Sadece aşk hikayesi değil, bir insanın yaşadığı tüm öfke, intikam, sevgi ve korku duygularını da içeriyor. Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Her bir karakterin kendine has, özel duyguları, hikayesi ve acısı vardı. Yazar hikaye içinde hikaye anlatırken diğerinden hiç kopmadı. Bir roman için olabilecek en iyi örneğin bu kitap olduğunu düşünüyorum şu ana kadar okuduğum kitaplardan. Sürükleyiciliği ve akıcı dili de hiç 400 sayfa okumuş gibi hissettirmiyor. Hayatımın başka bir döneminde tekrar tekrar okuyabileceğim bir kitap. Uğultulu TepelerEmily Brontë
Çok önceden okumam gereken bir kitaptı, illa ki bir gün okurum diye bekletiyordum. Keşke daha önce okusaymışım, aslında herkesin söylediğinden çok daha fazlaymış bu kitap. Aynı zamanda komünizm rejimini eleştirmiş ve komünizm rejimini savunmuş. Aslına bakarsanız şuan ülkecek yaşadığımız siyasi durumlarla çok fazla benzerlik var fakat bizim milletimiz oradaki hayvanlardan farklı olarak bilerek ve isteyerek, hatırlayarak yani unutmayarak bunları yaşamayı seçiyor.
Her bireyin okuması gereken bir kitap. Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell
Kitapta 2 tane hikaye vardı, bir tanesi kızıl dosya. Sherlock Holmes serisinin başlangıcı. Her zaman çok sevdiğim bir hikaye oldu, ortaokulda ilk okuduğum zamana döndüm resmen. :') Kızıl dosya benim için çok çekici ve sürükleyici bu yüzden dörtlerin imzasından daha çok hoşuma gitti. Dörtlerin imzası benim için biraz daha sıkıcı olsa da bitirebilmeyi başardım. Bence Sherlock Holmes her yaşta eğlence için okuyabileceğiniz bir tür. Her hikayede daha da şaşırtıyor sizi çünkü. Sherlock HolmesArthur Conan Doyle
Agatha Christie'nin okuduğum ilk kitabıydı. İlk kitabını okumak içim çok yanlış bir seçim yaptığımı kitabı bitirdiğimde anladım. Kitap kısa öykülerden oluşuyor, bazıları "dava" bile değildi. Kitabın polisiye türü olduğunu düşünmüyorum. İçlerinde beğendiğim bir iki tane öykü var fakat okumaya değdiğini bile söyleyemem. Cinayet RandevusuAgatha Christie
Bu kitabı okurken kendimi Montaigne'in yerine çok fazla koydum, düşünceleri çok yakın geldi bana. Bana göre herhangi bir insan okusa ona da yakın gelirdi, fark ettirdiği şey, hangi dönemde yaşamış olursa olsun, insan düşünceleri bir noktada çok aynı. Farklı görüş açıları kazandırdığı da oldu, hatta şaşırttı düşünceleriyle. Genel olarak sevdiğim bir kitap oldu, yazar sizinle güzel bir yakınlık kuruyor, hem de bunu amaçlamadan. Sayfaları çevirmeden önce bir süre duvarı izletebiliyor bazı düşünceleri, bu yanını da çok sevdim. DenemelerMontaigne