Soren

Soren
@NotAvailable
cismi fikrine yetişemeyen biriyim maalesef
Anlamanın hiç etkili olmadığı yerde, inanç ölüdür ve bu tür durumlarda inanç sahibi olduğunu ileri sürenler inancı dayatır.
Sayfa 21
Felsefe
Soren
Anlamadığımız şeye inanamayız gibi bir şey mi diyor?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aktüel mevzular
Diktatörlerin demokrasilerin altını oymak için en sık başvurduğu yöntem, yargı ve medyadan başlayarak telafi mekanizmalarına birer birer saldırmaktır. Tipik bir diktatör yargının yetkilerini ele geçirir ya da kadroları kendi yandaşlarıyla değiştirir. Propaganda mekanizmasını inşa ederken de tüm bağımsız medya kuruluşlarını susturmaya çalışır. Yargı organları hükümetin gücünü yasal yollarla denetleyemediği ve medya da hükümetin görüşlerini papağan gibi tekrarlamaya başladığında, hükümete karşı çıkmaya cesaret eden tüm kurumlar ve vatandaşlar hain, suçlu veya dış güçlerin ajanı olarak yaftalanıp zulüm görmeye başlar. Akademik kurumlar, belediyeler, STK'lar ve özel işletmeler ya lağvedilir ya da hükümetin kontrolü altına alınır. Bu noktaya gelindiğinde hükümet, mesela popüler muhalefet liderlerini hapse atarak, muhalif partilerin seçimlere katılmasını engelleyerek, seçim bölgelerinin sınırlarını kendi çıkarlarına uygun şekilde değiştirerek veya seçmenleri haklarından mahrum bırakarak seçimlerde rahatça hile yapabilir. Bu antidemokratik önlemlere yapılan itirazlarsa hükümetin atadığı yargıçlar tarafından bertaraf edilir. Durumu eleştiren gazeteciler ve akademisyenler işten atılır. Görevinde kalabilen yandaş medya kuruluşları, akademik kurumlar ve yargı makamlarıysa bu hileleri, ülkeyi ve sözde demokratik sistemi hainlerden ve dış güçlerden korumak için atılması gereken adımlar olarak överler. Diktatörler genellikle seçimleri tamamen ortadan kaldırmazlar; Putin'in Rusya'sındaki gibi meşruiyet sağlamaya ve görünürde demokratik bir mekanizmayı sürdürmeye hizmet eden bir gelenek olarak seçim düzenlemeye devam ederler.
Sayfa 142 - 5.Kararlar
Soren
Diktatörlerin destekçileri bunların antidemokratik süreçler olduğunu düşünmezler. Seçimde elde ettikleri zaferin aslında onlara sınırsız güç kazandırmadığını söylediğinizdeyse çok şaşırırlar. Hatta tam aksine, seçilmiş hükümetin erki üzerindeki her türlü denetimi antidemokratik sayarlar. Onlar öyle düşünse de demokrasi çoğunluğun yönetimi anlamına gelmez, daha ziyade herkes için özgürlük ve eşitlik demektir. Demokrasi tüm vatandaşlara, çoğunluğun bile ellerinden alamayacağı bazı haklarının korunacağının garantisini veren bir sistemdir. Demokrasilerde çoğunluk temsilcilerinin hükümeti kurma ve birçok alanda kendi politikalarını yürütme hakkına, kimsenin itirazı olmaz sanırım. Eğer çoğunluk savaş istiyorsa ülke savaşa girer. Barış isterlerse barış hâkim olur. Herkes vergilerin artırılmasını diliyorsa vergiler artırı lır. Fakat çoğunluk vergilerin düşürülmesini istiyorsa vergiler düşürülür. Dışişleri, savunma, eğitim, vergi ve diğer birçok alandaki önemli kararlar çoğunluğun elindedir. Tüm bunlara rağmen bir demokratik sistemde çoğunluğun pençelerinden korunmanızı sağlayacak iki temel hak paketi vardır. İlki insan hakları paketidir. Nüfusun yüzde 99'unun, yüzde l'ini yok etmek istemesi demokratik sistemlerde mümkün değildir, zira bu en temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlalidir. İnsan hakları paketinde çalışma hakkı, özel hayatın gizliliği, seyahat özgürlüğü ve inanç özgürlüğü gibi birçok hak tanımlanmıştır. Bu haklar demokrasilerin merkezi olmayan yapılarını ön plana çıkararak vatandaşların kimseye zarar vermemesi koşuluyla özgürce yaşamasını sağlar. İkinci önemli hak paketindeyse medeni haklar vardır. Bunlar de-mokrasi oyununun temel kurallarıdır ve telafi mekanizmalarını gü vence altına alırlar. En bariz örneği seçme ve seçilme hakkıdır. Eğer çoğunluk azınlıkları bu haklarından mahrum bırakırsa, demokratik rejim yalnızca bir seçim sonra yerle bir olacaktır. Bu paketteki diğer haklar bağımsız medya kuruluşlarının, üniversitelerin ve muhaliflerin hükümete karşı çıkabilmesini güvence altına alan basın özgürlüğü, akademik özgürlük ve toplanma özgürlüğüdür. İşte diktatörlerin ihlal etmeye çalıştığı temel haklar bunlardır. Bazen bir ülkenin telafi meka nizmalarında verilen imtiyazları genişletmek, medyayı düzenlemek veya yargı reformu yapmak gibi birtakım değişiklikler yapmak gerekebilir ama yine de bu gibi değişiklikler çoğunluğu ve azınlıkları içeren geniş bir uzlaşı temelinde yapılmalıdır. Çoğunluğu temsil eden yönetici sınıf medeni hakları tek taraflı olarak değiştirebilirse, seçimlere de kolayca hile karıştırıp iktidarını denetleyen tüm kontrol mekanizmalarından paçayı sıyırabilir. Hem insan hakları hem de medeni haklarla ilgili dikkat edilmesi gereken önemli bir başka husus da, bu hakların sadece merkezi hükü metin gücünü sınırlamakla kalmayıp aynı zamanda ona kaçınamayacağı pek çok sorumluluk yüklemesidir. Demokratik hükümetlerin insan haklarını ve medeni hakları ihlal etmekten kaçınması yeterli değildir. Bunları korumak için çabalamalıdır da. Mesela demokratik bir hükümet vatandaşlarını canlarına kasteden şiddet eylemlerinden korumalıdır, zira yaşam hakkının korunması ilkesinin gereği budur. Kimseyi öldürmese de, vatandaşlarını katledilmekten koruyamayan bir sistem demokrasi değil anarşidir.
...ah, sen de seni anlamayanda hikmet arıyor, her aptal gibi aptal olduğunu anlamadan içinde yüzene bakıp bakıp da kendini umman zannediyorsun.
Sayfa 66 - İletişim | Akılsız Adam·Kitabı okudu
Edebiyat
Furkan. isimli okura yanıt verildi
Soren
Furkan. başı neresi, seri falan mı