Willard, California'nın ulaşılması zor bölgelerinden birindeki ıssız dağlarda yaşayan bir sanatçı tarafından yapılmıştı.
Sanatçı otuzlu yaşlarının sonlarındaydı,bir sürü kötü ilişkisi ve acı dolu,düzülmüş bir hayatı vardı ama bir şekilde ayakta kalmayı başarmıştı.Şimdi hayatını yontuculuktan kazanıyordu.Kafasını gevezelikle yormadan onun temel fiziksel ve ruhsal gereksinimlerini karşılayan bir kadını vardı.
Willlard ona bir rüyada görünmüştü,inşa edilmiş ama kullanılabilmek için bir din
bekleyen,gümüş ve altın minyatür tapınaklardan oluşan bir rüyaydı.
İlk şaşkınlıkları geçer geçmez, köpeklerden korkmalarına, uzun yıllardır ne olursa olsun hiçbir şeyden yakınmama, hiçbir şeyi eleştirmeme alışkanlığını edinmiş olmalarına karşın,domuzlara karşı seslerini yükseltmek üzereydiler ki, koyunlar birinden işaret almışçasına hep bir ağızdan melemeye başladılar:
"Dört ayak iyi,iki ayak daha iyi! Dört ayak iyi, iki ayak daha iyi! Dört ayak iyi,iki ayak daha iyi!"