Dostovisky

Ne sırdır bu da be patron ? Bende herşey tersine gidiyor. Söylediklerine göre küçükken ihtiyara benzermişim; ağırbaşlı, az konuşur bir adam olup ihtiyarlara benzeyen kalın bir sesim varmış.
Şekerli Gerçek
Ev karanlık kap kacak iğne üstünde Karısı çocukları var mı yok mu belli değil Masa iskemle Ocak Arama öyle şeyleri Bir sofra bir yaygı Bir sedir olsun yok mu Yok o da yok işte İğreti bir yaşayış içinde adam Duvarları yalnızlık yemiş bitirmiş Gökyüzü üstünde yıldızlar daha da üstünde Kim örtsün damı duvarları kim koysun yerine Adam bir hiçliğin üstüne uzanmış kimseler görmez Kıl bir torba içinde sabunlar kımıldaşır Sabaha kadar Adam bıktığını anlayınca hiçlikten gelsin pencere gelsin duvar Gelsin karısı çocukları Islak taşlar sabah işleri Adam dükkana döner gene O gerçek dediğimiz şey Işıl Işıl Yapışık sesler çıkarır şekerlerin üstünde
Sayfa 76 - Yky·Kitabı okuyor
Hasret kimseye kalmasın.. !
Epikharmosa'a göre, geçmişte borç almış olan şimdi borçlu değildir;geceden sabah yemeğine çağırılmış biri bugün davetsiz gelir yemeğe çünkü çağıran ve çağırılan aynı adamlar değildirler artık, başka birer adam olmuşlardır.ölümlü bir nesne iki kez aynı halde bulunamaz;çünkü farkedilmez anlık bir değişmeyle bir dağılır, bir toparlanır; bir gider bir gelir.Öyle ki , doğmaya başlayan bir şey hiçbir zaman tam bir varlığa erişemez; çünkü bu doğuş zaten hiç bitmez, bir sona varır gibi durmaz, tohum halinden başka hallere, bir o yana bir bu yana hep değişir durur.insan tohumu ana karnında biçimsiz bir meyve olur önce;sonra çocuk biçimini alır;karından çıkınca memelik bebek olur;sonra bir küçük olandır, sonra bir delikanlı, sonra olgun, sonra yaşlı bir insan, sonra çökmüş bir ihtiyar öyle ki yaş ve ona bağlı oluş hep bir önceki hali bozup dağıtarak yürür.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Bir deli adam, bir yasak kadın sever..