Günay

İçimizdeki Şeytan
7/10
·120 syf.··
2021 28. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 02:18
İncelemeye  başlamadan önce ve hemen kocaman altın harflerle sabit iletim olan "SPOİLER" i yazayım. Kitabın önsözünde kitabın içeriğiyle birlikte Anna Karenina ve Kroyçer Sonat ve Aşkın Metafiziği ne de değinilmiş. Peki neden Anna Karenina ve Kroyçer Sonat ? Anna Karenina okumadım okuyacaklarım arasında ama sevgili Haruki Murakami nin Uyku kitabında  Anna Karenina kitabı ile ilgili bölümlerde kitabın sonunu görmüş ve unutmak üzere daha sonraki aylara ertelemiştim. Ve ben unutmayı beklerken Şeytan kitabının önsözünde de sonunu okuyup iyice hafızama kazımış, imkansızın şarkısını söylemeye başlamış oldum. Böyle önsözleri bu yüzden sevmiyorum. Neyse ki Kroyçer Sonat okumuştum. (Her ne kadar onunla ilgili bir bilgi vermemiş olsa da yine de sevindim diyelim.) Bahsi geçen; bir bilinen ve bir bilinmeyen (ama sonu hafızaya kazınmış) iki kitabın da konularına biraz vakıf olarak kitabın içeriğiyle ilgili bilgileri elde ederek (evlilik-aldatma-ahlak) diğer kitaba gelelim. Neden Aşkın Metafiziği ? Yine okuyacağım kitaplar arasındaydı yazarın kadın hakkındaki düşüncelerini incelemelerden ve kitabı da az çok alıntılardan biliyoruz. Burada bu kitaptan kadın ile ilgili değil irade ile ilgili olarak göz atılması istenmiş. Sevgili Tolsoy'un da kadınlara karşı olan düşüncesi önsözde "yani  kadın  ve evlilik düşmanı olduğunun hem kendi güncelerinden hem de karısının anılarından rahatlıkla çıkartılabileceği ileri
Ahlâk
ŞeytanLev Tolstoy · Bordo Siyah Yayınları · 20184,502 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 02:00
spoiler de benim sabit iletim olsun :) Yazarın ilk olarak Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. İkinci olarak okumak istediğim kitabı kesinlikle  bu değildi ve kitaba inceleme başlığı altında birşeyler yazmak hiç ama hiç aklımda yoktu lakiiin kitabın kapağındaki şirinliği görüp okumadan, kitap bitince aklımdan geçenleri yazamadan, aslında kendimi ifşa etmeden geçmek istemedim. Çocuklar için yazılmış bir kitap ve ben de içimdeki çocuk yanım için okudum. Kitapta 5 ayrı yazı var son bölümde de yazarın kurduğu Uğur Böcekleri projesi ile ilgili bilgi veriliyor. Ve ilk yazımızın adı; Film Başlıyor! Bir köye ilk sinemanın gelmesiyle Ahmet adlı gencin sinemaya olan ilgisini ve bir film yapma uğraşını anlatıyor, çocukluk, gençlik dönemlerinde ve yaşlansa da bu tutkusundan vazgeçemiyor. Dereyi görmeden paçaları sıvayan ben yazıyı okurken yazarın bu yazıyı bir filmden (ç)alarak yazdığını düşündüm. Peşin yargıyı da gördüm tabi yazının sonunda... "San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü Türkiye’ye kazandırmıştı." Neydi bu; "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" İkinci yazıda hazırlıklıyım, önce dere görülecek, Heykeli Dikilen Eşek. Akla ilk gelen O'dur. Heykeli Dikilen Eşek : Mustafa Güzelgöz, yani Eşekli Kütüphaneci. Peşin hüküm vermediğimden ve bu eşekli Kütüphaneciyi tanımanın verdiği çocukça sevinçten mutlukukla üçüncü yazıya ve oradaki anlatılan olaydan kahramanı bulmak umuduyla yazıyı heyecanla okumaya başlıyorum. Kazanmak mı, Yardım Etmek mi? Maalesef burada herhangi bir ünlü kişi yok, tamamen insanlara yardım etmenin güzelliğinden bahsediyor. Neyse ki benim paçalar yine sıvanmamıştı :) Ve unutmadan; #114893776 Farkında olmadan ya da çoğu zaman fark
Küçük Beyaz Uğur BöceğiAhmet Şerif İzgören · Elma Çocuk · 2020333 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2021 14:01
Kim, Nerede? Neden? Nasıl?.. Aziz Nesin. Poliste. Rusya dönüşünde yapılan bir ihbar üzerine evinde yapılan arama sonucunda Türk Komünist Partisi'ne verilmek üzere Nâzım Hikmet'in vasiyetnamesini ve bazı belgeleri ülkeye getirdiği ileri sürüldüğü için Emniyet Müdürlüğünde 36 saat gözaltına alınması... Mizahın ustası, kara mizahın, gerçekleri anlatırken, kara kara güldürürken düşündüren ve üzen kalem. Bu kitapta da aynı tiyatro var, kara kara güldüren. Yaşanmış bir komediyi, basında çıkan olumlu ve olumsuz haberleri, emniyette geçirdiği saatleri bölüm başlıkları altında toplayarak biraraya getirmiş Aziz Nesin. Birinci bölümde yazar için yayınlanmış yazılar, ikinci bölümde olayı bildiren gazete haberleri, üçüncü bölümde olaya yorumlar, dördüncü bölümde Aziz Nesin poliste, beşinci bölümde kitabın birinci basımından sonra basındaki yankılar, altıncı bölümde yargılanma evreleri yer alıyor. "Yazar için yazılan yazılar" başlığı altında toplanan birinci bölümde Aziz Nesin'in yazarlığından ve insan olarak nasıl bir insan olduğundan bahsedildiği gazete ve kitaplardan alınmış yazılar var. İkinci bölüm "olayı bildiren gazete haberleri" başlığından da belli olduğu gibi; Nazım Hikmet'e ait evrakları yurda getirdiği için sorguya çekilmesine ait çeşitli gazetelerde çıkmış haberlerine yer verilmiş. Üçüncü bölüm: Olaya yorumlar kısmında yine olayla ilgili gazetelerde çıkan haberlerin hem olumlu, hem olumsuz olarak çeşitli yazarlar tarafından kaleme alınışına yer vermiş kitapta. Dördüncü bölümde; Aziz Nesin poliste... Asıl trajedinin olduğu bölüm, ağlanacak halimiz... Beşinci bölümde, kitabın birinci basımından sonra basındaki yankılar, Aziz Nesin'in 36 saat nezarette geçirmesinin, polislerin ona karşı davranışlarının kitap çıktıktan su yüzüne çıkması üzerine çeşitli yazarların
Edebiyat
PolisteAziz Nesin · Adam Yayınları · 1997124 okunma
Soyulur muydu kabuğu hayatın? Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 18:42
3 kuşak 3 kadın, anneanne, anne ve kızının anlatıldığı kısacık ama içinize işleyecek bir kitap. İlk başta ben ne okuyorum diye kafa karışabilir. Ya da bana özel bir kafa karışıklığı olabilirdi :) Yine de kolaylık olsun diye okuyacaklar için yazalım anlatanları sırayla; anneanne, anne ve torun. İlk anlatıcı anneanneyi tanıyalım; Ben Sabiha. Eşim, beni başka bir kadın için terk edip giden eşim Mürsel, kızım Sezin, oğlum Muhsin, benim kabullenmezlerime bir kabullenemez daha katan oğlum, babası gibi terk edip giden oğlum... Terziyim, güzel giysiler dikiyorum yaşayamadığım hayatın giysilerini başkalarına giydiriyorum. Hangisinin kabuğunu sıyırsam üzerimden? Kendimin mi, eşimin mi, oğlumun mu? Herkesten bir kabuk aldım ben. Kapattıkça kapattım üzerime kumaşlarımla birlikte. Kendiminki yetmezmiş gibi... Sırada kızımız var; Ben Sezin, eşim Haluk, kızım Semiha, diğer kızım Füsun. Ama ben Semiş'ten sonra yokum... Yemekler yapıyorum, satıyorum yiyemediğim yemekleri, başkalarına yediriyorum... Ben zaten doğuştan kabuklarla doğmuşum. Annemin deliliği vazgeçilmez bir iz bana. Bir de kardeşim Muhsin var en büyük kayıp içimdeki. Özlemeyi ilk onda öğrendim. Bunlar da yetmezmiş gibi bir de ilk göz ağrım, kızım Semiş var daha çocukken canlı canlı beni mezara gömen, kapanmayacak bir iz bırakıp giden, içimde büyüttüğüm ama mezarında büyüyemeyen... Benim soyunamayacağım kabuğum bu, üzerimden bir türlü atamayacağım. Füsun'a koparır diye gösteremediğim yaramın kabuğu. Füsun mu? Ben Füsun. Torun olan Füsun. Üçüncü kuşak. Eşim yok, çocuğum yoktu. Annem Sezin var ama o da yok, ablam var Semiha yani Semiş ama o hiç yok... Bir de babam var Haluk... Benim kabuklarım daha fazla, yaşanmamış çocukluğum var, olmayan ablam ve olmayan dayımın hayaletleriyle, yaşanmamış çocukluğum. Var olup ama
Kadın
KabukZeynep Kaçar · Sel Yayıncılık · 20181,648 okunma
Memleketler içerisinde bir çok güzel bir memlekettir Türkiyem❤
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 14:17
Spoilerli incelemecik Kitapla ilgili o kadar alıntı yaptım ki paylaştığımın yanımda paylaşmadığım bir o kadar daha vardı diyebilirim :) uzun bir inceleme yazmak, derinlere de inmek istemiyorum inersem çıkamam :) ve hemen başlıyorum; "Karnında gayrimeşru bir bebekle çaresiz bir genç kadın. Ya zorla evlendirilecektim ya öldürülecek ya da yaşayan bir ölü olacaktım." Giriş bölümü böyle olunca kitabı tahmin etmemek mümkün değil sanırım. Hikaye 1876 yılında geçiyor. Şu yaşadığımız yıllarda bile böyle kadınlara nasıl bir gözle bakıldığını düşünürsek kahramanımızın durumu daha da vahim. Evli bir kadın olmak zor, bekar bir kadın olmak zor, eşinden ayrılmış bir kadın olmak zor, garimeşru bir bebeğe sahip bir kadın olmak zor. "Kadın olmak çok ama çok zor." Çevrendeki herkes, kendi ailen bile sana düşman kesilirken (erkeklerin düşmanlığı yetmezmiş gibi) bir de kendi cinsinden düşmanlık görmek nasıl bir utançtır... #108290439 "1876 yılı baharında gayrimeşru bebeğimi doğurmak üzere evin erkeklerinden habersiz Büyükada’ya gönderildim. Yanıma Bedriye Kalfa’yı verdiler." Burada, bu konakta çocuğunu doğuracak, ailedeki gözlerden uzak ama dillerden değil. #108053016 Yıl belli, ortam belli, şartlar belli ve en başta tecavüze uğramış kadın... Hoş belli olmasa da yıllar hep aynı sorunların  benzerliğiyle geçiyor. Ama yine de O her şeye rağmen yeni hayatını özgürce yaşamak istiyor. Konağa yerleşiyor, ailesinin onun tüm aşağılamalarına, bu çocuk dolayısıyla tüm kötülüklerine rağmen sevgi ve özlemle hatırlıyor ve hala seviyor onları, onlar onu öldürme planları yapsa bile... Günlük tutuyor, geçmiş, gelecek, şimdiki zaman içerisinde kendi duygu ve düşüncelerini, hatıralarını, anne ve kardeşlerinin sözlerine de yer veriyor ara sıra,
Ah İnsanlar
Gözyaşı KonağıŞebnem İşigüzel · İletişim Yayıncılık · 2016563 okunma