Oysa Dilek Öğretmen'in yıllarında bilgiye ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Buna rağmen o, öğrencilerine yalnızca bilgi aktarmayı değil, bilgiye nasıl ulaşacaklarını, araştırmayı ve öğrenmeyi öğretiyor. İşte gerçek eğitim de tam olarak budur. Çünkü ezberlenen bilgiler unutulabilir, ancak öğrenmeyi öğrenen birey hayatı boyunca gelişmeye devam eder. Dilek Öğretmen'in en önemli özelliklerinden biri de görevini yalnızca okulun duvarlarıyla
Alıntı
Bir Dilek YetmezDilek Livaneli · Epsilon Yayınevi · 2021382 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·96 syf.··
2026 16. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:24
Akıcı, keyif aldığım bir eser oldu.... Sabır Taşı, insanın sabır, sevgi, fedakârlık ve kader karşısındaki duruşunu konu alan bir tiyatro eseridir. Olaylar, zor hayat şartları içinde yaşayan insanların yaşadığı çatışmalar etrafında gelişir. Eserde karakterler, yaşadıkları sıkıntılar karşısında sabır göstermeye çalışırken kimi zaman doğru yolu bulur, kimi zaman ise hatalar yaparlar. Necip Fazıl, olaylar aracılığıyla insanın manevi değerlerini ve ahlaki sorumluluklarını ön plana çıkarır. Sabır Taşı, insanın karşılaştığı zorluklara nasıl yaklaşması gerektiğini anlatan etkileyici bir eserdir. Sabrın yalnızca beklemek değil; doğru davranışı sürdürmek, umudunu kaybetmemek ve inancını korumak olduğu mesajını verir. Karakterlerin yaşadığı olaylar okuyucunun empati kurmasını sağlar. Özellikle manevi ve ahlaki değerlere önem veren okuyucuların beğenebileceği, düşündürücü ve anlamlı bir tiyatro eseridir. ......Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum......
Sabır TaşıNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 19852,345 okunma
Biraz felsefe, biraz psikoloji biraz da maneviyat
Puan vermedi
Şu dünya da “insan” olmak zor, kadın da olsan erkek de olsan bir şekilde zorbalanır; fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalabiliyorsun. Fizyolojik olarak kadın bedeni daha güçsüz olduğundan belki de en çok bedenen zarar görüyor; zihinsel, ruhsal hasarı da katınca işlerin boyutu çok daha vahim bir hale gelebiliyor. Eğitimli ya da cahil de olsan, varlıklı ya da fakir de olsan her iki taraf için de çok da farklı olmayabiliyor . Ruhsal olarak tam bir ehliyete sahip değilsen en önemli vasıf olan “insan” olamıyorsun! Kendi eksikliğinin cezasını kendinden güçsüze kesiyorsan bir hiçsin aslında! Lütfen biri Azra’nın elinden tutmuş olsun; o içi boş “baba” sıfatına yakışmayan beden diye dolaştırdığı kabuğu kalkınca içinden sadece cerahat akan “şey” biri de onu itmiş olsun.
TövbeN. İpek Gökdel · Dex Kitap · 201987 okunma
3/10
·416 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:30
Helloooo İlk kitapla seriye şahane bir giriş yaptığımız Clifton Forge serisine muazzam bir hayal kırıklığıyla veda ediyorum. Halbuki Çelik Kral ne kadar da güzeldi. Birinci kitabı okurken bu kitabın karakterlerini de çokça merak etmiş, başlarına ne geldi de bir günde evlenmeye karar verdiler diye sorgular olmuştum. Genevieve annesinin öldürülmesi ve kaçırılmasının ardından yeni ailesinin yaşadığı Clifton Forge'da yeni bir hayata başlar. Peşlerinde olan katil, motorcu çetesi ve polisler varken bu biraz zor ama Isaiah ile yaptıkları planla riski düşürmeye çalışıyorlar. Şimdi okuyacaklar için neden evlenmek zorunda kaldıklarını yazmak istemem ama gelmiş geçmiş en fas fakir (evet seveceğim bey'in az biraz parası olsun isterim) Isaiah ile evlenmeye değer miydi? Bence hayır! Isaiah fas fakir olmasının yanında bir de sabıkalı, başka birşey de var ama okuma şevkiniz varsa kırmak istemediğimden onuda yazmak istemiyorum ama o dakikadan itibaren bu ikisi ağzıyla kuş tutsa bana daha kendilerini sevdiremezler. Genevieve'de kızdım. Yani ortalıkta adam mı kalmadı da böyle bir g.vat ile olmaya devam ediyorsun. Yani kusura bakılmasında benim midem amik ovası kadar geniş değil. Kabul edemem! Devam kitabın da kuş beyinli deyip kuşlara hakaret etmek istemem ama Presley için diyecek başka söz bulamıyorum. İlk kitap boyunca herkes aynı şeyi söylüyor ama dinleyen kim? Bu kitabın sonunda da aldı cevabını! Şahsen onun hikayesini de merak etmiyorum. Devney Perry sevdiğim bir yazar ama bu seride saçmalamaya garip bir şekilde üçüncü kitapta da devam etmiş. Artık önümüzdeki diğer kitaplara bakacağız. Bu kitabı tabiki de almayın OKUMAYIN ve OKUTMAYIN KitapRüyasından Sevgilerle
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 202611 okunma
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
Sonunda o meşhur seriye bende başladım. Ve neden bu kadar meşhur olduğunu öğrendim. Mükemmel bir giriş kitabıydı. Feyre iki ablası ve babasıyla yoksul ve zor bir hayat yaşamaktadır. Bir gün avlanmaya çıktığında bir kurt öldürür. Ve işler burdan sonra sarpa sarmaya başlar. Kurt aslında bir peridir ve karşılığında o perinin yerine peri diyarına gidio yaşamalıdır. Bahar Sarayı hiç tahmin ettiği gibi değildir. Her şey mükemmel her şey güzel ve kusursuzdur. Ama Feyre perilere asla güvenmemekte kendinden emindir. Ama Tamlin yavaş yavaş onun ön yargılarını kıracaktır. Yüce Peri Lordu hem Feyre’nin kalbini kazanıp hem de kötü kalpli Amaratha’nın yarattığı sorunlarla uğraşmaktadır. Devamı Spoiler içerir. Ateş şenliğinde Feyre hiç tanımadığı biri tarafından kurtarılır. Gece Lordu Rhysand Feyre’nin hayatına hiç tahmin etmediği bir şekilde tekrar girecektir. Talmin ve Feyre birbirine aşık olmuştur. Ama Tamlin Feyre’yi korumak için onu geri kendi diyarına yollar. Ama Feyre onun her şeyden üstüne tutan Tamlin’in yanına geri döner. Amartha’nın esaretinde onun şartlarında ve sınavlarında savaşır aşkı için her şeyi yapar. Bu yolda ölür bile ya Ama artık kendisi yüce bir peri. Of yazarın böyle yapmasına bayıldım doğuştan falan olsa biraz basit kalırdı. Ama Rhysand en son ne görüp kaçtı merak ediyorum. Nesta taş kalpli ablası aslında onu seviyor . O kadar güzel bir kitaptı ki 1 günde bitti. Serinin devamını hemen okuyacağım.
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma