Batuhan Demirel

Ceza Sömürgesi
7/10
·56 syf.··
2025 17. kitabı
Hikayemizde bir ceza sömürgesi muhitine gelen ecnebi bir gezgin ile subayın münasebetleri (ya da münakaşası) ön plana çıkıyor. Subay, eski komutanının geliştirdiği acımasız bir işkence aletini savunuyor. Bu aygıt ile işlediğimiz suçlar üzerinize acı verici biçimde yazılıyor. Beklentimin altında kalan bir eser oldu. Kafka'nın "Dönüşüm" eserini de okuyup çok iyi bulmamıştım. Romanın arka kapağında totaliter rejim eleştirisi, suç ve ceza öyküsü, benzersiz bir distopya gibi ibareler yer alıyor. Oysa ben bu eserde bunları bulamadım. Belki de Kafka değil de başka bir yazar yazdaydı daha az puan verirdim. İncelememin muğlak ve müphem olmaması adına daha yapıcı eleştirilerde bulunayım. Öncelikle kitapta bu mevzubahis işkence aygıtının kullanılmasını savunan subay ile aksini isteyen gezginin konuşması ağırlıklı. İşkence aletine nihayetinde subay kurban gidiyor. İnsanlık dışı savaş suçlarına gönderme yapılmış olabilir. Ama bundan ziyade bir mesaj, vaat ettiği gibi bir şey okura sunmuyor. Distopya olarak ne bir Hayvan Çiftliği olabilmiş, savaş konusunda ne Satranç'a yaklaşabilmiş, ne de Bir İdam Mahkûmunun Son Günü gibi okura derinlik sunmuş. Benim için kısa, ortalama bir öyküydü. Her okurun kitaptan aldığı haz farklı olabilir. Belki benim görmeye muvaffak olamadığım muhtelif detaylar da barındırıyordur. Fakat ben bu öyküde uzun uzadıya bahsettiğim üzere beklentimin karşılığını alamadım. Kafka'nın da olağanüstü bir yanına rastlayamadım. Her ne olursa olsun dünya edebiyatına mal olmuş bir eser olduğundan ve insanlık suçlarına karşı çıkan sorgulayıcı bir eser olmasından 7 puanı hak ettiği kanaatindeyim.
Edebiyat
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Yapı Kredi Yayınları · 201911bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Batuhan Demirel

, bir kitap okudu
7/10
·56 syf.··
2025 17. kitabı
Franz Kafka
7.2/10 · 11bin okunma
Bereketli Topraklar Üzerinde
9/10
·380 syf.··
2025 16. kitabı
Çukurova denince akla evvela İnce Memed gelir. Feodal ağalık düzeni gözler önüne serilir. Bu eser ise Orhan Kemal'in "toplumsal gerçekçilik" ekolünde kaleme aldığı, diyalog ağırlıklı hoş bir roman. Orhan Kemal, yayımlanmadan önce gece yarısından sabaha dek romanı ırgatlara, işçilere okumuş. Onlar da çok beğenmişler. Köyden indim şehire diyebileceğimiz bir başlangıcı yer alıyor. Pehlivan Ali, İflahsızın Yusuf ve Köse Hasan denilen üç arkadaş Sivas çevresindeki köyünden Çukurova'ya iniyorlar. Tabiri caizse kara cahil olan üç arkadaş şehrin kaotik düzenine uyum sağlamaya çalışıyor. Irgatlar, ameleler, işçiler; (artık ne derseniz deyin) insanlık dışı muameleye maruz bırakılıyor. İkinci sınıf insan gibi görülüyor, muhatap alınmıyor. Güç bela buldukları işler, çok ağır şartlar altında onları mahvediyor. Aldıkları para ise boğazlarını ancak doyuracak kadar. Paralı köle tabirini kullanabiliriz. Romanda toplum, daha ziyade işçi sınıfı bütün ayrıntıları ile göze serilmiş. Yani romanda birçok yerde cinsellik olgusu kullanılmış, bunla ilgili detaylara da yer verilmiş. Tüm gerçekliğiyle gözler önüne serilmiş. Romanda şiveli anlatımlar mevcut. Köy ağzı kullanımı da var. Diyaloglar kitapta yoğun, betimlemeler de güzeldi. Üç arkadaşın umut dolu yola çıktığı maceraları hüzünlü bir sonla bitiyor. Pamuk fabrikasından inşaata, tarladan harman makinesine kadar muhtelif yerlerde çalışan bu arkadaşlar üzerinden bir toplum analizi, tüm gerçekçiliği ile sınıflar arası çatışma işlenmiş. Tavsiye ettiğim bir eser.
Edebiyat
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
Felsefe 101
7/10
·296 syf.··
2025 15. kitabı
Bir kitapçıya giderseniz, felsefe bölümünde muhakkak Say Yayınları'nı görürsünüz. Bu eser de Say Yayınları bünyesinden çıkmış, benim gibi felsefeye yeni giriş yapmak isteyenlere tavsiye edilen eserlerden. Dinler Tarihi 101 gibi serinin diğer kitapları da var. Bu esere gelirsek, felsefenin doğuşundan yirminci asra kadar gelişimini güzelce işlenmiş. Hem filozoflar, hem alt dallar, hem kavramlar üzerinden gidilmiş. Kitabın muadillerinden olan Felsefeye Giriş ve Felsefenin Kısa Tarihi eserlerinde tamamen Batı Felsefesi inceleniyordu. Bu eserse İbn-i Sina ve Doğu Felsefesi başlıklı iki bölüme yer vermiş. Ama yine de çok az olduğunu düşünüyorum "Felsefe Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey" adında bir eserin %95'i Batı Felsefe'sinden ibaret. Ya çevirmenden, ya yazardan yahut Türkçe'den mi kaynaklı bilmiyorum ama kimi kısımlar fazla karmaşıktı. Yazar geniş felsefi düşünceleri kısaca anlatacağım mottosu yüzünden bazı kısımlar çok muğlak kalıyor. Warburton'un soyut fikirleri somutla örnekleyen üslûbu bana daha hoş geliyordu. Bu eser daha teorik kalmış. İçerisinde felsefenin giriş ve hatta orta seviyelerini kapsayan bir eser meydana gelmiş. Geniş bir yelpazesi var ve hem filozoflar üzerinden gidip kavramlara ve düşüncelere de değiniyor. Kitapta muazzam bilgi var, hepsi aklınızda zaten kalamaz. Ama başvuru kaynağı gibi ya da alışma kitabı gibi düşünebilirsiniz. Aklınızda çok şey kalmadı diye felsefeye kabiliyetiniz yok gibi bir denklem kurmayın. Yazarın kimi yerde akademik ve fazla havada kalan üslubundan ve yukarıda bahsettiğim sebeplerden beklentimin biraz altında kaldı. Her şeye rağmen elinizin altında bulunması gereken güçlü bir eser.
Felsefe
Felsefe 101Paul Kleinman · Say Yayınları · 20181,307 okunma