Meursault Samsa

Meursault Samsa
@Meursaultsamsa
kahve, Eric Rohmer, Woody Allen, Jim Jarmusch, Bob Dylan, rock, viski
Susuz Yaz
Biraz gömeceğim, biraz öveceğim; Abartılan bir film olduğunu düşünmekle beraber beğendim filmi, yine de yetersiz bence. Şimdi elbette bir filmi o dönemin şartlarına göre de değerlendirmek gerekiyor ama nasıl ki çok tartışılan köpek öldürme sahnesini savunabileceksem, aynı perspektiften filme eleştiriler de yapacağım. Günümüz ahlak yasaları ile 60 yıl öncesini yargılayıp da filmde tavır almak bana komik geliyor. Nasıl ki bugünün ahlaki kabulleri ile köpek sahnesi için saldırmıyorsam film ekibine, bugünün sinema imkanları ile de elbette saldırmayacağım filme. Ne var ki Jules ve Jim 1962'de çekilmiş, İyi Kötü Çirkin 1966'da çekilmiş. Ama bu filmi izlerken ben sanırım 1940'larda falan yapılmış diye düşündüm, onu düşündürtüyor çünkü kopukluklar, kötü geçişler, fazlası ile karikatürize ve tiyatral kötü adam karakteri... Köpek sahnesinde beni rahatsız eden bir şey yok, olmasa iyi olurdu ama bu dünyada hayvanlar bazen zevk için, bazen gıda için, bazen ise psikopatik eğilimlerle işkence görebiliyor ya da öldürülebiliyor. Aynı filmde horoz kesme sahnesi de var, onu kimse pek konuşmamış, sanırım köpek bizde yenmediği ama horoz yendiği için. Köpeğin yendiği ülkeler de var. Dediğim gibi olmasa iyi olurdu ama 1960'larda sinemada buna benzer şeyler var, ahlak da zaman içerisinde gelişen demeyeyim de değişen bir şey. Bugündne bakıp o günkü bir olayı acımasızca yargılamak, bu olay yüzünden böyle önemli bir filmi yok saymak benim yapabileceğim bir şey değil. Bu olaydan bağımsız olarak filmi eleştiriyorum ben yani ve abartıldığını düşünüyorum. Filmi film yapan neredeyse tek şey Osman karakterinin cinsel açlığı ve kardeşinin karısı olan Bahar'a duyduğu arzu. Bunu çıkar filmden, geriye hiçbir şey kalmıyor benim için. Diyaloglar falan bence çok yapay, çok absürt hatta. Yani karakter o
Sinema
Avrupa'nın doktor kitabı yazasıymış ki, 'Bir hastanede güzel kız, güzel karı da bir dermandır,' diye yazasıymış...
Sayfa 144 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
"Çalışıyorum ben ya"
Socrates
"İyi yönleri aşikârdır. Dünyevi başarılarla ilgisi yoktur. Korkudan o kadar aridir ki son dakikaya kadar sakin, kibar ve nüktedandır; çünkü en önem verdiği şey doğru olduğuna inandığı şeylerdir. Ancak çok büyük kusurları da vardır. Tartışmalarında dürüst olmayıp sofistvari bir tarzı izler. Kendi düşünce dünyasında gerçeği aramaktansa, zekasını kendine hoş gelen sonuçlara ulaşmak için kullanmaktadır. İnsana kötü bir papaz tipini andıran kendini beğenmiş ve kaypak bir yanı vardır. Ölüm karşısındaki cesareti, eğer ölümden sonra tanrılar arasında keyif süreceğine olan inancı olmasaydı muhakkak çok daha saygıya değer olurdu. Bazı seleflerinin tersine düşüncesi bilimsel değildi ve onu kendi beğenisine uygun bir evrenin varlığını ispat için kullanıyordu. Bu gerçeğe ihanettir ve felsefi günahların en büyüğüdür. Bir insan olarak ona azizler arasında bir yer verebiliriz, ama bir filozof olarak bilimsel bir arafta epey bir vakit geçirmesi lazımdır.” B. Russell Bertrand Russell