Öncelikle, kitabı okumaya arka kapak yazısında Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil'in sözlerini okuduktan sonra karar verenler için şunu söylemeliyim ki kitap bir sihirli değnek etkisi yapmıyor.Bu kitabı okuyumca her şey yoluna girmeyecek.
Bir kere kitap biraz fazla soyut kalmış gibi yazar söylediklerini örneklemeye çalışmış ama genellikle bu örnekler yüzeysel ve durumu açıklama konusunda yetersiz kalmış ve çok tekrara düşmüş, kitap 200 sayfa yerine 150 sayfa da olabilirmiş.
Bunların dışında; kitapta sihirli değnek olmasa da size bir şeyler katacak, bildiklerinizi,görüp düşündüklerinizi perçinleyecek ve hiç düşünmediğiniz şeyleri düşündürecek çokça argüman var.
Kitap üniversite çağındaki gençlere ithaf edilmiş ve gençlerin irade terbiyesi yolunda kaçınması gereken şeyleri anlatarak başlıyor.Kaçınılması gereken şeylerin başında, ayrı bir başlık altında yazılmış "şehvet, cinsel dürtü" geliyor ki yazarın bu konuda ilginç önerileri var.Ayrıca gece hayatı, kötü arkadaş çevresi, başıboş plansız bir yaşam da irade terbiyesinin baş düşmanları.Sadece kaçınılması gereken şeyler söylenip bırakılmamış gençlerin neden böyle bir çukura düştüklerinden de bahsedilmiş ki bu sebeplerin başında eğitim sistemi, üniversite hocalarının öğrencileri tanımaması ve bir yol göstericiden mahrum gençlerin buhrana düşmesi geliyor.
Yazar kaçınılması gereken şeylerden uzun uzun bahsettikten sonra çözüm için yollar öne sürüyor ve bunlar arasında en dikkat çekeni, bence aynı zamanda kitabın anlaşılması en güç kısmı, düşünceler, fikirler, duygular ve eylemler arasındaki bağ.Yazara göre düşünce ve fikirler ve bunların kaynağı olan akıl ile zeka eyleme geçmek için tek başlarına yetersiz kaynaklar.Çünkü insan nihayetinde bir hayvan olduğu için ruhundaki en büyük kuvvet içgüdüler ve onların meydana getirdiği