Sayın okuyucu,
Bu bir inceleme yazısı değildir! Kitabın uygulamada altı okunma almasını göz önünde bulundurarak; kendisini en çok edebiyat alanında gösteren "Modernizm ve Postmodernizm" akımlarının ne olduğunu kısaca anlatan bir yazıyı okumak üzeresin. Sağlam bir kitap okuyucusunun bu konularda bilgi sahibi olmasının onun lehine olduğunu bilmelisin. Çünkü okuduğumuz bütün eserler bir akım çerçevesinde oluşur. Dolayısıyla bu iki kelimeye hakim olan okuyucu kitapları daha farklı bakış açısıyla ele alacaktır.
•••
Peki, cümle içinde de sıkça duyduğumuz "Postmodern eser, modern kahraman" kelimeleri nedir?
Öncelikle bilinmesi gereken bir husus var. Sanıldığının aksine Modernizm sadece edebiyat alanında geçerli olan bir terim değildir. Modernizm yaşamımızın göbeğine oturmuş kocaman bir akımdır fakat konuyu dağıtmamak için edebi açıdan ele alacağız.
Modernizm 19. yy'da klasik bakış açılarından farklı olarak meydana çıkmıştır. Edebi bir akım olan modernizm rüzgarı 1884-1914 arasında esmiştir. Fransa'da başlayan modernizm tüm dünyaya yayılmıştır. Latince yeni anlamına gelen kelimeden türeyen modernizm güncel, yeni anlamındadır. Akım ortaya çıktığı dönemin etkileri ile yeni bir kültüre ihtiyaç duyulduğunu düşünmektedir. Eski yaşam tarzının geride kalmasını, felsefeden ticarete kadar yeni bir kültür oluşmasını savunur.
Modernizmin temelinde, modern bilimin etkilerinin geleneksel otoriteyi zayıflatan yenilikleri vardır. Geleneksel otorite dediğimiz; rönesansçılık, klasizm, romantizm gibi ilk edebi akımlar. Modernizmde akıl esastır. Her şey akla ve mantığa dayalıdır. Bu yüzden realizm, naturalizm, sembolizm, sürrealizm, egzistanzalizm, futurizm modernist akımlardır.
Bu akımların anlamlarını bilmeyenler bu linkten
kazanma arzusunda bir kötülük görüyor değilim ama para, yalnızca bir amaca giden araçtır. İnsan onu kendi özel bir amacı için istiyorsa, sanayiye yatırım yapmak, bir şeyler yaratmak, incelemeler yapmak, seyahat etmek, lüksün tadını çıkarmak için istiyorsa bunda ahlak dışı bir şey yok. Fakat parayı en ön plana yerleştiren insan, çok daha ileri gider. Kişisel lüks kavramı çok sınırlı bir şeydir. Onların istediğiyse gösteriş. Göstermek, şaşırtmak, eğlendirmek, etkilemek. Hep başkalarına dönük. Bunlar da ikinci elci. Kültürel girişim dedikleri şeylere bak. Adamın biri konferans veriyor, birinden ödünç aldığı, kendisi için hiç önem taşımayan şeyler söylüyor. Dinleyenler için de önemsiz o şeyler ama kalkıp gitmiyorlar. Dinliyorlar. Sonradan dostlarına, ünlü birinin konferansını dinledik diyebilmek için. Hepsi ikinci elci.
İki alışveriş (dostluk ve aşk), rastlantılara ve başkalarına bağlıdır; biri aramakla bulunmaz kolay kolay, öteki yaşla solar gider. Onun için hayatımı doldurup doyuramazdı onlar. Üçüncü alışveriş, kitaplarla kurduğumuz ilişkidir ki daha sağlam ve daha çok bizimdir.