Kokuların beş duyumuz içinde belleğe en yakın olması ne garip. Modern yaşamlarımız yönelim olarak giderek görselleşmiş olsa da, belleği harekete geçirmek söz konusu olduğunda göz, burunla asla rekabet edemiyor işte. Kokunun çağrıştırdığı anılar, görsel ve işitsel imgeleminkinden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkarıyor. Kokular eski yaşanmışlıklarımız için bir kanal açabiliyor geçmişe.
Öyle ki, güçsüzlerin (çalışanların) değerleri, güçlülerin (üst sınıfın) çıkarlarına hizmet eder duruma getirebiliyorsa yanlış bilinç iş başındadır diyebiliriz.
"Basmakalıp laflara hakikaten itirazım yok," dedi sonradan Ruth'a "asıl asabımı bozan şey, bu sözlerin afra tafrayla, kibirli bir memnuniyetle, kesin bir üstünlük duygusuyla söylenmesi ve buna harcanan zaman."