Sevval

Sevval
@Sevval_HH
İnsanlar gelir, gider… Kalpler değişir, niyetler bozulur. Ama Rabbim? O hep orada. Hep sabit.
Gaflet hastalığına yakalanan kimselerin dünya işlerine ve menfaatlerine çokça zaman ayırdığını, tevbe etmeyi ve salih amel işlemeyi ertelediğini görürsün. Onlar dünya işlerine karşı istekli ve hevesli olmalarına rağmen ahiret ile ilgili işlerde ağır ve tembel davranırlar. "Nasıl olsa Allah affeder", "Allah kullarına azap etmez" gibi yanlış inançlar ve dünyada ebedi kalacakmışçasına kurduğu temenniler onu aldatır. Nitekim "Yakında yapacağım" sözü şeytanın askerlerinden bir askerdir. Şeytanın bu tuzakla kandırdığı insanlar kendilerini "Yakında tevbe edeceğim, namaz kılacağım. Çok yakında dosdoğru yola gireceğim" gibi sözlerle aldatırlar. Bu şekilde kendi hayallerinde süslemiş olduğu temenniler gemisine binmiş olurlar. Ta ki hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkan ve dünyevi lezzetlere son veren ölüm gelene kadar...
"Allahım! Bize, günahla aramıza engel olacak kadar korkundan hisse ver. Bizi, cennetine ulaştıracak kadar tâatini nasib eyle. Dünya musibetlerini kolay gösterecek kadar güçlü iman ver. Allahım! Bizi yaşattığın müddetçe kulaklarımız, gözlerimiz ve kuvvetimizden faydalandır; ölümümüze kadar da onları devamlı kıl. Bize zulmedenlerden öcümüzü Sen al. Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Bizi dinimizde musîbete uğratma. Dünyayı en büyük düşüncemiz ve gayemiz, ilmimizin sonu kılma. Bize acımayanları üzerimize musallat etme."
Sayfa 381 - ERKAM YAYINLARI (Tirmizi, Daavat, 80.)
Din
Biri şöyle dedi: Ne de kötü bir dünya! Gülün dalı bile dikenli..! Diğeri de şöyle cevap verdi: Ne güzel bir dünya! Baksana dikenli dallarda bile gül var..!
Körler hiç olmazsa bir yol gösterici isterler; biz kendi kendimizi sokarız yanlış yollara.
Duygu ve Düşünce