Hz.Ali namaz vakti geldiğinde titrer, beti benzi atardı. Bu durumu gören biri "Ey emir'el-mü'minin! Bu sarsıntı ve telaş nedendir?" Diye sordunca, şu cevabı verirdi: "Göklerin, yer ve dağların kendilerine arz edildiğinde yüklenmekten sarf-ı nazar edip korktukları emanetin (namazın) vakti geldi de ondan..
Rivayet olunduğuna göre, kıyamet gününde en parlak yıldızdan daha parlak bir yüze sahip bir kavim haşrolunur. Melekler, bu mutlu insanlara "Sizi bu ihsana mazhar eden ne idi?" diye sorduklarında şu cevabı alırlar: “Bizler, ezan sesini işittiğimizde, derhal abdest almaya koşardık.Hiçbir meşgûliyet bizi bu vazifeden alıkoyamazdı”. Sonra, yüzleri ay gibi parlayan bir grup haşrolunur. Bunlar meleklerin 'Bu fazilete ne ile eriştiniz sualine şu mukabelede bulunurlar: “Bizler, namaz vakti gelmeden abdest alırdık”. Yüzleri güneş gibi parlayan üçüncü bir grup ise, 'Bizler, ezanı ancak mescidde dinlerdik' derler.