Kitabı okuduğunuzda hangi dönemi düşünürseniz, o dönemde her zaman var olan karakterleri görebilirsiniz. Hemen okunabilir bir eser olmasına rağmen bilerek yavaş okumaya çalıştım çünkü her cümlesinin altından bir anlam bir gönderme çıkarılabilir. Bir ütopyanın çökerek distopyaya evrimleşmesini yaşıyorsunuz. Bu kitapta bana en çok dokunan Boxer'ın durumu olmuştu. Bizim toplumumuzda da fazlasıyla yaşanan bir durum George OrwellHayvan Çiftliği
Kitabı elinize aldığınızda eğer önceden bir bilgiye sahip değilseniz gerçekten ne ile karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Kısmen tahmin edilen sonlar gibi değil bana göre fazlasıyla çarpıcı bir son. Ziya Hudutlu, karısı Ege ve kızı Sude ile çıktığı tatil yolculuğunda yaptığı kaza ve sonrasındaki 67 dakikayı bizlere sunuyor. Bu dakikaların her biri Savcı Ziya'nın hayatıyla bağlantılı, kendi eliyle kapattığı dosyalar, takipsizlik kararı verilmiş davalar, ve bunun yanı sıra Oğuzhan Uğur'u tanıyanlar için görmesi zor olmayan imgelerin hepsinin birbiri ile bağlantılarını düşünerek okumak güzel bir şanstı. Sonu adına okumayanlar için bilgi vermemek adına fazla konuşmayacağım ancak kendi adıma bunu tahmin etmemiştim. Halbuki bir eserde bile bu sonu görmek içten içe bizi ürpertiyorsa kendi adına da bu olayı düşündürmeye sebep oluyor. Eser 2018 de bizlere ulaşsada tanışmak için henüz geç kalmış sayılmayız. Umarım Oğuzhan Uğur dilinden daha nice eserleri de okuruz. Oğuzhan Uğur671000Kitap
İnce Memed 1 kitabı aslında küçük bir çocuğun heyecanlı bir maratonunu anlatarak başlıyor. Kendi adıma henüz başında olduğum Yaşar Kemal maceramı başlatmak adına gayet iyi bir seçim yaptığımı düşündüm. Haksızlığa boyun eğmeyen bu gözleri alevli çocuk ileride İnce Memed adlı bir eşkiyaya dönüşecektir. Belki eser ilk başta yaşadığımız zamana göre oldukça farklı gelebilir. Ancak kitabın biraz düşünerek tekrar okunduğunda aslında her dönemin toplumunda görülebilecek haksızlıklar, aşklar, mecburiyetler, pişmanlıklar olduğunu fark edilir. Farklı gelecek bir diğer durum şehirden farklı olan bu mekan olabilir. Ancak o da Yaşar Kemal'in usta betimlemeleri ile zamanka kendini hiç hissettirmeyecek ve sanki oraları biliyormuşcasına bir okuma sunacak sizlere. Ve bu eser tek başına anlatılan bir olaydan ibaret değil. Içerisinde yer alan hikayeler, efsaneler, şiirler, türküler ile beslenen dolu dolu bir eserdir. Seri halinde olan eserin devamını şimdifen sabırsızlıkla okumayı bekliyorum. 1000Kitapİnce Memed 1Yaşar Kemal
Stefan Zweig'ın okuduğum ilk kitabı olmasıyla bende farklı duygular uyandıran bu kitap ilk bakışta bir çoğumuzun bildiği bir oyunu anlatıyormuş gibi dursada aslında bir insanın hiçlik içinde nasıl bir oyuna bağlandığını görebiliyoruz. Nazi döneminde bir hücreye kapatılan psikolojik işkenceye maruz bırakılan Dr. B'nin çaldığı bir satranç kitabıyla oyuna bağlanması ve bu oyunun yıllar sonra hayalinde değil somut olarak karşısına çıkmasını anlatan bir eser. 1000KitapStefan ZweigSatranç
Romanın her kahramanını ezberlediğim bir Ahmet Ümit polisiyesi klasik bir polisiye eserden farkı Türkiye'nin güncel problemleri ile harmanlanması bu problemlerin nedenleri ve sonuçları ile ele alınması bunun hikayeye yedirilmesi harika bir okuma sunuyor bizlere. Zaten Ahmet Ümit'in okuduğum kitaplarında beni etkileyen bu sanırım. Kitapta çocuk istismarı, organ kaçakçılığı, suriyeli göçmenler gibi konuların kendi içindeki sebepleri, sonuçları her zaman üzeri örtülmek istenen problemleri açıkça gösteriyor. Aynı zamanda bu konulara karşı birbirinden farklı fikirler farklı karakterler üzerinden anlatılmış. Bizie de belki bize farklı gelen bu fikirlerin neden ve nasıl oluştuğu gösterilmiş, sorgulama yapmamız istenmiş. Yani hem düşünüp hem romandaki olaylar içinde kaybolmak istiyorsanız vakit kaybetmeden okunması gereken bir eser. Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit