Kulağını seslere kapatmayı bilmeyen, şehirde sanki ıssız bir adadaymışçasına yaşamayı bilmeyen biri nasıl yazabilirdi ki? Gerek var mıydı, birkaç satır yazı için bu kadar yol yapmaya?
Evinin tuvaletine kilitlese kendini, orada da dinleyebilirdi içindeki sesleri. Sifonu da çekerdi her beş dakikada bir, okyanusu duymak için...
Bazen hiç tanımadığım insanların, kendiminkini tehlikeye atarak hayatlarını kurtardım. Ama bu kutsal görünen işi bile yapmamı sağlayan tek bir şey vardı. Ne hayatını kurtardığım insanın canına verdiğim değer, ne de bir kahraman olma isteği. Sadece kendi hayatıma değer vermediğim ve çok sıkılıyor olduğum içindi. Benim gözümde eski bir dost farksızdı dünyanın en vahşi canisinden!.. Nasıl herkesi öldürebilirsem, yine herkesin de hayatını kurtarabilirdim canımın pahasına...
Keşke hepsi ölseydi. Herkes ölseydi. Görmeselerdi beni.
Dünyaya böyle bir canavarın geldiğine tanık olmasalardı. Keşke doğmasaydım... Sadece kötülük ve acı yaydım etrafıma.