Bay C

:D
Bazı kimseler vardır, çocukların karşılıklı birbirlerini anlayıp birbirleriyle yardımlaşacak şekilde eğitilebileceklerinden kuşku duyarlar; ne var ki benim kendi deneyimlerime göre çocuklar büyüklerden çoğunlukla daha iyi bu işin üstesinden gelirler. Bir gün bir anne iki yaşındaki kızı ve üç yaşındaki oğluyla muayenehaneme geldi. Küçük kız bir masanın üzerine tırmanıp çıktı, bunu gören annesinin ödü koptu. Yerinden kıpırdayacak gücü bulamadı, sadece bağırdı: "İn aşağı! İn aşağı!" Küçük kız annesinin uyarısına hiç aldırmadı. Üç yaşındaki oğlan seslendi bunun üzerine: "Kal yukarıda!" Derken kız hemen masadan indi aşağı. Oğlan söz konusu durumda nasıl davranılması gerektiğini annesinden daha iyi anlamıştı.
Sayfa 188 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
"Arkadaşlar, bir millette, özellikle bir milletin yönetimde bulunan yöneticilerde kişisel hırslar ve çekişmeler, milli ve vatani görevin gerektirdiği yüce duygulara galip geldiği ülkelerde çöküş ve yıkılma kaçınılmazdır." –1 mart 1921
Sayfa 155 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Günümüz (1931) koşullarında çocukların toplumsal işbirliğinden çok yarışma duygusuyla donatılmış olarak okula geldiklerini görmekteyiz. Yarışma etkinliği bütün okul boyunca sürüp gider. Bu da çocuk için bir talihsizliktir; arkadaşlarından geride kalıp pes etmesi ne kadar kötü bir durumsa, sınıfta geniş çapta ilerlemeler kaydedip arkadaşlarından ileriye geçmesi de çocuk için daha az kötü bir durum değildir. Her iki durumda da harcadığı çabaların odak noktasını çocuğun kendi şahsı oluşturur. Çocuğun amacı, ortak çalışmalara katkı ve yardımda bulunmak değil, ele geçirebildiği kazançları güvence altına almaktır. Nasıl ailede bir birlik ve bütünlük havasının esmesi, aile üyelerinin bütünün eşit haklara sahip birer parçası olması gerekiyorsa, sınıfın da bir birlik ve bütünlüğü içermesi gerekmektedir. Çocukların birbirine ilgi göstermesi ve işbirliği içinde çalışmaktan hoşlanması için, önceden bu yolda eğitilmeleri zorunludur. Pek çok "sorunlu" çocuk bilirim, davranışları sınıf arkadaşlarının ilgisi ve ortak çalışması sonucu kökten değişmiştir.
Sayfa 187 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
"Çocuğun sınıftaki çalışmalara ilgi duymasını sağlamak isteyen bir öğretmenin, çocuğun o zamana kadar nelere karşı eğilim gösterdiğini saptaması ve bu eğilimlerle sınıftaki yeni çalışmaları başarıyla bir arada yürütebileceğine onu inandırabilmesi gerekir. Çocukta bir konuda güven duygusu uyandırabildi mi, diğer konularda da aynı güveni uyandırması kolaylaşır. Dolayısıyla, ilk yapılacak şey çocuğun dünyaya nasıl baktığını, dikkatinin en çok hangi duyu organıyla bağlantılı olduğunu, hangi duyu organının ötekilerden daha iyi geliştiğini bulup çıkarmaktır. Bakmak ve görmek bazı çocuklara daha çok haz verir; bazıları ise duyup işitmekten, yine bazıları hareket etmekten daha çok zevk alırlar. Görsel tipteki çocukların coğrafya ve resim gibi gözlere daha çok gereksinim gösteren derslere ilgi duyması daha kolay sağlanabilir. Öğretmenin anlattığı dersleri görsel tipteki öğrenciler kulak verip dinlemez, akustik uyarılara yanıt vermeye alışmamışlardır çünkü. Bu gibi öğrenciler dersleri gözleriyle izleme olanağından yoksun bırakılırlarsa, ötekilerden geri kalır. Belki de kendilerine kesinlikle yeteneksiz gözüyle bakılıp suç, kalıtıma yüklenir."
Sayfa 185 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
"Okul, ailenin uzanmış koludur. Aileler çocuklarını ilerideki yaşamlarında kendilerini bekleyen ödevlerin üstesinden gelebilecek şekilde eğitebilselerdi, okul eğitimi diye bir şeye gerek kalmazdı. Bizimkinden değişik bazı uygarlıklarda çocuklar çoğu kez yalnızca aile içinde eğitilmiştir. Zanaatkâr bir baba oğullarını kendi atölyesinde eğitmiş, babasından öğrendiği, ayrıca pratikteki çalışmalarından edindiği bilgi ve becerileri oğullarına aktarmıştır. Ne var ki günümüz uygarlığı daha karmaşık beklenti ve zorunluklarla karşımıza çıkmaktadır: anne ve babanın yükünün hafifletilmesi ve onların başladığı işin sürdürülebilmesi için okullara gereksinim duyulmuştur. Toplum yaşamımız, bireylerinde, bizim aile içinde onlara verebileceğimizden daha yüksek bir eğitim düzeyi aramaktadır."
Sayfa 179 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji