. Başkaları bazı şeyleri anlamadi, sadece olan bir yönü ile onlara aşikär oldu diye kendimi alabildiğine kınayacak değilim. Tedbirsizliğime yanabilirim, bunu değerlendirişlerine yanabilirim ama bu
'"Kasabada dev incinin öyküsünü anlatip dururlar;
ilk nasil bulundugunu,
sonra nasil yeniden kaybedildiğini. Bahker Kino' yu, karst Juana' y, bebekleri
Coyotito yu anlatirlar. Oykù o kadar çok yinelenmistir ki, artik herkesin kafasında iyice yer etmistir. Ve insanların yüreklerinde yer tutup tekrarlanagelen öyküler gibi bunda da yalmizca iyi ve kötù, siyah ve beyaz,uğurlu ve uğursuz vardır, hiçbir şeyin ortasi yoktur.
'"Bu öykù bir kissaysa, belki de herkes ondan kendine
göre bir anlam çıkarıyordur, kendi yasamini onda yorumluyordur. Her neyse, kasabada derler ki…
Ama ben kendim kimim? Nakkashanenin üslubuna katılmak
icin kendi icindeki harikaları saklayan biri miyim ben? içindeki
atı bir gün zaferle çizecek biri mi?
Bir an icimdeki bu nakkasin varlığını korkuyla hissetim...