Sena Y

Sena Y
Uzman Psikolojik Danışman
Yüksek Lisans
Van
21 Aralık 1999
607 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 21:22
Son AdaSon Ada , ilk bakışta sakin ve huzurlu bir yerde geçen basit bir hikâye gibi başlıyor. Issız bir ada, kendi halinde yaşayan insanlar, doğayla kurulan sessiz bir denge ve martılar… Her şey olması gerektiği gibi görünürken, adaya gelen bir diktatörle birlikte bu düzen yavaş yavaş bozulmaya başlıyor. Zülfü LivaneliZülfü Livaneli , bu değişimi bir anda değil; adım adım, fark edilmesi zor ama derin izler bırakarak anlatıyor. Romanın en çarpıcı yanı, kötülüğün nasıl sıradanlaştığını göstermesi. Kimse başta kötü değildir; herkes “daha iyi bir düzen”, “daha güvenli bir yaşam” vaadine inanır. Ama bu inanç, zamanla korkuya, sessizliğe ve kabullenmeye dönüşür. İnsanlar olan biteni sorgulamamaya başladıkça, ada da değişir; doğa, martılar ve insanlar bu baskının bir parçası haline gelir. Livaneli burada şunu çok net gösterir: Zulüm, yalnızca uygulayanlarla değil, ses çıkarmayanlarla da güçlenir. Son AdaSon Ada duygusal olarak da güçlü bir metin. Öfke, çaresizlik, suçluluk ve pişmanlık iç içe geçer. Roman bittiğinde geriye huzur değil; rahatsız edici bir farkındalık kalır. Livaneli, bize yalnızca bir ada hikâyesi anlatmaz; iktidarın, korkunun ve suskunluğun insanı nasıl dönüştürdüğünü gösterir. Bu yüzden Son Ada, yalnızca okunup geçilecek bir roman değil; bitince insanın kendine dönüp baktığı bir kitap.
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
Reklam
İçgüdülerimizi Hatırlatan Bir Çağrı
9/10
·538 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 20:09
Clarissa P. EstesClarissa P. Estes ’in Kurtlarla Koşan KadınlarKurtlarla Koşan Kadınlar kitabı yalnızca okunacak bir metin değil; insanın iç dünyasında yavaş ve derin bir hareket başlatan bir yolculuktur. Yazar, Jung’un analitik psikoloji yaklaşımını mitoloji,
1000Kitap
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 20:14
İncelememe yazar hakkında çok kısa bir bilgi vererek başlamak istiyorum. 1890 doğumlu İngiliz yazar Agatha ChristieAgatha Christie , polisiye türünün en çok okunan ve en etkileyici kalemlerinden biri. Dedektif karakteri
Edebiyat
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201935,9bin okunma
8/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 13:40
Shakespeare’in en kısa ama en hareketli eserlerinden biri. Yalnızca iki saatte bitirdim, ama sayfaları kapattıktan sonra bir süre o dünyanın içinden çıkamadım. Karmaşanın, tesadüflerin ve insan hâlinin en komik hâliyle işlendiği bir oyun bu. Olay, yıllar önce denizde birbirinden ayrılan iki ikiz kardeş çifti etrafında dönüyor: Antipholus’lar ve Dromio’lar. Yıllar sonra yolları Ephesus şehrinde kesişince, benzerlikleri büyük bir yanlışlık zincirine dönüşüyor. Birinin karısı ötekiyle konuşuyor, hizmetkar yanlış efendiye hizmet ediyor, suçlamalar havada uçuşuyor… Herkes herkesi başka biri sanıyor. Ve tüm bu karmaşanın ortasında, Shakespeare yine kalbin tam ortasına dokunuyor. Bir yerde Antipholus’un söylediği gibi: "Dünyanın kalabalığında kaybolmuş bir damla gibi hissediyor insan kendini; ta ki o damla diğerini bulana dek." Yanlışlıklar üst üste gelirken gülüyorsun; ama gülüşlerin arasında Shakespeare’in asıl mesajı sızıyor: her kimlik karmaşası, aslında kendini bulma yolculuğu. Her yanlışlık, doğruya çıkan bir kapı. Sonunda herkesin birbirini bulduğu o sahne, insanın içini ısıtıyor. Karmaşa biter, aile yeniden birleşir, huzur gelir. Oyun kapanır ama insanda bir düşünce kalır: Bazen hayat, sadece “yanlışlıklar komedyası”ndan ibaret. Ve belki de bu yüzden bu kadar gerçek.
Edebiyat
Yanlışlıklar KomedyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20248,5bin okunma
" Daha ne kadar kötülük olabilir?”
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 18:14
Hakan GündayHakan Günday ’ın ZamirZamir , AzAz ve Kinyas ve KayraKinyas ve Kayra kitaplarını okuduktan sonra sıra DahaDaha 'ya geldiğinde, aslında hep aynı dünyanın farklı yüzlerine baktığımı hissettim. Ama bu kez karanlık çok daha yakınıma geldi. Romanın merkezinde Gaza var. Çocuk yaşta babasının zoruyla insan kaçakçılığına bulaşan bir çocuk. Onun dünyasında insanlar “insan” değil, taşınan “yük” gibi. Henüz oyun oynaması gereken yaşlarda, başkalarının umudunu ve çaresizliğini parayla ölçmeyi öğreniyor. Kitap boyunca Gaza’nın hem çocukluğunu kaybedişine hem de vicdanının nasıl örselendiğine tanık oldum. Okurken sürekli şu duyguya kapıldım: “Bir çocuğun masumiyetini elinden almak, insanlığa yapılabilecek en büyük kötülük.” Hakan GündayHakan Günday ’ın diğer kitaplarında da karanlıkla yüzleşiyoruz. ZamirZamir bana birey ve toplum arasındaki görünmez şiddeti düşündürmüştü. AzAz daha çok insanın kendiyle olan kavgasını ve ötekileştirilmeyi anlatıyordu. Kinyas ve KayraKinyas ve Kayra ise nihilizmin, bağımlılığın ve uçlarda yaşamanın romanıydı. Ama oradaki karakterler karanlığa bir seçimle yürümüşlerdi. DahaDaha ’da ise bu karanlık bir seçim değil, bir çocuğa dayatılan bir kaderdi. İşte bu yüzden diğer romanlarından daha çok içime dokundu. Gaza’nın hikâyesi bana sadece bir karakterin değil, tüm dünyanın ortak ayıbını hatırlattı: çocukların ellerinden alınan çocukluklarını. Okurken nefes almakta zorlandım ama elimden bırakamadım. Ağır, rahatsız edici ama çok etkileyici bir roman. 9/10 — Çünkü sadece bir hikâye değil, insanlığın yüzüne tutulmuş acımasız bir ayna.
Edebiyat
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
Reklam