Sen yoktun mutsuzdum, bütün dünya hüzünlü olmalıydı ... Doğa olduğu gibi bu acıyı çekmeli yas tutmalıydı. Bütün başkentlerde bayraklar yarıya indirilmeliydi
Atatürk savaşı adım adım takip etmiştir. Askerliğe bir bilim olarak ilgisi vardır. "Bu muharebeyi nasıl kazandık, onlar neden kaybetti?" gibi birçok sorunun cevabını arar; Yunanlıların yaptıkları hatalara bakar.
Mesela taarruz sürerken bir telgraf gelir; bizimkiler telgraf karşı tarafın eline ulaşmadan kesip alır. Telgrafta Trikopis’in başkomutan olduğu bildirilmektedir ama haber Trikopis’e ulaşmaz. Trikopis ancak Dumlupınar’da esir düşünce bundan haberdar olur.
Trikopis kendisiyle yapılan bir mülakatta olayı şöyle aktarır:
“Türk ordusunun bu beklenmedik kuvveti karşısında birliklerimiz perişan olmuştu. Yan birliklerle de irtibatı kaybetmiştik. Cephanemiz tükenmek üzereydi... Ordunun adım adım hezimete yaklaştığını hissediyorduk. Her tarafımız Türklerle çevrilmişti. Esir olacağımızı anlıyorduk. Bizde kılıcı düşmana teslim etmek küçüklük sayılır. Vaziyetin kötüye gittiğini gören yaverim bir ara yanıma gelerek: ‘Generalim, kılıçlarımızı imha edelim,’ diye teklifte bulundu.
Kılıcımı kendisine verdim. Aldı ve parçaladı. Firar fayda etmedi, ordu perişan olmuştu... Türklerin içine düştüm. Esir oldum... Beni evvelâ Garp Cephesi Kumandanı İsmet İnönü’ye götürdüler. İnönü, beni yanına alarak Mustafa Kemal’in huzuruna çıkardı. Yunan Orduları Başkumandanlığına tayin edildiğimi de bu sırada öğrendim. Atatürk beni mert bir askere yaraşır bir şekilde kabul etti... Gazi’nin bu esnadaki sözlerini hiç unutmayacağım:
‘Üzülmeyin General,’ dedi. ‘Siz vazifenizi sonuna kadar yaptınız. Askerlikte mağlûp olmak da vardır. Napolyon da vaktiyle esir olmuştu. Size karşı büyük bir hürmet hissi besliyoruz. Burada kendinizi esir addetmemenizi rica ediyorum. Misafirimizsiniz. Yakında her şey düzelecektir. Buyurun, istirahat edin.’
Atatürk’ün bu ince ve nazik muamelesi karşısında ben de bu
Eğer belirli bir saatte veya gün içinde tekrar eden bir sayı görüyorsanız, bu size rehberlik eden meleğin bir mesaji olabilir. Bu mesajları sezgilerinizle birleştirerek daha derin anlamlara ulaşabilirsiniz.
00:00 - Yeni bir günün sessiz başlangıcı... Evren, sana huzur dolu rüyalar ve içinde saklı mesajlar sunuyor. Kendini güvenle bırak.
01:01 - Yanında seni izleyen, seni anlayan manevi varlıklar var. Unutma, yalnız değilsin.
02:02 - Meleğin, derin bir uykuya dalman için seni nazikçe çağırıyor. Bedenine ve ruhuna dinlenme şansı tanı.
03:03 - Zihnindeki karmaşayı bırakma vakti. Kendini dinginliğe teslim et, ruhunun hafiflediğini hisset.
04:04 - Meleğinle sesli bir şekilde bağlantı kurma zamanı. Şükran ve sevgiyle konuş; seni dinliyor.
05:05 - Evren, sana sabah 10'da gelecek bir mucize hazırlıyor. Hazır ol; bir güzelliğe tanıklık edeceksin.
06:06 - Dua etme ve şükretme zamanı... Yeni bir güne "Bismillah" diyerek başlamanın huzurunu hisset.
07:07 - Bugün şans seninle! Yeni bir güne pozitif enerjiyle başla, çünkü bolluk ve bereket sana doğru geliyor.
08:08 - Su, ateş, toprak ve hava... Dört elementi bir araya getir, onları ruhunda hisset.
09:09 - Bedenin, ruhun ve enerjin sana "Beni besle" diyor. Kendine iyi bakma zamanı.
10:10 - Bugün, uzun zamandır görmediğin biriyle karşılaşabilir veya bir telefon alabilirsin. Kalbin bu anın neşe dolu titreşimlerini hissetsin.
11:11 - Sevgilinden veya eşinden sevgi dolu bir sözcük, bir jest bekle. Sevginin sıcaklığını hisset.
12:12 - Sakin ol ve düşünerek hareket et. Meleğin her an seninle, sana yol gösteriyor.
13:13 - Kendini ruhsal olarak yükseltmek için ibadet ve zikir zamanı. Kalbini ilahi huzura aç.
14:14 - İçsel dengen sarsılmış olabilir. Kendini yeniden merkezine almanın yollarını ara.
15:15 - Birileri senden bahsediyor. Senin
삶을 에세이로 만드는 글 팁
01힘 빼고 편안하게
02미완성이라도 괜찮아, 다작이라면
03첫 문장에 쫄지 마
04오늘은 좀 삐딱할래
05글을 쓸 때는 짐 캐리가 되어보자
06등잔 밑을 밝히는 ‘낄끼빠빠’ 타이밍
07요약이 글 약이다
08게으른 자의 기록법
09상처를 글로 치유하다
10경로를 이탈했을 때
11모두가 비슷한 걱정을 하고 있어
12고칠 수 없는 글은 없다
13‘왜’가 빠진 이야기의 최후
14소리 내서 읽어보면 답이 보인다
15그림 같은 글임
16외로울 때 가는 스터디
17고민할 시간에 공유해
18상상은 낭비가 아니다
19마음을 사로잡는 글은 따로 있다
20초고는 밤에, 퇴고는 낮에
21정체를 숨겨봐
22공유하는 일의 무게를 견뎌라
23쓸 만한 인생을 만드는 사람
O sabah Büyük Taarruz başlar. Sabah 04.30'da tanzim atışı açılır, 05.50'de de tahrip atışına geçilir, saat 07.00'de ise Yunan topçusu susar ve Türk Ordusu 14 gün sonra İzmir'e, Kordon'a,varır.
Büyük Taarruz'dan evvel Atatürk, 15 gün sonra İzmir'de olacağını söylemiştir yakın çevresine. Sonra birlikte Kordon'da yürürken de Salih Bozok'a, "Kaç gün oldu?"diye sorar, "14 gün, Paşam,"cevabını verir Bozok. "Bir gün yanıldık o zaman,"der Atatürk.