10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabı okurken hiç sıkılmadım. Bu hikayeyi okurken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Karakterler kusursuz değildi ve bence onları bu kadar gerçek yapan da buydu. Bittiğinde karakterlere veda etmek gerçekten zor geldi.hayatımda okuduğum en güzel serilerden biriydi.
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
Beklentimin altında kaldı.
5/10
·208 syf.··
2026 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:27
Bahçıvan ve Ölüm benim için ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratamadı. Kitabın felsefi derinlik sunma çabası hissediliyor; ancak bu çaba, zaman zaman anlatının akıcılığının önüne geçiyor. Hikaye ilerlemek yerine aynı duygu ve düşünceler etrafında dolaşıyor gibi hissettirdi. Karakterlerle güçlü bir bağ kurmakta zorlandım. Özellikle baş karakterin iç dünyası uzun uzun anlatılırken diğer karakterler yüzeysel kalmış. Bu da duygusal yoğunluğu artırmak yerine monoton bir okuma deneyimi yaşattı. Yazarın dili yer yer etkileyici olsa da aşırı metaforik anlatım ve ağır üslup, hikayeye odaklanmayı güçleştiriyor. Bazı bölümlerde ne anlatılmak istendiğini anlamak için tekrar okumak zorunda kaldım ve bu durum okuma keyfimi azalttı. Kitabın temel temaları olan yaşam, ölüm ve yas üzerine düşündürücü fikirleri olsa da bunların işlenişi bana göre yeterince özgün değildi. Daha güçlü bir kurgu ve daha canlı karakterlerle aynı mesaj çok daha etkileyici aktarılabilirdi. Sonuç olarak, derinlik arayan bazı okurlar bu kitaptan etkilenebilir; ancak benim için fazla ağır ilerleyen, duygusal olarak mesafe koyan ve beklentimi karşılamayan bir roman oldu. Hatta içimi kararttı diyebilirim. Kısacası çok zor bitirdim. 10 üzerinden 5 yıldız.
Duygu ve Düşünce
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 12:39
Çok güzel bir kitaptı her sayfasında büyük bir merakla okudum. Hem duygusal hem akıcı bir kurguy'du. Benim için tam anlamıyla sürükleyici bir kitaptı. Ne dili yordu ne de olaylar sıktı. Kesinlikle çok sevdim.
Dilhun 1 - Zor AşkLatife Helin Esen · Vera Kitap · 202668 okunma
Agota Kristof – Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Hakkında
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Agota Kristof – Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Dikkat, spoiler içerir! Savaşın ne kadar dehşet verici olduğunu ve herkese, özellikle de çocuklara, neler yaptığını çok sade, net ve çocukların kendi ağzından dinlediğimiz bir kitap. Bir çırpıda okunup bitiriliyor; tarzı oldukça farklı ve etkileyici. Başta ikizlerin hemşireyi öldürüp öldürmediğini anlayamadım, nedenini de kavrayamadım. Annelerinin ölümüne tepkisiz kalmaları ve babalarını ölüme göndermeleri çok tuhaf geldi. Açıkçası iki çocuk olmadığını düşünmeye başlamıştım ve sonunda haklı çıktım. Tahmin etmesi zordu aslında; baştan okuyacak olsam birçok ayrıntıyı yeniden keşfedeceğimi hissediyorum. Yazar kalemini hiç sakınmamış. Çocukların içinde kaldıkları dehşet verici kötülükler, onların masum diliyle anlatılmış. Bu iğrençliğin gerçekliği ise insanı derin bir üzüntüye sürüklüyor. Çocukların tavırlarındaki aşırılık, savaşın vahşileştirdiği ruhlarında duyguya dair pek bir şey bırakmadığını gösteriyordu. Buna rağmen birçok yerde etik davranmaları da ayrı bir değer taşıyor. Zaten yaşananların büyük kısmının Lucas’ın kurgusu olduğunu öğrenince biraz olsun rahatlıyoruz. Ancak hikâyenin yazarın kendi yaşamından izler taşıması, anlatılanların büyük bölümünün gerçek olabileceği hissini güçlendiriyor. Kitapçının hikâyesi, kütüphanecinin hikâyesi, Yasmine’nin hikâyesi ve Mathias’ın hikâyesi… Belki de hepsi Lucas’ın bir parçasıydı. İşin en kötü yanı ise Lucas’ın geçirdiği kazayı trajik yönleriyle hatırlamıyor olmasıydı. Annesi ve babası ona gelmeyince onlara karşı kin beslemiş, yalnızca kardeşini beklemişti. Kader onları yeniden buluşturduğunda ise her şey için çok geçti. Üstelik tüm gerçekleri öğrenemeden göçüp gittiler. Klaus da en az Lucas kadar zor bir hayat yaşamıştı; annesinin onu bekleyişini ve babasının ölümünü
1000Kitap
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 5. kitabı
Bazı kitaplar bittiğinde kapağını kapatırsın, bazılarıysa kalbinin bir köşesinde yaşamaya devam eder. Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu benim için ikinci türden bir kitap oldu. Sadako'nun yaşadıkları sadece bir çocuğun hikâyesi değil; savaşın masum insanların hayatında açtığı yaraların da hikâyesi. Masum çocukların öldürüldüğü bir dünya.. (Rojava,Filistin,Doğu Türkistan, Sırbistan...) Sayfaları çevirdikçe onun umutlarına, korkularına ve hayallerine ortak oldum. Özellikle her bir turnayı katlarken iyileşeceğine olan inancı beni çok etkiledi. Bazen küçücük bir umudun bile insanı ayakta tutabildiğini hatırlattı. Kitabı okurken birçok kez boğazım düğümlendi. Sadako'nun yaşadığı acılar karşısında üzülürken, onun cesaretine ve yaşama tutunma isteğine de hayran kaldım. Hikâye kısa olmasına rağmen verdiği duygu çok büyük. Son sayfaya geldiğimde gözlerim doldu ve uzun süre kitabın etkisinden çıkamadım. Bu kitap bana barışın ne kadar değerli olduğunu, umudun ise en zor zamanlarda bile insanın elinden tutabileceğini öğretti. Sadako'nun hikâyesi yıllar geçse de unutulmayacak kadar güçlü ve dokunaklı. Herkesin en az bir kez okuması gereken, yüreğe dokunan bir eser.
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,4bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 77. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:11
Jojo Moyes’in Senden Önce Ben romanını okurken, bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını düşündüm. Benim için kitap, birbirinin hayatına dokunan iki insanın, birbirlerini değiştirme çabasından çok, birbirlerine farklı bir yaşam penceresi açmalarını anlatıyordu. Roman boyunca en çok Louisa Clark karakterinin değişimini takip etmekten etkilendim. Hikâyenin başındaki Lou ile son sayfalardaki Lou aynı insan değil. Başlangıçta güvenli sınırlarının dışına çıkmaktan çekinen, hayatını küçük bir çevrede sürdüren biri iken, Will Traynor ile tanıştıktan sonra kendi hayatını da sorgulamaya başlıyor. Bence romanın asıl yolculuğu da Lou’nun bu dönüşümüydü. Will karakteri ise beni tek bir duyguya yönlendirmedi. Bazı bölümlerde ona hak verdim, bazı bölümlerde ise kararlarını kabullenmekte zorlandım. Geçirdiği kazadan sonra yaşadığı fiziksel ve psikolojik mücadele, onu sadece “yardıma muhtaç” bir karakter olmaktan çıkarıyor. Hayata, özgürlüğe ve kendi kararlarını verebilme hakkına bakışı, roman boyunca üzerinde en çok düşündüğüm konulardan biri oldu. Lou ile Will arasındaki ilişkiyi sevme nedenim, bunun klasik bir aşk hikâyesi gibi ilerlememesiydi. Birbirlerini değiştirmeye çalışsalar da, aslında birbirlerine kendilerini yeniden keşfetme fırsatı veriyorlar. Lou’nun Will’e yeniden yaşama isteği kazandırmaya çalışması kadar, Will’in de Lou’yu korkularının dışına çıkmaya teşvik etmesi bana oldukça gerçek geldi. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın zor bir konuyu kesin doğrular üzerinden anlatmamasıydı. Özellikle Will’in aldığı karar etrafında şekillenen tartışmalar boyunca, karakterlerin bakış açılarını anlamaya çalıştım. Roman bana tek bir cevap vermedi; tam tersine, her okurun kendi vicdanıyla değerlendireceği sorular bıraktı. Jojo Moyes’in anlatımı oldukça akıcı.
1000Kitap
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333,1bin okunma