Ama kim her zaman yalnız uyuyabilir? Yalnız birkaç adam yapar bunu, iççağrının ya da mutsuzluğun ötekilerden kopardığı ve artık her gece ölümle aynı yatakta yatan adamlar.
Kafka, uyumsuzu belirtmek istediği zaman, tutarlılıktan yararlanır. Banyoda balık avlayan delinin öyküsünü biliriz; akıl hastalarını iyi etmede kendine özgü düşünceleri olan bir hekim sormuş: “Ya balık oltaya gelirse?” Sert bir karşılık almış: “Hadi oradan, budala, burası banyo”. “Barok” türden bir fıkra bu. Ama uyumsuz etkinin bir mantık aşırılığına ne kadar bağlı olduğu burada elle tutulur biçimde kavranıyor. Kafka’nın dünyası, anlatılmaz bir evrendir, insan burada hiçbir şey çıkmayacağını bile bile banyoda balık avlamak gibi işkenceli bir lükse sapar.