Bir kuşun kanadındayım
Gökyüzünde her süzülüşüne anlam arıyorum
Anlamsızlıklarıma anlam katıyor
Bu süzülüşler
-Tıpkı-
Senin anlamsız kahkahalarında
Anlam bulma arayışım gibi
Diğerlerine normal gelen gülüşün
Bende amansız bir anlam arayışına giriyor
Bütüne doğru giden bu yolların içinde
Birçok temas birçok parça ve biraz da kaos
Hepsiyle birlikte yaşamak
Koşamasakta yürümeyi biliyoruz en azından
Bu da bir başarı diyorum
-İçimden-
kendi kendime
Amansız arayışlar devam ediyor
Bir sürünün inine girmiş bir kurtla
-bakışıyorum-
Tepki vermezsen bir şey yapmaz derler
ya da demiş
-birileri-
Fark eder mi
Yüreği buruk bir kurt ne yapabilir
Ne diyebilir
Soruların ardında dolanmadan
-kaybolmadan-
Oysa “ben-sen” ilişkisinde ,iki insan birbirlerini oldukları gibi, beraberliklerini de bir bütün olarak yaşar.Böyle bir beraberlik,bazı psikoterapi uygulamalarının da kusuru olan ve bir insanın diğerini anlamaya çalışması ya da ona ulaşmak için çaba göstermesinden farklı bir yaşantıdır.Bir başka deyişle bu,”Ben ona şunu verdim,o bana bunu verdi” şeklindeki yaşantılardan farklıdır.Alma ve verme aynı anda yaşanır,adı konmadan ,tanımlanmadan.Çünkü yaşantılarda tek başına bir “ben” yoktur, “ben-sen” tek bir yaşantıdır.
Bilemem,belki bu yüzden
Ben sana yanlış bir yerden edilmiş bir büyük yemin gibiydim.
Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
Yine de döneyim döneyim istedim.
Aklına Nana’nın bir keresinde söylediği şey geldi;her bir kar tanesinin,dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından
dökülen bir ah olduğunu.