Bir yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için her zaman ille de kaderin güçlü bir tokadı ya da her şeyi sert bir şekilde söküp atan bir güç gerekmez. Hatta gelişigüzel nedenle yıkımı yaratmak, kaderin ele avuca sığmaz heykeltıraş isteğini tahrik eder.
Önceleri, bir acı çekip de onu atlattığımda, mutluluk duyardım. Şimdi yalnızca rahatlamış oluyorum, şu acı duyguyu içimde taşıyor olsam bile: "Şunu atlatayım da ötesi umrumda değil."