Kitabı roman sever birisi olarak beğendim. Eger romanı okurken olayın yaşandığı yere gidebiliyorsam, karakterleri gözümde canlandirabiliyorsam , zamanın çağın şartlarını okurken hissedebiliyorsam benim icin tamamdır. Savas zamanlarında insanların yaşadıkları zorlukları cok net anlatıyor. Fugui ve ailesi açlıktan yoksulluktan hastalıklardan çektikleri sıkıntılardan bir türlü kurtulamiyorlar acıklı hayatları okurken tabi ki aklıma Gazzedeki insanlar ve çektikleri acılar geldi. Bu roman yıllar öncesini anlatırken şimdi de buna benzer sıkıntıların yaşanması insani derinden etkiliyor. Ne zor şartlarda yaşama tutunmaya çalışan umut bağlayan insanlar var. Elimizden bisey gelmemesi de ayrı bi konu. Kısacası eger dramatik konular içeren roman okumayı seviyorsanız tavsiye ederim
Zor bitirdim. Çok kitap okuyan birisi olmadığım için sanırım bitsin diye atlaya atlaya okudum. Anlayamadım pek bisey ama babayla oğlu arasında bi olay örgüsü vardı sanırım
Bana göre bi roman değildi. Kimseyi etkilemek istemem ama çok araştırmadan almıştım onun da pişmanlığını yaşadım maalesef. Akıcı olmasına akıcıydi okumasına okudum ama o kadar..
Kırmızı ZamanMine Söğüt · Can Yayınları · 20222,365 okunma
Serkan Karaismailoğlu
Bi çırpıda okuduğum nadir kişisel gelişim kitaplarından biriydi. Dopamin konusunda bilmediğim bilgileri öğrenince kendi içimde yaşadığım hislerin sebeblerini daha iyi anlamış oldum. İnsanın duygu degiskenligi, kararsızlığı çöküşü neyden kaynaklanıyor onu anlamış olduk.
500 sayfalık bu romanı ilk okumaya başladığımda detaylı betimlemelerden uzun uzun cümlelerden dolayı bitiremeyecegimi çok sıkıcı olacağını düşünsemde bu kadar sevilen beğenilen bu kitabı okumaya tekrar başladım. Gerçekten okudukça olaylar beni de içine çekti. Bir gün setterhanin yanında bir gün zehranin yanında oldum. 3 farklı zamana ve olaya gittim geldim. Kitabı bıraktığımda acaba ne olacak diye aklım hep ona gitti. Tarih bilgim çok iyi olmasa da balkan harbini savaşın sıkıntılarını okurken sanki bende yaşadım. Olayi anlatan yazarın yaşamına hiç dönmek istemedim zaten. Güzeldi ve bitti. Teşekkürler Nazan Bekiroglu ...